Gazeteci-Yazar
Seçmeni kazanamıyorsan, seçileni kazan. Ya da Seçmenin oyunu alamamışsan, o seçmenin başka partiden oyunu almış olanı ister teşvik ister tehdit ya da iknayla transfer et. Ya da medya kampanyalarıyla soruşturmalara, tutuklamalara zemin hazırlanmasını sağla, yerine kayyım ata; yani saf dışı bırak. AK Parti’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana izlediği siyaset tarzı bu. Bu
Önce şunu söylemek gerekiyor: Terörsüz Türkiye söylemiyle TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Türkiye Komisyonu hiçbir sonuç elde edemese dahi Türkiye’nin siyasi hafızasına önemli bir kayıt bırakacak. Yalnızca son iki toplantıda Meclis kayıtlarına geçen ifadeler dahi tek başına değerli. Bir gazinin, PKK saldırısında yitirdiği gözünün yerine takılan takma gözü ifadesi sırasında çıkarıp çırılçıplak bir gerçeği
Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) 5 Ağustos toplantısında alınan kararlar arasında en çarpıcı olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak’ın beklenmedik şekilde emekliye ayrılmasıydı. Yaş haddi dolmamıştı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in özel tercihi olmasa da 2023’te Genelkurmay Başkanlığına getirilmesi kimseye sürpriz olmamıştı. Başarılı bir subaydı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yazılı olmayan kurallarından “Altın Yol”dan geliyordu. Yani kariyeri
Doğrusu 18 Ağustos 2025 Avrupa diplomasisinin kara günü olarak kayıtlara geçebilir. ABD Başkanı Donald Trump, Avrupalılara çalım atarak 15 Ağustos’ta Alaska’da Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le buluşmasından üç gün sonra Avrupa liderlerini “Gelin size anlatayım” diyerek ayağına çağırmıştı. Ukrayna’nın konuşulduğu Trump-Putin zirvesine istememişti Putin Zelenski’yi. Davet aslında önce sadece Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye yapılmıştı, ama Trump
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile 15 Ağustos’ta Alaska’nın Anchorage şehrindeki Elmendorf–Richardson askeri üssünde yaptıkları üç saatlik konuşma bir bakıma İkinci Dünya Savaşının bitiminde 1945’teki Yalta Konferansıyla benzerlikler taşıyordu. Seksen yıl önceki konferansta ABD, Sovyetler Birliği ve İngiltere, Avrupa’dan taşmaya başlayan Alman Nazizmi ve Pasifikte Japon militarizmine karşı işbirliği yapmayı kararlaştırmışlar ve
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçişi, sıradan bir siyasetçi transferinden çok bir siyasi ilticaya benziyor. Çerçioğlu AK Parti’ye geçip kendisini şimdilik kurtarmış görünüyor ama CHP’li belediyelere yönelik İmamoğlu soruşturmaları devam ediyor. Son olarak Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve onunla birlikte 44 kişi gözaltına alındı. Bu 9’uncu gözaltı dalgası olmuş. CHP
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katıldı. Çerçioğlu’nun üyelik rozetini 14 Ağustos, AK Parti’nin 24’üncü kuruluş yılı için Ankara’da, Parti Genel Merkesinde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan taktı. Transferi günlerdir siyaset kulisini meşgul eden Çerçioğlu, burada yaptığı konuşmada “Yargılanmaktan korkmadım. Başım dik, alnım ak” dedi. (*) Çerçioğlu ile birlikte Aydın’ın
MHP lideri Devlet Bahçeli 11 Ağustos’ta yaptığı “Belediyeler başta olmak üzere” vurgusuyla “yayılan ve yoğunlaşan hukuki davalardan süratle kurtulmak” gereğini vurgulayan açıklamasında doğrusu Ekrem İmamoğlu’nun adı geçmiyor. Ama siyasetle biraz ilgisi olan herkes bunu okuyunca konunun İmamoğlu Davaları, adresin ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu anlayabiliyor. Bahçeli adeta Erdoğan’a “İmamoğlu soruşturmaları uzadıkça iktidarı yıpratıyor, konuyu bir
Özgür Özel, CHP’yi sadece söylemleriyle değil eylemleriyle konuşturmaya başladı. 10 Ağustos’ta Tokat’ta 44’üncü mitingini yaptı; gerçi o miting değil “eylem” demeyi tercih ediyor, 13 Ağustos Çarşamba İstanbul, Bayrampaşa’da 45’incisini yapacak. CHP Türkiye’nin son yıllarda gördüğü en sıcak yazına, okulların tatilde olmasına, çiftçinin hasatta olmasına rağmen haftada iki defa meydanlarda. Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alındığı
Yükselen küresel dalganın ulaştığı aşamanın en açık göstergesi, sadece 9 Ağustos’ta dünyanın pek çok şehrinde milyonlarca insanın meydanları doldurup hükümetlerinden İsrail’e karşı daha sert yaptırımlar talep etmesi değildi. Aynı zamanda Almanya hükümetinin halktan gelen tepkiler üzerine almak zorunda kaldığı bir karardı. 8 Ağustos’ta Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’yi işgal planını ilanı









