Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Türkiye-Mısır flörtü ne kadar gerçekçi?

Yazar: Hasan Göğüş / 10 Mart 2021, Çarşamba / Oda: Ekonomi, Siyaset
Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in Twitter hesabından yayınladığı bu fotoğrafta Fatih sondaj gemisi görünüyor. Mısır, son açtığı ihalede arama/sondaj alanlarını Türkiye’nin 2019’da BM’ye bildirdiği kıta sahanlığının sınırında sonlandırdı.

Mısır’ın hidrokarbon yataklarının aranması için açtığı ruhsat ihalesinde Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate alması, geçtiğimiz günlerde, Atina-Kahire-Ankara üçgeninde diplomatik bir hareketlilik yaşanmasına yol açtı. 18 Şubat’ta 24 parsel üzerinden açılan uluslararası ihalede, Mısır arama/sondaj alanlarını Türkiye’nin 2019 yılında Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığının güney sınırında sonlandırdı. Mısır bir süre önce de Yunanistan-İsrail ve Kıbrıs Rum yönetimi arasında imzalanan Doğu Akdeniz boru hattı anlaşmasındaki güzergahın Rum kesimini dışarıda bırakacak şekilde gözden geçirilmesini teklif etmişti.

Mısır’ın bu adımları, Türkiye tarafından karşılıksız bırakılmadı. Önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu “Türkiye’nin Mısır’ın bu davranışlarını olumlu karşıladığını, ilişkilerin seyrine göre Mısır ile deniz yetki alanlarının müzakere edilerek bir anlaşma imzalanabileceğini” dile getirdi. Ardından da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Bloomberg televizyonuna verdiği dış politikaya ilişkin geniş çaplı mülakatında, “Türkiye’nin, Mısırla Doğu Akdeniz, Libya ve  dünyanın unutmuş gibi göründüğü Filistin meselesinde işbirliği yapmak ve ikili ilişkileri geliştirmek istediğini” belirtti.

Yunanistan’ın telaşı

Türkiye ile Mısır ilişkilerinde söylem bazında da olsa yaşanan bu gelişmeler, Yunanistan’da adeta bir panik havası yarattı. Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ve Başbakan Kiryakos Miçotakis geçen hafta arka arkaya Mısırlı muhataplarını telefonla arayarak endişelerini dile getirdiler. Yunanistan bunlarla da yetinmeyerek Dışişleri Bakanı Dendias’ı hafta başında apar topar Kahire’ye gönderdi. Basına yansıyan ilk haberlerden bu ziyaretin Yunanistan açısından arzu edilen sonuçları verip vermediği kuşkuludur.

Kahire’den sonra Larnaka’ya geçen Dendias burada verdiği beyanatlarda, Mısır’ın açtığı ihaledeki parsel sorununun tümüyle teknik nedenlerden kaynakladığını, Yunanistan’ın bu meseleyi çözülmüş saydığını ifade etti. Yunan basınında da Mısır’ın ihale için yeni harita yayınladığına ilişkin haberler yer aldı. Oysa Mısır Dışişleri sözcüsünün resmi açıklamasında, deniz yetki alanları konusuna hiç girilmeyerek yatırım ve turizm alanlarında işbirliğinin öne çıkarıldığı dikkati çekmektedir. Görüşmelerde gerçekten ne olup bittiğini öğrenmek için Mısırın sessizliğini bozmasını beklemek gerekecektir.

Türkiye- Mısır deniz yetki alanları görüşmeleri

Türkiye 1980 tarihli BM Deniz Hukuku sözleşmesine taraf olmamakla birlikte, Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığının BM sözleşmesinde öngörüldüğü şekilde görüşmeler yoluyla belirlenmesi için uzun süre önce Mısırla teknik düzeyde görüşmelere başlamıştır.

Türkiye en az 15 yıllık bir geçmişi  bulunan bu müzakereleri Muhammed Mursi’nin iktidarda kaldığı bir yıllık  süre içerisinde sonuca bağlayamamakla büyük bir fırsatı kaçırmıştır. Esasen Yunanistan yerine Türkiye ile anlaşmak Mısır’a da bu bölgede 10 bin kilometrekare daha fazla bir deniz yetki alanı sağlamaktadır.

Türkiye ile Mısır arasındaki sorunlar yumağı

Türkiye ile Mısır arasındaki sorunlar sadece deniz yetki alanlarının paylaşılmasıyla sınırlı değildir. Türkiye-Mısır ilişkileri, kurulduğu 1925 yılından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. Gerek tarihten gelen önyargılar, gerek  bölgesel güç olma yönünde çatışan çıkarlar, iki ülkenin yıldızlarının bir türlü barışamamasına neden olmaktadır. Ama hiçbir dönemde bugün olduğu gibi iki ülke liderinin sosyal bir vesileyle de olsa aynı masaya oturmaktan kaçınacağı bir hale gelmemişti.

