Türk Ekonomisi Kulis Bilgileri Yapısal Sorunlar: Güncel ve yapısal sorunlarına rağmen hâlâ dünyanın 20 büyükleri arasında yer alan Türk ekonomisindeki belli başlı gelişmeler, kulis bilgileri, tahlil ve tahminler.
Çin’den yayılan bir virüs 2020’yi dünyayı da Türkiye’yi de kötü vurdu. Etkilerinin kolay kolay geçmeyeceği anlaşılıyor. Onlarca yıldır küresel ekonominin gidişinin konuşulduğu Davos Dünya Ekonomik Forumu geleneksel Ocak toplantısını, uluslararası siyasi gidişin konuşulduğu Münih Güvenlik Konferansı da geleneksel Şubat toplantısını 2021’de yapmayacak. Yılın ikinci yarısına belirsiz bir tarihe ertelediler. 2020’de yapılmayıp 2021’de yapılacağı açıklanan Tokyo
Bir bütün olarak 2020’nin hepimize çok şey öğrettiği kesin; buna pandeminin can yakan sonuçları da dahil. Krizler, ders çıkarıp öğrenme anlamında çok kıymetli. Ekonomi tarafına bakarsak, en kısa haliyle son bir yıla dair iki ders öne çıkabilir. Bunlardan ilki küresel ekonomide, “önceliklendirmenin önemi”. İkincisi de Türkiye ekonomisi bacağında, serbest piyasaya müdahale ettiğinizde sonucun nerelere varacağı
Hükümet asgari ücreti 2021 yılı için 2825 lira olarak ilan etti. Duyuruyu yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zümrüt Selçuk “işçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz sözümüzü tuttuk” dedi. Bir süre önce de “Türkiye’de artık yoksulluk kalmadı” sözüyle şimşekleri üzerine çeken Bakana işçi sendikalarından “işçileri sefalete mahkûm ediyorsunuz” tepkisi geldi. Muhalefetin tepkisiyse farklı oldu. CHP’li belediyeler 1 Ocak
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de stratejik yatırımlar yapmaya tekrar ne zaman başlayacaklarına dair anlamlı bir tahminde bulunmak zor. Ancak, yakın bir gelecekte 2005-2015 yılları arasındaki seviyelerde yatırım yapmaya başlamayacaklarını öngörmek daha kolay. Bu süreci hızlandırabilmek için yapılabilecek bir şey var mı sorusuna cevap olarak ise kısa bir süre önce hükümet tarafından, yabancı sermayeyi çekmek amacıyla da yapılacağı
Zekâ ürünü esprilerin siyasetin tadı tuzu olduğunu unutmu]]şuz çoktandır. Aynı gün içinde önce Meral Akşener, sonra Ali Babacan sayesinde hatırladık. İYİ Parti lideri Akşener’in MHP lideri Devlet Bahçeli’den gelen “Dön evine” çağrısına “Genel Merkezdeki çalışmaları bitirdik, evime dönüyorum” cevabı, eski Türkiye’de Süleyman Demirel’i, Necmettin Erbakan’ı gülümseterek hatırlatan bir cevaptı. Sonra DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın,
Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, ABD’nin seçilmiş Başkanı Joe Biden’a bir mektup yazarak yaptırımların iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere zarar vereceğini, siyasi gerilimi gidermenin yolunun ticareti artırmak olduğunu söyledi. Önceki ABD Başkanı Donald Trump ile şahsi dostluğu da bilinen Yalçındağ, 18 Aralık’ta Biden’ın “özel kalemine ulaştırılan” mektubunda Biden’ı 14 Aralık’ta Seçiciler Kurulu
Gazeteci Bahadır Özgür, Albayrak Grubu’na ait Tümosan AŞ’yi ikiye bölme kararı ile şu sıralarda hararetle tartışılan Altay Tankı Projesi’nin ilişkisini incelediği yazısında, tank için motor üretecek şirketin neden bölündüğünü yazdı. “Albayrak Grubu’nun şirketi Tümosan AŞ, geçen Cuma günü, (11 Aralık) akşam saatlerinde borsaya bir açıklama gönderdi. Şirketin ikiye bölüneceği ve Ar-Ge bölümünün, Tümosan Teknoloji ve Mühendislik
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) ve gazeteci Bahadır Özgür’ün Uluslararası Şeffaflık Derneği ödüllerini almaları tek tek çok değerli fakat ne söylediği bu derece önemsenen derneğin bu üç ismi-kurumu seçmesi toplamda da bir şeyler anlatıyor. “Mansur Yavaş güven yeşertiyor” Öncelikle, kaçıranlar için Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin ödülleri nasıl gerekçelendirdiğine bakalım, sonra da
Önceki gün Amerikan devleti ve 48 eyalet Facebook’a karşı bir tekelleşme davası açtı ve Facebook’un bölünmesini istedi. Ticari işletmeler ve devletler yüz yıllardır hem karşı karşıya geliyor hem de birlikte çalışıyorlar. Global varlık gösterebilmeyi başarmış kurumlar ise güç zehirlenmesi yaşayıp oyunun kurallarını belirleyenin, hakemin ve oyunun mutlak sahibinin devletler olduğunu unutabiliyorlar. Buna en son örnek
Dışarıda durum malum. Türkiye en güçlü ordularından birine sahip olmakla övündüğü NATO’nun 1-2 Aralık zirvesinde ABD tarafından ittifakı bozmakla suçlandı. Suçlamanın haksız olup olmadığını tartışmıyorum. Suçlamanın Rus S-400 füzeleri nedeniyle gelecek ekonomik yaptırımların habercisi olmasından söz ediyorum. Önümüzde 10-11 Aralık Avrupa Birliği Zirvesi var. Orada da ekonomik yaptırımlar gündemde. Türkiye’ye yapılan haksızlığı tartışmıyorum. “Yaptırımlar sembolik









