Akkuyu nükleer enerji santrali (NGS) tartışmaları 5 Ağustos’ta Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in konuğu olarak gittiği Soçi’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşme öncesinde dile getirilip ortak bildiride yer almayan konu olmuştu. Akkuyu’nun sahibi konumundaki Rusya’nın devlet atom enerjisi şirketi Rosatom, Akkuyu AŞ’de Rus mühendislik şirketi Titan-2’nin yüzde 50 ortağı Türk mühendislik şirketi İçtaş’ın sözleşmesini iptal ettiğini duyurmuş,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 5 Ağustos’ta Soçi’de 4 saat görüştükten sonra yayınladıkları ortak açıklama metni iki liderin kendileri açısından kritik bir dönemeci ABD’nin çekim alanı dışında birlikte aşma çabası gibi görünüyor. O kritik aşama Putin açısından Ukrayna’yı istila harekâtını sürdürebilmek için ABD ve AB yaptırımlarını aşma yolunu bulmak, nakit akışı sorununu
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Akkuyu Nükleer Güç Enerji Santrali’nde Türk şirketi sözleşmesinin feshedilip yerine Türk şirketi görünümlü Rus şirketinin getirilmesini konuşurken henüz İçtaş açıklaması yapılmamıştı. İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Enerji Bakanlığına “Millileştirin” çağrısı da yapılmamıştı. Kılıçdaroğlu’nun Akkuyu’ hakkında ilk tepkisi “Türkiye enerji açısından bir ülkeye bağımlı hale geldi, Rusya’ya bağımlı hale geldi” oldu.
Eğer Akkuyu nükleer santralinin işleticisi Rosatom şirketi 29 Temmuz günü ani bir kararla santralin inşaatının Türk ortağı IC İçtaş şirketiyle sözleşmeyi feshettiğini ilan etmeseydi olacaklardan biri de neydi, biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 5 Ağustos’ta Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le görüşeceği Soçi’den Rusya’nın 10-15 milyar dolarlık Türk Hazine bonosu almaya karar verdiği müjdesiyle dönecekti. Müjde muhtemelen