Bunun başlıca sebepleri Mısır bakımından, Türkiye’nin Mursi’nin devrilmesine gösterdiği aşırı ve ısrarlı tepki, Sisi muhaliflerine Türkiye’de sağlanan kolaylıklar ve destektir. Türkiye açısından bakıldığında da Mısır’ın Arap dünyasındaki Türkiye karşıtı faaliyetleri, Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve İsrail ile Türkiye’ye karşı işbirliğine girmesi ve FETÖ kaçkınlarına kucak açması ilişkilerin zehirlenmesine katkıda bulunan unsurlar arasındadır.

Mısır’ın önemi

Türkiye-Mısır ekonomik ilişkileri İsrail örneğinin aksine siyasi alandaki havadan olumsuz etkilenmektedir. Bir ara 6 milyar dolara yaklaşan ikili ticaret hacmi düşüş eğilimine girmiştir.

Kamuoyunda Türk mallarına boykot, parlamentoda serbest ticaret anlaşmasının iptal edilmesi çağrıları yapılmaktadır. Mısır Türkiye’nin Afrika’da en fazla ihracat yaptığı ülke olmanın yanı sıra Afrika’ya açılan kapısı niteliğindedir. Mısır’daki Türk yatırımları 2 milyar dolar civarındadır. 256  Türk firması bu ülkede yerleşik olarak faaliyet göstermektedir.    

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın 8 Mart’taki mülakatında belirttiği gibi “Mısır, Arap dünyasının beyni ve kalbidir.”

‘Ortadoğu’da Suriyesiz barış, Mısırsız savaş olmaz” sözü askeri yeteneğinin göstergesi olarak boşuna söylenmemiştir. Ortadoğu’daki dengelerin Körfez bacağı Suudi Arabistan ise, Afrika bacağı Mısır üzerine kuruludur.

Muhteşem yalnızlıktan çıkış mı?

Türkiye’nin Mısır ile ilişkilerinin normalleşmeye başlaması, Doğu Akdeniz’de elimizi güçlendireceği gibi Arap dünyasıyla barışmamıza da yardımcı olacaktır. Umarız Sözcü Kalın’ın son açıklamaları sadece mısırla ilişkilerimizin düzeltilmesi değil, dış politikamızda yaşadığımız muhteşem yalnızlıktan vazgeçilmesi anlamına da  gelmektedir. Tabii bu söylemlerin ne derece eyleme geçirileceğini bekleyip görmek gerekecektir.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: BM, doğal gaz, Doğu Akdeniz, Fatih Dönmez, Hasan Göğüş, hidrokarbon, İbrahim Kalın, İsrail, kıta sahanlığı, Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır, Mursi, Sisi, Suriye, Türkiye-Mısır, Yunanistan

OKUMAYA DEVAM EDİN

Erdoğan’ın 50+1 çıkışı Meclis’te de karşılık bulmadı
Erdoğan yıpranmamış isimler arıyor. Yıpranmışlar ne olacak?
İktidar da muhalefet de aynı dertten mustarip: rehavete kapılma
  • Suriye yaptırımları üzerine dörtlü toplantı: Erdoğan çevrimiçi katıldı14 Mayıs 2025
  • Yeni bir dönemin eşiğinde: Barış, sadece silahların susması değildir14 Mayıs 2025
  • Bir zamanlar Hacettepe Üniversitesi: sessiz direniş ve hafıza14 Mayıs 2025
  • Rusya-Ukrayna: 15 Mayıs İstanbul hala kesinleşmedi. Putin ne yapacak?13 Mayıs 2025
  • PKK’nın fesih kararı ve hükümetin yanıtlaması gereken sorular13 Mayıs 2025
  • Toplum Terörsüz Türkiye sürecinden habersiz: Araştırma12 Mayıs 2025
  • PKK kendini fesih ve silahlı mücadeleye son kararı açıkladı12 Mayıs 2025
  • Özel: Silah bırakılmasını bekliyoruz. Erdoğan: Müjdeleri alacaksınız10 Mayıs 2025
  • Yasakla koruyup baskıyla şekillendirerek yönetmeye çalışmak10 Mayıs 2025
  • Kürt sorununa PKK’nın silahsızlandırılması yoluyla çözüm kapısındayız9 Mayıs 2025
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP