Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Türkiye-AB geriliminde Temmuz eşiği. Erdoğan aslında ne dedi, ne yapmalı?

Yazar: Murat Yetkin / 05 Mayıs 2026, Salı / Oda: Siyaset

Ankara, Türkiye’nin savaş sonrası güçlenmesini görerek Türkiye-AB ilişkilerine önleyici vuruş yapanlara karşı “Birlikte kazanabiliriz” diyor. Fotoğraf, Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın temsil ettiği 4 Mayıs Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nden. (Foto: AA)

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 4 Mayıs’ta Erivan’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile tarihi Ani Köprüsü’nün restorasyonu anlaşmasını imzalamasının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Avrupa Birliği konusundaki yeni çıkışıyla aynı güne denk getirilmesi tesadüf değildi. Ankara, Türkiye-AB ilişkilerinde artık gizlenemeyen gerilimin yeni bir aşamaya geldiğini saptıyor ve bunun aşılması isteğini somut bir adımla gösteriyor.

Erdoğan’ın Kabine toplantısı ardından Türkiye-AB ilişkileri üzerine söylediklerinden öne çıkan şu cümlelerdi:

• “Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır.
• “Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler.
• “Bizim temennimiz Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihî önyargılarını artık terk ederek Türkiye ile samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı, Türkiye’nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa Kıtası olacaktır.”

Gergin Türkiye-AB Soruları

Medyada Erdoğan’ın daha önce defalarca söylediği, Türk iş dünyasının da kullandığı “Daha fazla ihtiyaç” sözleri öne çıkarıldı.
Oysa Erdoğan’ın bu sözleri Erivan’daki Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesi açılışı sırasında konuşan (ve artık Türkiye alerjisini saklamaya gerek duymayan) AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in 4 Mayıs sabah saatlerinde X hesabında da yayınladığı mesajıyla birlikte okunmalı. Şunları söylüyordu:

• “Burada Ermenistan’dayız ki Avrupa’nın tek, büyük ve geniş bir aile olduğunu gösterelim. Aynı çıkarlarla bağlı, aynı zorluklarla karşı karşıya. Bugün Avrupa’nın bağımsızlığının temel sütunları üzerinde çalışacağız.
– Enerji.
– Savunma
– Ve Bağlantısallık.

Ankara doğal olarak şu soruyu soruyor: AB Komisyonu Başkanı Ermenistan veya Ukrayna Hristiyan olduğu için mi “geniş ailenin” bir parçası olarak görüyor? Devamında, Türkiye’yi aday üye olduğu halde Müslüman olduğu için mi sadece askeri gücüne ihtiyaç duyulduğunda kapısı çalınmak zorunda kalınan istenmeyen komşu mu sayıyor?

Erdoğan’ın sözlerindeki “siyasi ve tarihi önyargılar” gibi, “sahici ve göz hizasında ilişkiler” gibi ifadeler bunu gösteriyor.

Aslında Ne Dedi?

Türkiye’nin tuttuğu coğrafya, yani jeopolitik potansiyeli ortadayken, AB’nin Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Karadeniz, Kafkaslar ve ötesinde Türkiye’yi sadece askeri bir güç olarak görerek “enerji ve bağlantısallık” alanlarında güçlenme hedefi biraz hayalciliğe kaçıyor.

Erdoğan’ın söylediklerinin satır aralarında şu saptamalar  bulunuyor:

• İsrail ve Yunanistan’ın ortak kaygıları, Türkiye’nin Ukrayna’dan sonra İran savaşından da uzak durarak savaş sonrası konumunu güçlendireceğini görmeleri. Güney Kıbrıs’ın 2026 ocak ayında altı aylık AB dönem başkanlığını devralmasından önce Aralık 2025’te Kudüs’teki üçlü ittifak Türkiye’ye yönelik bir önleyici atış niteliğindeydi.
• Türkiye’nin İspanya ve İtalya ile yakınlaşmasından zaten rahatsız olan Fransa, bu ittifakın hâmisi oldu ve Kıbrıs ile Ege Adaları’nın Lozan Anlaşması’na aykırı silahlandırılmasını hâmiliğine soyundu. Ankara, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Ermenistan’daki şovunu da buna bağlıyor. (Ani Köprüsü’nü hatırlayalım.)
• Ankara, Türkiye-AB ilişkilerini askeri boyuta indirgeyerek AB’nin siyasi etki ve enerji dahil ticaret yolları alanlarında da güçlenemeyeceğini söylüyor. Bir yerde, “Beni baltalayabilirsin ama sen de istediğini yapamazsın” diyor.

