Barış süreçleri yalnız müzakere masasında değil, siyasetin günlük akışı içinde de kazanılır veya kaybedilir. Bunun için bazen tek bir görüntü, aylarca yapılan görüşmelerden daha etkili olabilir. 2009’da Habur’dan Türkiye’ye giren 34 PKK mensubunun karşılanması bunun en çarpıcı örneğiydi. Hükümetin “demokratik açılım” olarak başlattığı süreç, bir anda toplumun bir kesiminde “PKK zafer kazanmış gibi karşılandı” algısıyla
Tamam, “Türkiye demeyelim”, konuyu sadece PKK’nın silah bırakmasına sıkıştırmayalım. Tamam, “Çözüm süreci” de demeyelim; akla daha önceki başarısızlıkları, her başarısızlığın ardından daha fazla kan dökülmesini getirmeyelim. Tamam, “Milli Dayanışma ve Bütünleşme” hiçbir cazibesi olmayan, bürokratik bir sıfatı kimse kullanmaz zaten. Tamam, Kürt sorununa siyasi çözüm süreci de demeyelim, konu orayı da aşıyor, Anayasa’nın 2’nci maddesinde

