Dünya ekonomisi hızına yetişmekte zorlandığımız bir yapısal değişimden geçiyor. Kovid-19 öncesinde global ekonomide sinyallerini almaya başladığımız değişim süreci daha da hızlanmış durumda. 20 yıl evvel Çin ekonomisi ABD ekonomisinin yalnızca yüzde 10’u kadar iken günümüzde yüzde 75’ine denk geliyor. Keza dünya büyümesinin neredeyse üçte birini bugün Çin sağlıyor. Geride bıraktığımız son 30 – 40 yılda,
OECD ülkelerinin çoğunda enerji fiyatları yavaşladığı için Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile ölçülen yıllık enflasyon, Haziran 2022’deki yüzde 10,3’ten Temmuz 2022’de yüzde 10,2’ye düştü. Bu gelişme, Kasım 2020’den bu yana enflasyondaki ilk düşüşü yansıtıyor. Yıllık enflasyon Haziran ve Temmuz 2022 arasında Kanada, Yunanistan, Lüksemburg ve Amerika Birleşik Devletleri’nde en az 0,5 puan düşerken; çift haneli
12 Eylül’de iki önemli veri açıklandı: İşgücü ve ödemeler dengesi. İkisi de Temmuz ayı için. Özetle durum şu: İşsizlik oranı, düşmesine karşın hala yüksek bir düzeyde. Özellikle de ‘atıl işgücü’ olarak adlandırılan geniş tanımlı işsizlik oranı. Öte yandan cari işlemler açığı artmaya devam ediyor. Açığın finansmanı ise artık iyice göze batar şekilde ne olduğu bilinmeyen
Enflasyon yükselişini sürdürüyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü’nün yayınladığı verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi Ağustos ayında yüzde 1,46 yükseldi, enflasyonun yıllık yükseliş oranı yüzde 80,21 oldu. TÜİK rakamlarına göre 2022 Ağustos ayında TÜFE bir önceki aya göre yüzde 1,46 arttı. On iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 80 oldu. Üretici fiyat endeksi ise Ağustos ayında yüzde 2,41
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 22 Ağustos kabine toplantısı ardından mutat konuşmasında “hepimiz aynı gemideyiz” dedi. Türkiye gemisinde… “Bu gemi güvenlik gibi ekonomi üzerinden açılan deliklerden de su alarak batarsa hepimiz boğulacağız” diye ekledi. Elinde dolar, avro, altın olanları da Türk lirasına dönmeye çağırdı. Erdoğan bir yandan Türkiye Ekonomi Modeli adını verdiği “enflasyonun sebebi faizdir” modelinin başarısının
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısının ardından yaptığı açıklamada mevcut ekonomik durumun ciddiyetinin altını çizerek “Türk Lirasına dönüş” uyarısı yaptı. “Hepimiz aynı Türkiye gemisinin içindeyiz” diyen Erdoğan, yüksek enflasyonun sonuçlarının yüksek istihdam ve ekonomik büyüme ile hafifletilebileceğini savundu. Erdoğan, 22 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı konutunda gerçekleştirilen Kabine Toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Yüksek enflasyon sebebiyle artan hayat
Türkiye’de yönetimin gündemiyle halkın gündemi arasındaki makas açılıyor. Bunu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna seferinden dönerken söylediklerinden çıkarmak zor değil. Ayrıntıya girmeden önce iki noktaya açıklık getirelim. Birincisi, Merkez Bankası dün faizi yüzde 14’ten 13’e indirme kararı ile Cumhurbaşkanından rol çaldı. Ukrayna başarıları sadece hükümet çizgisindeki gazetelerin manşetlerinde kaldı. İkincisi, bu söylediklerim ve söyleyeceklerimden Ukrayna seferinin
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) 18 Ağustos günü toplandı ve politika faizini yüzde 14’ten yüzde 13’e indirdi. Bu faiz indirimi, güzel ülkemizde olan biten inanılmaz çoğu şeye şerbetli olan bizler açısından bile büyük bir sürpriz oldu. Hala Türkiye ekonomisi ile ilgilenen yabancılar varsa onlar için sanırım bir şok olmuştur. Üretim ivmesini
Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu Ağustos ayı toplantısında politika faizini yüzde 14’ten yüzde 13’e indirme kararı aldı. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, “Kurul, mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir” ifadelerine yer verildi. Kararın ardından ABD Doları 18.12 seviyelerini gördü. Merkez Bankası politika faiz 2021 yılında dört ay içerisinde yüzde 19’dan yüzde 14’e
TÜİK, 3 Ağustos günü Temmuz ayı enflasyonunu açıkladı. Yıllık tüketici enflasyonu yüzde 80’e, üretici enflasyonu ise yüzde 145’e yükselmiş. Aşağıda okuyacaklarınız açısından yüzde 145’in altını çizin lütfen. İleride, Türkiye ekonomisinin 2022 yılında içine düştüğü durumun nedenlerini araştırmak isteyenlerin çok derin araştırmalar yapmalarına gerek kalmayacak o kadar ilginç olaylara şahit oluyoruz ki, şaşırmamak mümkün değil. Alın









