Diyarbakır ve Mardin arasında 15 bin dönüm arazide çıkan yangının çıkış nedenine ilişkin tartışmalar sürerken, savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında hazırlanan ön raporda, yangının elektrik kaynaklı olabileceği belirtildi. Sabah’tan Hüseyin Kaçar’ın haberine göre köylülerin ve görgü tanıklarının ifadeleri ile elde edilen deliller ışığında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ön raporda, yangının elektrik kaynaklı olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi.
Mayıs’taki yerel seçim sonuçları yaklaşan siyasi hezimetin habercisiydi. Muhafazakâr Parti korumaya çalıştığı her iki meclis üyeliğinden birini, partinin kalesi sayılan bölgeler dahil kaybetmişti. Başbakan Rishi Sunak’ın bu sene sona ermeden seçim ilan etmesi gerekiyordu. Zamanlama önemliydi. Sunak’ın enflasyon verilerindeki nispi düşüşten faydalanma umuduyla, Mayıs ortası erken seçim kararı alması ardından İngiltere seçim sathına girdi. Anketler,
Kurban Bayramı tatilinin turizmcilerin talebiyle 9 güne çıkarılmasının ekonomiye ne getirip ne götürdüğünü ya TEPAV işini ciddiye alam başka iktisatçılar hesaplayıp yayınlar diye ümit ediyorum. Bir yandan ekonomik krizden çıkmak için tutulmayan kamuda tasarruf ve üretimi arttırma vaatleri verirken diğer yandan dünyanın en çok tatil yapan ülkelerinden olmaya devam ediyoruz. Bir uzun tatil daha geride
İstanbul, Adalar’daki ulaşım krizi devam ediyor. Protestolara katılanlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tek yanlı bir kararla, Adalar’ın yapısına uygun olmayan boyutta elektrikli minibüsler kullanılarak çözülmek istemesine karşı çıkıyor. Bu kriz 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’li Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’a yüzde 55 oy veren CHP seçmeniyle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu karşı karşıya getirdi. Son olarak
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomiden krizden çıkış için Orta Vadeli Program çerçevesindeki vergi reform paketi taslağındaki bazı maddeleri, kamuoyundan ve AK Parti’den gelen tepkiler üzerine değiştireceği öne sürüldü. Ekonomim Gazetesinin kendi kaynaklarına dayanarak verdiği özel habere göre paket bu düzenlemelerden sonra TBMM’ye sunulacak. Bu haber, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 11 Haziran’da CHP lideri Özgür
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2024 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, cinsiyet eşitliği yavaş yavaş ilerliyor. İlerleme hızı öyle yavaş ki, tam eşitlik için, mevcut ilerleme hızıyla gidilirse 134 yıla ihtiyaç var. WEF 2024 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporunu yayımladı. Rapora göre, eşitliğe giden yolda, en uzun süreyi ekonomik ve siyasi boyutlardaki eşitsizlik alıyor ve ülkelerin bireysel
Alevi-Bektaşi kuruluşlarından Cem Vakfı Kurucu üyesi Ercan Güvenç, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yöneticilerinin Alevileri “Sünnileşmiyorlarsa Şiileştirelim” stratejisiyle hareket ettiğini öne sürdü. Başkanlığın Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yazıldığı üzere Cemevlerine destek vermek amacının dışına çıkarak “son 7-8 aydır” teolojik çalışmalara ağırlık verdiğini iddia eden Güvenç’e göre, 27-28 Haziran’da Erzincan Binali Yıldırım
Uluslararası araştırma şirketi Ipsos ve UNHCR’ın 2024 Dünya Mülteciler Günü için yapmış olduğu küresel araştırma mültecilerin dünya çapında giderek daha da büyüyen bir sorun olarak algılandığını ortaya koydu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu 52 ülkede, 33.197 yetişkinin katılımı ile gerçekleştirilen “Dünya Mülteci Günü, Mültecilere karşı küresel tavırlar” başlıklı araştırma, mültecilere karşı iyimser bakış açısının her yıl
Bilindiği gibi, Burdur’da yaşanan diyaliz faciası, tüm Türkiye’yi derinden etkiledi ve sağlık sistemimiz ile binaların inşa sürecindeki önemli sorunları tekrar hatırlattı. 25 Mayıs 2024’te Burdur Devlet Hastanesi’nde diyaliz ünitesinde tedavi gören hastaların aniden fenalaşmasıyla başlayan süreç, bir anda büyük bir krize dönüştü. İlk tespitlere göre, diyaliz cihazlarında kullanılan suyun yabancı bir madde ile kirlenmesi nedeniyle
Dünyamız halen yeniden şekillenme sancıları içinde. Bu sancıların yakın ve uzak çevremizde yarattığı istikrarsızlık ve belirsizliklerin Türkiye’yi, barış ve işbirliğine dayalı, istikrarlı dış politika çizgisinden uzaklaştırmaması gereğini önceki yazılarımıza çeşitli vesilelerle dile getirmiştik. Bugün geldiğimiz noktada bu lüzum kendini her zamankinden daha fazla hissettiriyor. XXI. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken tüm dünyaya hızla hakim olan kutuplaşmaların,









