Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde” buluşmasında CHP’nin iktidar hedefi doğrultusunda somut vaatlerini kamuoyuna açıkladı. Halen Silivri Cezaevinde tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin Cumhurbaşkanı adaylığını desteklemek amacıyla kurulan “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin politika kurullarının çalışmasıyla öne çıkan vaatler, demokrasi, ekonomi, eğitim ve kamu yönetimi alanlarında yoğunlaşıyor.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan askeri tırmanma, İran’ın İsrail’e misillemeleri ve bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarıyla birlikte hızla genişleyen bir güvenlik krizine dönüşmüş durumda. Çatışmanın coğrafyası genişledikçe, Orta Doğu’nun yeni ve daha tehlikeli bir bölgesel savaşın eşiğine sürüklendiği yönündeki kaygılar da artıyor. Bu noktada tartışma çoğu zaman askeri dengelere odaklanıyor. Oysa daha temel
İran’da yaşananlar artık yalnızca “lider nasıl öldürüldü?” sorusunun ötesine geçti. İran örneğinde Dini lider Ali Hamaney’in öldürülmesi, sıradan bir lider kaybı değil; sistemin omurgasına yönelik eşzamanlı ve çok boyutlu bir darbe. Hamaney’in öldürülmesi tek başına da tarihsel bir kırılma olurdu. Ancak tablo bununla sınırlı değil. Aralarında İran Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musavi, Savunma Bakanı Aziz Nasırzade,
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in 28 Şubat’ta İsrail ve ABD güçlerince başlatılan saldırıda öldürüldüğü İran Devlet Televizyonunca doğrulandı. Hamaney’in 28 Şubat sabahı, Türkiye saatiyle 06.00, İran saatiyle 09.30’da başlatılan ilk hava akınında, Tahran Üniversitesi yakınlarında, Pasteur Caddesindeki “Beyt-i Rehbâri-Rehberlik Evi” yerleşkesindeki makamının bombalanmasında öldürüldüğü açıklandı. İsrail’in “Aslan Kükremesi”, ABD’nin de “Destansı Öfke” adını taktığı ABD-İsrail
İsrail ve ABD’nin eşgidim içinde 28 Şubat erken saatlerde İran’a saldırmasının ilk büyük sonucu İran’ı 37 yıldır yöneten Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi oldu. (*) Hamaney ile birlikte İslam Cumhuriyetinin önemli kurmaylarının da daha saldırının başladında öldürüldüğü bildiriliyor. İsrail 28 Şubat’ın erken saatlerinde İran’a saldırdı. İran’ın İsrail’e ve ABD’in askeri harekat hazırlığına destek veren
Bu sabah dünya tek bir krize uyanmadı. Üç ayrı fay hattı aynı saatlerde hareketlendi. Pakistan, Afganistan sınırındaki çatışmayı “açık savaş” olarak tanımladı. İsrail, ABD ile koordineli şekilde İran’ın nükleer tesislerini hedef aldı. İran, misillemeyle Körfez’de ABD varlığına yönelik saldırılara girişti. Aynı anda Rusya–Ukrayna savaşı da sürüyor. Bu tabloyu tekil olaylar olarak okumak yanıltıcı olur. Bu,
İsrail, ABD ile İran arasında devam eden görüşmelere rağmen 28 Şubat’ta İran’a saldırdı. Bunun İsrail’e yönelik İran tehdidini ortadan kaldırmayı amaçladığını öne süren İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiğini bildirdi. İsrail hava kuvvetlerinin İran’daki belirli askeri ve stratejik hedefleri vurduğu, Tahran başta olmak üzere bazı şehirlerde patlamalar yaşandığı uluslararası ajanslar
Türkiye’de — ve aslında dünyanın birçok yerinde — aynı tartışmayı yapıyoruz. Daha güçlü bir ordu mu? Daha büyük bölgesel nüfuz mu? Enerji merkezi olma hedefi mi? Karizmatik bir küresel lider mi? Savunma teknolojisinde sıçrama mı? Modernliği simgeleyen, devasa kaynaklar yutan altyapı projeleri mi? Bunların hepsi önemli. Ama belki de yanlış yerden başlıyoruz. Asıl soru daha
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 25 Şubat’ta TBMM Komisyon raporuyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini söylemişti. PKK’nın silah bırakma sürecini tamamlamasıyla Meclis de yasal sürecini tamamlayacaktı. Geçen yıl MHP lideri Devlet Bahçeli’nin talebi üzerine örgütüne kendini feshetmesi ve silah bırakma çağrısı yapan PKK lideri Abdullah Öcalan da 27 Şubat çağrısının birinci yılında, bugün
Afrika Boynuzu’nda jeostratejik rekabet son yıllarda uluslararası sistemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri haline gelmiştir. Bu rekabet artık sadece Afrika kıtasının iç dinamikleriyle sınırlı değildir. Kızıldeniz, Hint Okyanusu ve Orta Doğu’nun kesişiminde yer alan bu coğrafya, küresel güçlerin doğrudan müdahil olduğu bir jeopolitik temas alanına dönüşmüştür. Afrika Boynuzu’nda jeostratejik rekabet, enerji kaynakları, ticaret koridorları ve









