Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 500 baz puan artırarak yüzde 35’e çıkardı. Merkez Bankası Başkanı Hafize Erkan liderliğinde toplanan Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 30’dan yüzde 35′ yükseltilmesine karar verdi. Kurul, enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana
Hamas militanları 7 Ekim sabahı İsrail’e kanlı bir saldırı eylemi gerçekleştirdi. Ardından, İsrail Gazze’yi havadan vurmaya başladı. İsrail jetleri 12 Ekim günü Suriye havaalanlarını bombaladılar. Lübnan zaten olayın başlangıcından beri İsrail’in ateşi altında. Gazze’ye İsrail kara birliklerinin de girmesi bekleniyor. Her iki taraftan çok sayıda can kaybı var. Ne yazık ki kayıplar her geçen gün
Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) 21 Eylül toplantısında politika faizini beş puan artırarak yüzde 30 olarak duyurdu. Oysa politika faizi, bu düzeye seçimden hemen sonra yapılacak bir olağanüstü PPK toplantısında çıkarılsaydı hem enflasyon hem döviz kuru farklı yerlerde olacaktı bugün. Döviz kurunun düzeyi hakkında konuşmak kolay değil; iktisatta en zor işlerden biri döviz
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Gaye Erkan yönetiminde 21 Eylül’de toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) yüzde 25 olan politika faizini yüzde 30’a çıkarma kararı aldı. Kurul, açıklamasında “dezenflasyonun kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına” karar verdiğini belirtti. Açıklamada, enflasyonun Temmuz ve Ağustos
Orta Vadeli Ekonomik Program (OVP) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeni hükümeti henüz ilk 100 günü doldurmadan 6 Eylül’de açıklandı. Erdoğan tarafından Türkiye’nin 2024-2026 yol haritası olduğu vurgulanan OVP, 2026 sonunda ekonomik büyüklüğü 1,3 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirin 14, 855 dolara, yükseleceği vaadiyle enflasyonun da -ancak 2026 sonunda yüzde 8,5’e düşeceğini öngörüyor. Yani aşağı
Açık konuşalım. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rus karşıtı Vladimir Putin’i 4 Eylül Soçi görüşmesinde tahıl anlaşmasına dönmeye ikna edemeyeceği zaten Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ukrayna ve Rusya temaslarından belli olmuştu. Diplomatik kaynaklar sorunun Soçi’de çözülmesine mucize gözüyle bakıyorlardı. Çünkü Rusya sorunun kaynağı olarak Türkiye’yi görmüyordu. BM Genel Sekreteri Rusya’nın da Ukrayna gibi tahıl ve gübre ihraç
Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, dün (24 Ağustos) politika faizini yüzde 17,5’ten yüzde 25’e yükseltti. Yayınlanan duyuruda “Kurul, …dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına karar vermiştir.” denildi. Hem 750 baz puanlık artış hem de sıkılaştırmanın süreceği açıklaması, olumsuz havayı birden değiştirdi.
Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan yönetiminde yeni kadrosuyla ilk kez toplanan Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizini 750 baz puan artırarak yüzde 17,5’ten yüzde 25’e yükseltti. 24 Ağustos’ta toplanan Kurul, bir hafta vadeli repo ihale faizinin yüzde 17,5’ten yüzde 25 düzeyine yükseltilmesine karar verdi. Ekonomistlerin beklentisi 250 baz puan çevresindeydi. Borsa İstanbul 100 endeksi,
Bu gidişle 500’lük 1000’lik banknotlar, kâğıt paralar yeniden hayatımıza girecek gibi. Konu geçen yıl bu zamanlar, gelmiş geçmiş en gözleri ışıldayan siyasetçi olan Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’ye sorulmuş, o da “Böyle bir çalışma da yok, ihtiyaç da yok” yanıtını vermişti. Nasıl olsa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla -devlet kasasından döviz satarak- faizi düşük tuttukları
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 20 Ağustos’ta günübirlik Macaristan seyahatine çıkmadan önce Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), pazar günü olmasına rağmen Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sonunun gelmekte olduğunu açıklamıştı. KKM’nin devlet kasasına ve bankada KKM’den yararlanacak kadar parası olmayan vatandaşın kesesine yükü taşınamaz boyutlara çıkıyordu. Aslında doğrudan politika faizini 2-3 puandan daha fazla arttırılması