TBMM, PKK lideri Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” tanırsa bu uygulama Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve benzer durumdaki bütün mahkûmlar için geçerli olacak. Dün, 5 Şubat akşamı Ankara siyaset kulisinde bu bilgiyi teyit ederken “ilgili kişilerden edinilen bilgiye göre” diye atıfta bulunma koşulunu kabul ederek yazma izni aldım. Söylenenler şöyle özetlenebilir: • “Eğer böyle bir düzenleme
Kıbrıs meselesi onlarca yıldır aynı diplomatik kalıplarla konuşuluyor: Federasyon, iki toplumlu eşit siyasi temsil, kapsamlı çözüm, güven artırıcı önlemler… Ancak bugüne gelindiğinde milim ilerleme sağlanamadığı da ortada. Önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmeler bize tarihin her zaman müzakere masasında değil, teknik kararların satır aralarında da yön değiştirebileceğini gösterebilir. 2026’nın ilk 6 ayındaki AB dönem başkanı Güney Kıbrıs’ın
TBMM’de Çocuk Hakları Alt Komisyonu’nun hazırladığı, sosyal medyanın 15 yaş altındakilere yasaklanması ve 18 yaş altındakilere ise internetin belli saatlerde sınırlandırılmasını da içeren “Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler” raporu İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından kabul edildi. Füsun Sarp Nebil tarafından yazılan kapsamlı değerlendirmede bu yaklaşımın ilk bakışta makul görünse de pratikte merkezi
Bir yandan Türkiye dahil bölge ülkelerinin ABD’yi İran’a saldırmaktan vazgeçirme girişimleri devam ederken Tahran pozisyon değişiklikleriyle çatışmayı önlemeye çalışan ülkeleri de ters köşede bırakmayı sürdürüyor. Bunun son örneği, 6 Şubat’ta İstanbul’da, Türkiye’nin ev sahipliği ve muhtemelen Mısır ve Katar’ın tanıklığıyla yapılması beklenen görüşmelerin İran’ın fikir değiştirmesi üzerine Umman’ın başkenti Maskat’a alınması. İran’ın ABD ile görüşmeyi
ABD’nin saygın ve etkili gazetelerinden The Washington Post, 4 Şubat 2026 sabahı 300’den fazla gazeteciyi topluca işten çıkardı. ABD Başkanı Donald Trump dönemindeki en ağır gazeteci işten çıkarmalarından biri olan bu kararla gazete yaklaşık 800 kişilik haber kadrosunun üçte birini kaybetti. Dış Bürolar, Spor, Podcast Kararla The Washington Post’un dış haber büroları ağır darbe aldı.
“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grubuna hitabını bu cümleyle bitirdi. Aslında Bahçeli, daha önce; • PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki “umut hakkından” yararlanabileceğini de, • Mardin’de DEM’li Ahmet Türk, Esenyurt’ta CHP’li Ahmet Özer’in yerine atatan kayyımların geri çekilerek makamlarına
Danıştay 1’inci Dairesi İçişleri Bakanlığının Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) önceki Başkanlarından Melih Gökçek hakkında ABB’nin yaptığı “haksız menfaat” şikâyetinin “işleme konulmaması” kararını oy birliğiyle iptal etti. Dosyayı İçişleri Bakanlığına “soruşturma izni verilmesi” talebiyle geri gönderen Danıştay, böylelikle AK Parti’nin markalaşmış Belediye Başkanı Gökçek’in dönemindeki yolsuzluk iddialarıyla soruşturulması, belki yargılanmasının önünü açtı. İmar Planı İddiaları Kararda,
ABD ve İran heyetlerinin, Türkiye’nin önerisiyle 6 Şubat Cuma günü İstanbul’da görüşme yapması bekleniyor. Gerçekleştiği takdirde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasındaki görüşme, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde yapılacak. Bu Haziran 2025’teki 12 gün savaşı ardından iki ülkenin doğtudan ilk görüşmesi olacak. Görüşmenin, Trump’ın
Ortadoğu’da gerilim yeniden yükselirken, Washington’da İran’a yönelik sınırlı bir askeri müdahale ihtimali giderek daha açık biçimde konuşuluyor. Bu tartışma, nükleer tesislere yönelik “nokta atışı” saldırılardan bölgesel vekalet ağlarının hedef alınmasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Türkiye’nin bu tabloda yeniden olası bir arabulucu olarak anılması ise şaşırtıcı değil. Ancak asıl soru şurada düğümleniyor: Türkiye, ABD
Başlığın daha uzun şekli şu: Stratejik tercih ve Brüksel’e yazılan mektuplar neden etkili olamıyor? Avrupa Birliğinin neden Türkiye’yle yeni bir hikâyeye ihtiyacı var? Türk iş dünyası adına DEİK tarafından Avrupa Birliği liderlerine hitaben kaleme alınan ve 31 Ocak’ta Financial Times gazetesinde paralı ilan olarak yayımlanan açık mektubu ilk gördüğümde aklımdan geçen cümle şuydu: İyi niyetli,









