ABD Başkanı Donald Trump 7 Ocak’ta imzaladığı kararname ile kuruluşunu 2005’te İspanya Başbakanı Luis Rodriguez Zapatero ile birlikte (o dönem Başbakan) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Birleşmiş Milletler medeniyetler İttifakından çekildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, X hesabında Medeniyetler İttifakı dahil toplam 66 uluslararası kuruluştan çekilmelerine gerekçe olarak, bu kuruluşların “anti-Amerikan, işe yaramaz ve israf
Biz gündemimizi Venezuela dosyası, Trump’ın ne yapacağı ve Beyaz Saray’ın “sırada kim var” listesi üzerine odaklarken, Asya’da daha sessiz ama çok daha derin bir kaynama yaşanıyor. Tarih bize şunu defalarca gösterdi: Küresel kırılmalar çoğu zaman en çok konuşulan cephelerden değil, en az ses çıkaran fay hatlarından doğar. Bugün o fay hattı Asya’da. Merkezinde de 1,4
Suriye ordusu ile SDG/PKK güçleri arasında 6 Ocak’ta Halep’te başlayan çatışmalar şiddetleniyor. Haseki ve Deyrizor şehirlerinden de çatışma haberleri gelirken, SDG Suriye hükümetini operasyonu durdurmaması halinde çatışmaları Suriye sathına yaymakla tehdit etti. Bunun üzerine hükümet Halep’in SDG’nin kontrolündeki Şeyh Maksut, Eşrefiye ve beni Zeyd mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan ederek operasyonun şiddetini artırdı. Türkiye de
CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın normalleşmesi halinde kendilerinin de normalleşeceğini ancak AK Partinin “kavgadan beslendiğini” söyledi. Vatandaşların artık siyasetçilerin kendi sıkıntıları yerine birbiriyle kavga etmesine değer vermediğini söyleyen Özel, AK Parti ile MHP’nin arasının açılması gibi bir beklentisinin bulunmadığını, siyasetin bu kadar zıtlaşmayı kaldırmadığını da söyledi. Özel’in bu sözleri 6 Ocak’ta CHP’nin TBMM
Google Earth programını sağdan sola değil, yukarıdan aşağı doğru 90 derece çevirdiğinizde karşınıza yukarıdaki harita çıkıyor ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya askeri müdahalesinin ertesi günü neden Grönland’a göz diktiğini apaçık gösteriyor. Ortada deniz gibi görünen kısım Kuzey Kutbudur. Buzlarla kaplıdır. Rusya ve Kanada ekseninde hava, kara ve deniz savaşı yapmaya müsaittir. Dünya düz değil
ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri güç kullanarak Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro ve eşini, başkent Karakas’taki evlerinden zorla alarak Nev York’a götürmesi ve orada hapsetmesi, nereden bakılırsa bakılsın, mevcut uluslararası düzenin açık ihlalini oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Maduro, yüzde 200 enflasyon ile petrol zengini bir ülkede halkını fakirliğe mahkûm etmiş olan, ülkesinde halefi Chavez tarafından zayıflatılan demokrasiyi tamamen
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarının yaptığı ve yapmadığı açıklamalar, ABD’yle ilişkilerde temkinli davranmanın ötesinde ciddi bir tedirginliği gösteriyor. Trump’ın İran’dan Küba’ya, Kolombiya’dan Meksika’ya dek ülkelere “Sıra sizde” diyerek gözdağı vermesi, NATO anlaşmasıyla sınırlarının korunmasını ortaklaşa taahhüt ettiği, Avrupa Birliği üyesi
ABD’nin 3 Ocak 2026 Venezuela operasyonu dünyayı sarstı. Ancak son dönemde yaşananları parça parça okursak yanılırız. Venezuela’da “saraydan başkan kaçırma” görüntüleri, Kolombiya’ya yöneltilen açık müdahale tehditleri, İran’dan gelen yumuşak mesajlar, Miami’de Netanyahu ile yapılan kritik görüşmeler… Bunların her biri aynı filmin farklı sahneleri. Büyük bir senaryo var, aşama aşama uygulanıyor. Artık “Olur mu olmaz mı?”
ABD Başkanı Donald Trump 3 Ocak erken saatlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Maduro’nun, başkent Karakas’taki başkanlık sarayından Amerikan askerlerince kaçırıldığını duyurdu. Trump, ilerleyen saatlerde yaptığı basın toplantısında, “güvenli, düzgün ve sağduyulu bir iktidar geçişi sağlanana kadar Venezuela’yı ABD’nin yöneteceğini” ilan etti. (*) Trump, Venezuela petrolünün de ABD petrol devletlerince işletileceğini söyledi.
- 1
- 2









