Son bir hafta on gündür birbiriyle ilgisiz gibi görülen bir dizi iç ve dış gelişme alt alta sıralayınca her türlü kışkırtmaya açık tehlikeli bir ortama girdiğimizi gösteriyor. Doğrudan konuya gireceğim ve önceliği MHP’nin Meclis’te elini sürmeden Can Atalay oturumunu AK Partiye kapattırmasına vermeyeceğim. Ona ilerleyen satırlarda ayrıntısıyla gireceğim ama önceliği “Mehmet Şimşek’i istemezük” lobisi çalışmalarına
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Haziran işgücü istatistiklerine göre işsizlik önceki aya göre 234 bin kişi artarak 3 milyon 305 bin kişiye ulaştı. Atıl işgücü olarak tanımlanan ve potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan geniş tanımlı işsizlik ise Haziran’da 3.2 puan artarak yüzde 29,2’ye yükseldi. Türkiye’de her üç kişiden biri işsiz. TÜİK’in hesaplamalarına göre 2024 Haziran’da işzislik
Her gün yeni bir gündemle sınandığımız için doğalgaza yapılan zammı da unutuverdik. Halbuki, seçimlerle geçen son birkaç yılda doğalgaz fiyatlarının artırılmasından ziyade doğalgaz kaynakları bulunduğu müjdeleriyle karşılaşıyorduk. BOTAŞ Genel Müdürlüğü, dağıtım şirketlerinin sattığı doğalgazın fiyatını, 01.08.2024 tarihinden geçerli olmak üzere konutlar için yüzde 38, küçük sınaî ve ticari işletmeler için yüzde 33,1 oranında artırdı. TMMOB
MetroPoll’un Temmuz anket sonuçlarını bekliyordum doğrusu. Çünkü Özer Sencar ile yaptığımız son görüşmede, Haziran sonuçlarına göre 31 Mart seçimlerinde geriye düşen AK Parti’nin toparlamaya, CHP’nin ise yavaşlamaya başladığı izlenimindeyim. Bu arada yayınlanan diğer anketler AK Partinin CHP’nin 2-3 puan altında seyrettiğini gösteriyordu. MetroPoll’ün Temmuz “Türkiye’nin Nabzı” anketi, Haziran ayında kapanma eğilimine giren AK Parti-CHP farkının
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, önceki bakanlar ile Merkez Bankası yönetiminin neden olduğu ekonomik krizi düzeltmek, hortlattıkları yüksek enflasyonu indirmek için zamana yayılan bir politika izliyor. Güven tesis etmek için yabancı finansörler, yatırımcılar, yerli iş insanları ve iş dünyası sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapıyor. Başarı da sağlıyor. Bunlar iyi, hoş, güzel. Fakat Sayın Şimşek
Bir gece ansızın Hazine ve Maliye Bakanı’nın ya da Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması gibi bir durum gerçekleşmez ve mevcut ‘çok eksik’ ekonomi programı uygulanmaya devam edilirse, enflasyonun 2024 sonunda yüzde 40’a, 2025 ortalarına doğru da yüzde 30’a yaklaşması mümkün. Mümkün olan gerçekleşirse başımıza kuş konmayacak; hala dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip ülkelerden biri olmaya
Enflasyonun yüksek olduğu, hatta Türkiye gibi tüm söylemlere rağmen bir türlü kontrol altına alınamayan ülkelerde, ücretli kesimin gelirlerinin yaşam standardını, temel insani ihtiyaçlarını koruyacak şekilde ayarlanması toplumsal barış için şarttır. Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel’in yakın dönemde emekli maaşlarının düzeltilmesiyle ilgili olarak söylediği gibi, ya halkın sesi duyulur gereken yapılır, ya ülke önce toplumsal
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i makamında ziyaret ederek ana muhalefet partisinin ekonomi ile ilgili görüş ve taleplerini bakana iletti. CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin Danışmanı Gülümhan Gülten ve Bakan Yardımcısı Zekeriya Kaya’nın da eşlik ettiği görüşme yaklaşık 4 saat sürdü. Ziyaretin ardından CHP Genel Merkezi’nde basın açıklaması
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir süredir beklenen kamuda tasarruf önlemlerini 13 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın gözetiminde açıkladı. Her ikisi de bu önlemleri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın direktif ve onayıyla hazırladıklarını özellikle vurguladı. Yılmaz ve Şimşek, açıklama sonrasında gazetecilerden soru almadı. Alsalardı, örneğin bu tasarruf önlemleri (bu bağlantıdan ayrıntılarını okuyabilirsiniz) eğer tam olarak uygulanabilirse
31 Mart yerel seçimleri AK Parti’nin 20 yıllık iktidarı döneminde aldığı en ağır yenilgi oldu. Seçmenin bu tepkisi, son on yılda giderek bozulan ve özellikle Eylül 2021 sonrası dönemde ekonomi dengelerini alt üst eden politikaların gecikmeli sonucuydu. Genel seçimler öncesinde “gelecekten borçlanma” pahasına bütün musluklar açılmış, sürdürülemez politikaların yarattığı hasar yine sürdürülemez önlemlerle maskelenmişti. Büyük









