Rahşan Ecevit’in vefatını öğrenince hafızamda canlanan görüntülerin en çarpıcısı, onunla yaptığım bir söyleşi sırasında birlikte tanık olduğumuz bir olaydı. Ecevitlerin Oran mahallesindeki mütevazı evindeydik. Rahşan Hanımla siyaset konuşacaktık; çünkü aslında bir siyasetçi eşi olmanın çok ötesinde, hep perde arkasında durmayı tercih etmiş etkili, bir dönem siyasi kararlara yön vermiş bir siyasetçiydi. Bülent Ecevit’in neredeyse eşi
Türkiye ve Rusya’nın 8 Ocak’ta yaptığı, 12 Ocak’ta ateşkes çağrısına son olarak Libya’nın Doğu ve batı komşuları Mısır ve Cezayir’in de destek vermesiyle Doğu Akdeniz’de savaş ihtimali yerini yerini Almanya’da yapılacak barış görüşmelerine bırakıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın riskli asker gönderme tehdidinin taşları yerinden oynatarak uzlaşma sonucu çıkmasında önemli payı olduğu görülürken Libya sahasında kazananlar ve
Türkiye’de her şey giderek kara mizah fıkralarına dönüşüyor; gülsek mi, ağlasak mı bilemiyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutlama mesajını okudunuz mu? Ben okudum. Dört cümlenin altını çizdim; onları sizinle birlikte tartışalım isterim. Ama daha önce, Türkiye’de medyanın içinde bulunduğu karamsar tabloya dair birkaç bilgi ve olguyu sıralamak isterim. Ondan önce
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 8 Ocak’ta İstanbul’daki görüşmelerinin ardından ortak ateşkes çağrısı yapacakları, doğrusu pek az kişi tarafından tahmin edilebilirdi. Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergei Lavrov tarafından verilen ilk havadisi yazılı açıklama izledi. İki lider “arabulucu” sıfatıyla Libya’nın meşru hükümetinin başındaki Feyiz Serrac ile isyancıların başındaki Halife Haftar’ı 12
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 7 Ocak akşamı 8 Ocak’taki Türk Akımı açılışına katılmak için İstanbul’a gelişine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan iki bakımdan yeterince sevinemedi. Birincisi, Putin’in taşıyan Tu-214 başkanlık uçağı, İstanbul (üçüncü) Havalimanına değil, artık sadece kargo uçuşları yapılan Atatürk Havalimanına inebildi. Dünyanın en büyük ve pahalı havalimanlarından biri olarak, yeri konusundaki bütün uyarılara rağmen
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’a hayli kızmış ve alınmış olduğu anlaşılıyor; İran’lı komutan Kasım Süleymani’yi Irak’ta vuracaklarını önceden haber vermemesi nedeniyle. Bunu 5 Ocak akşamı şöyle ifade etti: “Biz o akşam Trump ile görüşme yapmıştık. Bizim görüşmemizden 4-5 saat sonra oldu. Herhalde hazırlanmıştı, planlanmıştı. Biz de haberi bu noktada alınca şok olduk.” Kaldı
“AKP’nin ikiz doğurmasının nedeni” dedi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Ocak basın toplantısında yeni partiler sorulduğunda; “Toplumdaki beklentileri karşılayamamış olması.” Kılıçdaroğlu “ikiz doğum” benzetmesini Gelecek Partisini (GP) kuran Ahmet Davutoğlu ve ayrı bir parti hazırlığındaki Ali Babacan’ın AK Parti’nin içinden çıkmış olması için kullanıyordu. Kılıçdaroğlu’na göre, toplum giderek parti ayrımı olmaksızın iki anlayış etrafında toplaşıyor:
ABD Savunma Bakanlığı, İran Devrim Muhafızlarının sınır ötesi özel harekât birliği Kudüs Gücü’nün komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani’yi 3 Ocak 2020’nin ilk saatlerinde Bağdat havalimanı yakınlarında öldürdüklerini duyurdu. ABD zaman dilimine göre 2 Ocak gecesi, Türkiye saatine göre 3 Ocak sabaha karşı ABD insansız hava araçları (İHA) aracılığıyla yürütülen roket saldırısında, Süleymani ile aynı araçta bulunan
“We are watching the situation closely and carefully”, told Fatih Yıldız, Turkey’s Ambassador to Baghdad, to Yetkin Report on the phone on January 1; “It is worrying how easy the militants could get into the Green Zone and raid the U.S. Embassy. I believe no harm will come from Iraqi people to Turkey but the









