Ankara’daki on batılı büyükelçinin topluca Osman Kavala’nın tahliyesini istemesiyle başlayan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da onları istenmeyen kişi (persona non grata) sayıp sınır dışı edilmesini istemesiyle tırmanan kriz atılan geri adımlarla bitti.Önce, 25 Ekim öğleden sonra saatlerde ABD Büyükelçiliği Twitter hesabından Türkiye’deki yasa ve kurallara uymaya devam edeceklerini, Viyana sözleşmesine atıf yaparak beyan etti. Diğer büyükelçilikler
Ekonomi kuşkusuz şu anda Türkiye’nin en önemli meselesi. Merkez Bankası’nın faiz indirim kararı ve Osman Kavala’nın tahliyesini isteyen on büyükelçi üzerine ortaya çıkan-ve neyse ki çabuk son bulan- kriz liranın değerini daha da düşürdü. Zaten zor geçeceğini bildiğimiz bir kış, enerji ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle daha da zor hale geldi. AK Parti hükümetini kolay
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 23 Ekim’de 10 batılı büyükelçiyi istenmeyen kişi (persona non grata) sayarak sınır dışı etmek için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na talimat verdiğini söylemesinin ciddi sonuçları olacağı görülüyor.Bunu anlamak için ne diplomasi ne de ekonomi dehası olmak gerekiyor. Erdoğan’ın Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ortak açıklama yayınlayan ABD, Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Norveç, Danimarka,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan on batılı ülke büyükelçisinin istenmeyen kişi ilan edilip Türkiye’den gönderilmesi için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na talimat verdiğini söyledi. Erdoğan, büyükelçilerin Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını istemesini Türkiye’nin iç işlerine müdahale sayan Erdoğan “Burası Türkiye, kabile devleti değil” dedi. Erdoğan’ın istenmeyen kişi ilan edilmesini istediği büyükelçiler listesinde ABD, Almanya, Fransa, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a toz kondurmayan bir iş insanıyla Merkez Bankasının Türk lirasını ABD doları karşısında (22 Ekim sabahı itibarıyla) 1’e 9,6 düzeyine düşüren kararı üzerine konuşuyorduk. Geçmişte MB Para Politikası Kurulunda da bulunmuş iktisatçı Fatih Özatay’ın, bu kararı “İktisat bilimiyle açıklanamaz” diye nitelemesine karşı, son iki yılda zaman zaman çalışanlara maaş ödeme sıkıntısına düşen bu
AB’nin her yıl üyeliğe aday ülkeler için hazırladığı raporlar 19 Ekim 2021 tarihinde yayınlandı. Türkiye bu konuda en kıdemli olanı. Bugüne kadar ülkemiz için yirmiden fazla rapor hazırlandı. Önceleri İlerleme Raporları adındaydı. Şimdi ise sadece ülke raporları deniyor.Eskiden raporlar yayınlanmadan önce müthiş bir heyecan olurdu. Basın çok yakından izlerdi. Metni kim daha önce elde edecek
Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı kararı açıklanmadan yaklaşık 12 saat önce yayınlanan yazımın başlığında “Faiz günü: Merkez Bankası yeni bir hata yapacak mı?” diye sormuştum. Daha yazının başlangıcında “Umarım politika faizi düşürülmez. Düşürülürse Türkiye ekonomisi için hiç hayırlı olmaz.” diye belirtmiştim. Maalesef Merkez Bankası yine hata yaptı. Üstelik eski hatalarını mumla aratacak bir hata bu:
Aşağı doğru giden tehlikeli sarmaldan bir türlü kurtulamayan ekonomi, diğer bütün sorunları unutturdu. Oysa tek kriz ekonomide değil, ondan beslenen ve onu da besleyen bir de Covid krizimiz var. Aşılanma sorunu devam ediyor. Yalnızca son üç ay içinde resmi rakamlara göre 16,000 insanımızı Covid nedeniyle kaybettik. Sayılar giderek anlamsızlaşıyor, onun için 1999 büyük depreminde kaybettiğimiz









