Siz bakmayın geçim sıkıntısı dendikçe “Ver bir Sezen Aksu”, dolar kuru dendikçe “Yap bir dişçi kumpası”, belediyeler çalıştırılmıyor dendiğinde “Ama Kazakistan’da darbe” diye gündem saptırma taktiklerine. Gelin Ankara’da merak konusu şu beş soru ve alt başlıklarına bakalım. Birinci soru: faiz indirilecek mi? 20 Ocak’ta Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizi yüzde 14’ün altına
Merkez Bankası (TCMB) yöneticilerinden şikayetçiyim. Çünkü, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ve Para Piyasası Kurulu üyeleri; 1211 sayılı Kanunun 4. maddesindeki “Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak” görevini açıkça ihlal etmişlerdir.Hükümetin büyüme politikalarını ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dinî bir temele dayandırdığı faiz söylemini desteklemek için bu ihlali gerçekleştirmişlerdir.Türk Milleti adına bu kanunu çıkaran TBMM’nin en
Adettendir; enflasyonu falanca yılın en yüksek ya da en düşük filanca göstergesi diye yazmak. Eksik kalmasın, ben de öyle yapayım. 3 Ocak’ta açıklanan enflasyon oranlarını sıkıcı birkaç rakamla anlatmaya başlayayım.Şu anda kullanılan tüketici fiyat endeksi 2003’ten bu yana yayınlanıyor. Tüm bu dönemde en yüksek aylık enflasyon Aralık ayında gerçekleşti: yüzde 13,6. Biraz daha eskiye giderek,
Tuhaf bir denklem var ortada. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun devlet dairelerinin kapısına dayanma taktiğine karşı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ya da ona yaranmak isteyenler ana muhalefet liderini kapılardan çevirerek halkın gözünden düşürdüklerini düşüyorlar. Bir zamanlar kapılardan çevrile çevrile siyasi iktidara yükselen AK Parti, müttefiki MHP’nin desteğiyle muhalefete haddini devlet zoruyla bildirme siyaseti güdüyor.Bir zamanlar İstanbul Büyükşehir
Ankara Atatürk Spor Salonunu dolduran Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) üyelerinin, genel başkanları Ali Babacan’ın konuşmasında en heyecanlandığı yerler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan bahsettiği bölümlerdi. Babacan bir ara “Yuh” seslerini susturmak zorunda kaldı. Yakın zamana dek çoğu AK Partili, Erdoğancı olan DEVA Ankara İl Örgütü delegelerinin, Erdoğan’a bu kadar sert tepki göstermeleri dikkat çekiciydi. Biriken sorunlar
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Türk Lirasında yaşanan hızlı değer kaybının “algı operasyonları” sebebiyle gerçekleştiğini söyledi, Bankacılık ve Denetleme Kurulu’nu “spekülasyonlarla” ilgili inceleme başlatması için göreve çağırdı. Nebati’nin çağrısının hemen ardından BDDK suç duyurusunda bulundu, 4 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. 27 Aralık’ta katıldığı canlı yayında “Kur Korumalı TL Mevduat Hesabı” uygulaması ve yeni mali
Yeni sistemin olumlu tarafı şu: Açıklanan kararlar, kontrolden çıkmış kur artışlarını engelledi. Bu tek başına önemli ve olumlu bir özellik. Bundan sonra yeni sistemin doğurabileceği risk ve bu risklerin nasıl azaltılabileceğine odaklanmak gerekiyor. Bu sorunları saptayabilmek için alınan kararların çeşitli kesimleri nasıl etkileyebileceğine bakmak gerekiyor. Tasarruf sahibi açısından yeni sistem I. Vade sonunda kur artışı,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, derinleşen kur krizinin durdurulması amacıyla önümüzdeki günlerde kullanılacak “yeni mali politika araçları” hazırladıklarını duyurdu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) savunduğu faiz politikalarının küresel ekonomiden uzaklaşma olarak yorumlanmasına sert yanıt veren Erdoğan, “Türkiye serbest piyasa ekonomisinden kopmayacak” dedi. Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Erdoğan, Türk Lirasının yabancı para birimleri karşısındaki hızlı
Ekonomi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan TÜSİAD’ın “yanlışta ısrardan vaz geçmek gerek” açıklamasını savaş ilanı olarak algılamadan önce de kritik bir haftanın eşiğindeydi. Merkez Bankasının 16 Aralık’ta politika faizini yüzde 15’ten 14’e düşürmesi ardından piyasaya (iki hafta içinde beşinci) müdahalesine İstanbul Sanayi Odası ve TOBB tepki gösterince, zaten suni olarak şişen İstanbul Borsası da çökmüştü. Zaten gözler