NATO, AB, Türkiye

Kıbrıs Rum takviyeli İsrail-Yunanistan ittifakının ne sonuçlar doğurabileceğini en son Gazze’ye insani yardım için SUMUD filosunun Girit açıklarında İsrail komandolarınca basılması olayında gördük. Birleşmiş Milletler’in Filistin Raportörü, İtalyan hukukçu Francesca Albanese, Yunanistan’ı Türkiye korkusunu istismar eden İsrail’e kullandırmasını “stratejik hata” olarak niteliyor; Avrupa’nın “İsrailleştirilmesi” niyetinin parçası sayıyor.

Bu arada, hem İsrail hem Yunanistan hem de Fransa’nın yaman çelişkisi, İran’dan Türkiye’ye atılan füzelerin NATO ortak savunmasıyla engellenmesi oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye buna karşılık vermediği için Türk halkını neredeyse Erdoğan’a ayaklanmaya çağırdı; muhalefetten de “Başka kapıya” yanıtını aldı.

Temmuz Kritik eşik olacak

Temmuz sonrası Türkiye-AB ilişkilerine önleyici vuruşlar cephesi için işler zorlaşacak. 30 Haziran’da Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı sona eriyor. 1 Temmuz’dan sonra başkanlığı, Gazze ve İran konularında İspanya, İsveç gibi vicdanlı davranan AB üyesi İrlanda devralacak.

2 Temmuz’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog kapsamında İstanbul’da AB’nin Genişleme Sorumlusu Marta Kos ile görüşecek.

5-7 Temmuz’da Ankara’da NATO Zirvesi yapılacak.

Trump’ın bu zirveye gelip gelmeyeceği henüz belli değil ama Kasım 2026’daki ABD ara seçimlerine doğru geri sayım başlamış olacak.

Ankara bir yandan ABD ve İngiltere ile daha yakın işbirliği ihtimallerini açık tutarak Brüksel’deki “Türkiyesiz yapalım” lobisine karşı “Birlikte yapabiliriz” diyor.

Türkiye’nin Yapması Gerekenler

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminin sadece Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesi için değil, kendi ekonomik ve demokratik standartlarını yükseltmesi için yapılması gerekenlerde santim kıpırdama yok.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçenlerde, AB’den bunları yaptığımızda üye alınacağımız işareti gelse, yaparız anlamında konuştu.
Oysa Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak, Anayasa’nın 90’ıncı maddesi uyarınca AİHM kararlarını uygulamak, seçilmiş belediye başkanlarının yerine devlet memurlarını atamak Türkiye-AB şartına bağlanmamalı.

İmamoğlu Vakası nedeniyle siyaset-yargı tartışmalarının odağında yer alan Adalet Bakanı Akın Gürlek dahi geçenlerde MÜSİAD toplantısında yatırım çekmek için Erdoğan’ın dışarıdan gelecek parayı teşvik için açıkladığı ekonomik paketin yetmeyeceğini, bağımsız yargı güvencesinin gerektiğini söyledi.

Türkiye-AB ilişkilerini geliştirmenin yolu da Türkiye’nin ekonomik ve demokratik standartlarını yükseltmenin yolu da aslında adalet dağıtabilen yargı sistemini kurmaktan geçiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu görüyorsa ve gereğini yapmaya karar veriyorsa, sorun yok demektir. Aksi halde Türkiye de AB de kaybeder; kimin ne kadar kaybedeceği ayrıntıda kalır.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Avrupa, Ermenistan, Fransa, İsrail, NATO, Türkiye-AB, Ursula von der Leyen, Yunanistan

OKUMAYA DEVAM EDİN

Tolga Şardan’ın tahliyesi, sansür yasası, Dilan Polat ve Ali Yerlikaya
HDP’ye saldırı ve iktidarın muhalefeti sindirme siyaseti
Steinmeier ve Almanya’nın Türk aşırı sağına destek dosyaları
  • Bahçeli’nin “Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun” önerisinin perde arkası5 Mayıs 2026
  • Türkiye-AB geriliminde Temmuz eşiği. Erdoğan aslında ne dedi, ne yapmalı?5 Mayıs 2026
  • ABD-Çin Pazarlığı: Beklentiler Büyük Ama Dağ Fare Doğurabilir5 Mayıs 2026
  • Nisan Enflasyonu Hedefin Çok Üzerinde, Savaş Tek Neden Değil5 Mayıs 2026
  • Özel: CHP savunmadan hücuma çıkıyor4 Mayıs 2026
  • İspanya Başbakanı uçak arızasıyla indiği Ankara’dan ayrıldı4 Mayıs 2026
  • “Aile ve Nüfus 10 Yılı” Kararı ve Eşitlik İlkesi4 Mayıs 2026
  • Ukrayna’nın Hayal Kırıklığı Türkiye’ye Tanıdık Geliyor4 Mayıs 2026
  • İran satranç, ABD poker oynuyor. Ya İsrail, Rusya, Çin? Ya Türkiye?3 Mayıs 2026
  • Kral III.Charles’dan Trump’a İnce Mesajlar3 Mayıs 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP