Gazeteci-Yazar
Nurettin Canikli’ye üzülmüyorum örneğin. Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu bundan tam 160 yıl önce çiftçiyi desteklemek için kurulmuş, adı üstünde Ziraat Bankasını, “tarımla ve çiftçiyle sınırlandırmak” sözü vermekle suçlayan AK Partili Canikli’ye kızılır, eleştirilir örneğin. Hürriyet ve CNN Türk’ü Demirören Grubu eliyle hükümet borazanı haline getirmek için Ziraat Bankasını kullanmanın mı bankacılık ilkelerine daha uygun
Bu yazının başlığı “Kılıçdaroğlu daha ne yapsın?” da olabilirdi. Ama bu soruya verilecek ideolojik ve politik yanıtlarla yazı iki ayrı yöne doğru esneyebilir, bu da CHP lideri ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan’la kıran kırana bir iktidar mücadelesine getiren cephe siyasetini açıklamakta yetersiz kalabilirdi. O nedenle yazının
Kemal Kılıçdaroğlu 23 Mart akşamı Halk TV’de “Vatandaş değişimden yana, seçim birinci turda biter” dedi; “Birinci turda bu işi alıp Türkiye’yi artık ikinci kez yormamak gerekiyor.” Kılıçdaroğlu başından itibaren kazanma azmine sahipti ama ilk kez bu kadar net konuştu; 14 Mayıs’ta milletvekili seçimiyle birlikte cumhurbaşkanlığı seçiminin de biteceğine ve 15 Mayıs sabahı cumhurbaşkanı olarak uyanacağından
Ankara’da cumhurbaşkanlığı aday telaşı HDP öncülüğündeki Emek ve Özgürlük İttifakının aday göstermeyeceğini ilan etmesiyle duruldu. Meclis grubu desteği olmadan asgari 100 bin imzayla cumhurbaşkanı adayı olabileceklerin YSK’da ilk gün aldıkları imza desteği beklediklerinin çok altında kaldı; yarış beklendiği üzere Cumhur İttifakı adayı Tayyip Erdoğan ile Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçecek. Şimdi siyaset kulisinde
Muharrem İnce’nin 21 Mart akşamı Habertürk’te Fatih Altaylı’ya söyledikleri arasında dikkatimi en çok çeken şu iki cümle oldu: “İlla Muharrem İnce aday olsun derdinde değilim. Ben diyorum ki, bu 6’lı Masa seçim kazanamaz, kazansa da ömrü olmaz.” İnce’nin “İlla aday olma derdinde değilim” sözlerinin inandırıcılığı değil üzerinde durmak istediğim. Daha kısa bir süre önce Zafer
Daha birkaç saat önce Yeniden Refah Partisi, AK Parti’yle görüşmeleri sonucu seçimlerde Cumhur İttifakını desteklemeyi reddetmişti. Fatih Erbakan, sadece destek vermemekle kalmamış Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a karşı cumhurbaşkanlığı adaylığını da ilan etmişti. AK Parti bir şeyler yapmalıydı. Daha önce Erdoğan’ın kabineye yeniden katılma teklifini reddetmiş olan önceki Hazine Bakanlarından Mehmet Şimşek’in böyle bir günde AK Parti’ye
Seçimlerde ibrenin bu hafta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan yana dönme ihtimali güçleniyor. Bunun birkaç işareti son birkaç günde ortaya çıkmaya başladı. Anketlerden söz etmiyorum. Hâlâ “Ankete inanma ama anketsiz kalma” aşamasındayım. İbrenin Kılıçdaroğlu’na dönme ihtimali İbrenin Kılıçdaroğlu’dan yana dönme ihtimali en fazla HDP öncülüğünde kurulan Emek ve Özgürlük İttifakının Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakına vereceği destek
Özlem Zengin ve Türkan Elçi son günlerde duruşları nedeniyle, kendi sosyal ve siyasi çevreleri tarafından sosyal medyada linç girişimine hedef olan iki kadın siyasetçi. İki ayrı mahalleden, iki ayrı nedenle ama neredeyse aynı sözcük ve ithamlarla sosyal linç girişimiyle karşı karşıyalar ve savunmaları da neredeyse aynı. İkisi de eleştirilmekten değil, kendilerine yönelik eleştirilerin hakaret ve
“Kılıçdaroğlu aday gösterilince rahatladık” diyor AK Parti’nin önemli bir yetkilisi; Meclis kulisinde sohbet ediyoruz, “En azından bizim tabandan seçmen cezbedemez diye düşündük; başka adaylar cezbedebilirdi. Ancak bu durum bizim arkadaşların “Nasıl olsa kazandık” rehavetine kapılmasına yol açıyor.” “Çünkü diyor” AK Partili kaynağım; “Seçimin aslında Tayyip Bey ile Kemal Bey arasında geçmeyeceğini, Cumhurbaşkanımızı isteyenlerle istemeyenler arasında









