Terörsüz Türkiye süreci, 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Yaklaşık kırk yıldır Türkiye’nin güvenlik politikalarının merkezinde yer alan PKK meselesindeki olası dönüşümün etkileri ise yalnızca iç siyasetle sınırlı değil. Irak ve Suriye’den ABD ve Avrupa ile güvenlik ilişkilerine kadar geniş bir alanda
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ilk bakışta oldukça iddialı. Üç ülkeden birine yönelik saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasını öngörüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu hükmü teknik açıdan NATO’nun 5. Maddesine benzetmesi de doğal olarak “yeni bir askeri ittifak mı doğuyor?” sorusunu gündeme getirdi. Üstelik anlaşmanın başka ülkelere
G7 Liderler Zirvesi Fransa’nın Evian kentinde sona erdi. Zirvenin ardından yayımlanan bildirilerde Ukrayna, Rusya, enerji güvenliği, yapay zekâ, küresel ekonomi ve demokratik dayanıklılık gibi başlıklar öne çıktı. Ancak zirvenin belki de en dikkat çekici yönü kimlerin davet edildiğiydi. Konuk ülkeler arasında Hindistan, Brezilya, Güney Kore, Kenya ve Mısır vardı. Türkiye ise yoktu. İlk bakışta bu
Acaba ABD Başkanı Donald Trump’a Nobel Barış Ödülü verilseydi İran’a saldırır mıydı? Bugün bu soru artık anlamını yitirmiş görünüyor. Çünkü mesele ödül ya da uluslararası meşruiyet değil, mesele karar alma tarzı. Trump’ın siyaset anlayışı, ilkesel çerçeveden ziyade anlık güç projeksiyonuna ve kişisel siyasi hesaplara dayanıyor. Böyle bir liderlik tarzında sembolik bir “barış” unvanının caydırıcı olması
2026 Münih Güvenlik Konferansı daha başlamadan yayımlanan Münih Güvenlik Raporu dikkat çekici bir kavramla açıldı: “wrecking-ball politics”; bina yıkımlarında kullanılan “yıkım güllesi” anlamına geliyor. Rapor, mevcut uluslararası düzen kurumlarının büyük güç rekabeti ve yıkıcı jeopolitik hamleler nedeniyle aşındığını vurguluyordu. Mesaj açıktı: Mevcut mimari zorlanıyor. Konferans salonlarında ise sahne tanıdıktı. ABD-Çin rekabeti, Rusya-Ukrayna savaşı, NATO’nun geleceği,




