Rusya, Ukrayna’ya resmen girdi. Çatışmalar başladı. Ukrayna Başkenti Kiev ve önemli şehri Harkiv’in havaalanları fiilen işlemez hale getirildi. Rus Spetsnaz birliklerinin paraşütle Harkiv’e indirilmesinden, Rus tanklarının Karadeniz’deki Odessa limanına çıkartma yapmasına, Ukrayna’nın Luhansk bölgesinde 5 Rus savaş uçağı ve bir helikopteri düşürmasine dek bir kısmı yalanlanan haberler ortalığı sardı. Ardından Ukrayna hava kuvvetlerinin tamamen etkisiz
Anadolu gibi doğal zenginliğin yüksek olduğu bir yerde, kendi doğamıza o kadar yabancıyız ki, tarihte yaptığımız yanlışları tekrar edip duruyoruz. Bu durumun örnekleri basına geçmişte yansıyordu, bugün de yansımaya devam ediyor. Mesela, 2016 yılında basında “yaban hayatı için göle su taşıdılar” başlıklı bir haber çıkmıştı. “Bekilli Belediyesi, yaban hayatının korunması için önemli bir çalışmaya imza
Türkiye, Bursa ve İstanbul mahkemeleri tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan mafya lideri Sedat Peker’in tutuklanması ve ülkesine geri gönderilmesi için Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) talepte bulundu. Türkiye Adalet Bakanlığı, Peker’in geçici olarak gözaltına alınması ve ülkesine geri gönderilmesi için BAE’ye resmi bir talepte bulundu. Anadolu Ajansı’nın 23 Şubat tarihli haberine göre talepte, Bursa 5. Ağır
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 21 Şubat geç saatlerde Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk kukla hükümetlerini tanımasından kısa süre sonra Dışişleri Bakanlığı bu kararı tanımayacağını duyurdu. Açıklamada Rusya’nın bu kararının Ukrayna’nın egemenlik ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu vurgulandı. Türkiye Rusya-Ukrayna geriliminin artması üzerine askeri tebdirleri artırdı. Resmi kaynaklar, bunun bir “milli teyakkuz durumu olmadığını”, önelmlerin
Son aylarda sağlık çalışanlarının, en çok da hekimlerin iş bırakma şeklindeki eylemleri giderek artıyor. Sağlık çalışanlarının iş bırakması, bir üretim bandını durdurmak gibi değildir. Zordur. Uzun iç hesaplaşmalar, ince plan gerektirir. Zira doğrudan sıkıntı çekenler “hastalarıdır”, seslerini duyurmaya çalıştıkları ve protesto etmek istedikleri ise yöneticiler. Bu yüzden çoğu zaman iş bırakmaya sıcak bakmazlar. Bu eylemlerin
Washington’a Büyükelçi olarak atandığımda, en önemli hedeflerimden biri, Büyükelçiliğimiz konutunun caz müziği ile ilgili emsalsiz hikayesini kitlelere duyurabilmekti. Washington’daki Türkiye Büyükelçiliği konutunun, ABD’de siyah-beyaz ayrımı ve siyahların kültürel mirası açısından çok büyük önem taşıdığını evvelki iki tayinimden biliyordum. Onun ötesinde, Washington’daki Büyükelçilik konutumuzun hikâyesi, hem Amerika’nın tarihiyle hem Türk-Amerikan ilişkilerinin tarihiyle yakından ilişkiliydi. Türkiye’de hemen
Siyaset dünyasının Davos’u sayılan Münih Güvenlik Konferansı bu yıl Türkiye’nin haber gündemine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir panelde konuşmacı olması nedeniyle girdi. Gerçi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da oradaydı, önemli temaslarda bulundu; birazdan geleceğiz. Keza Konferans’ın “Öğrenilmiş Çaresizliği Aşmak” başlığının ne anlama geldiğine de birazdan değineceğiz. Ancak kamuoyunun ilgisini çeken konu, önümüzdeki









