Gazeteci-Yazar
Seçim atmosferine girildikçe siyasette riskli ve geri tepme ihtimali yüksek adımlar atılıyor. Başka örnekleri de verilebilir ama Meclis’in açılışıyla birlikte gündeme getirilen iki yasa tasarısı da bu çerçeveye oturuyor. AK Partinin TBMM’ye taşıdığı ve gazetecilik örgütlerinin “Sansür yasası” olarak protesto ettiği yeni basın yasa tasarısı 4 Ekim’de görüşülmeye başladı. Aynı gün CHP de “Başörtüsü yasası”
DEVA Partisi lideri Ali Babacan 3 Ekim akşamı Bilkent Otel’deki yemekli basın toplantısında “Altı parti de birbirine rakip ama asıl rakip karşı tarafta” diyordu. Önemli olan “o rakibi” ki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı kast ediyordu, “uygun bir yerde indirmek” ve yola devam etmekti. Tam o sırada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kamuda başörtüsü/türban kullanımı konusunda 4 Ekim’de
Epey çalkantılı geçen birkaç haftadan sonra Altılı Masa 2 Ekim’de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde ikinci tur görüşmelere başladı. Toplantıya başlamadan altı partinin hesabından “Biz Kazanacağız” etiketiyle aynı video yayınlandı. Toplantı ardından yapılan açıklamada, tahmin edildiği gibi aday ismi yoktu ama ister “yol haritası”, ister “koalisyon protokolü” deyin “Kazanacağız” iddiasının “Nasıl?” sorusuna yanıt aramaya
HDP’nin önceki eş başkanı Selahattin Demirtaş 30 Eylül akşam saatlerinde Twitter hesabından bir dizi mesaj yayınladı. Demirtaş bu mesajlarla sadece alışıldık şekilde hükümete değil, hiç de alışılmadık şekilde yasadışı PKK’ya karşı da bir duruş sergiliyordu. Demirtaş adeta PKK’ya rest çekiyor ve bu restiyle hem HDP hem de yeni yasama yılına başlayan Meclis’i bir yol ayrımına,
PKK 26 Eylül’de Mersin, Mezitli’deki Polisevine saldırdı. Terör eylemi iki militanın binaya girip üzerlerindeki bombaları orada patlatmak istemesi, onlarla çatışırken şehit düşen polis memuru Sedat Gezer tarafından engellendi. En azından güvenlik kamerası görüntüleri ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun beyanı bu yöndeydi. Yine İçişleri kaynaklarına göre, binaya giremeyince üzerlerindeki bombaları patlatan intihar eylemcisi saldırganların bedenleri parçalanmıştı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün akşam AK Parti medyasının A-takımı karşısına çıkmadan önce, Etlik Şehir Hastanesi açılışında şunları söyledi: “Sırf daha iyi arabaya binmek, daha yeni telefon almak, daha çok konsere gidebilmek gibi süfli heveslerle ellerin yani başka ülkelerin başka toplumların kapısına varanlara acıyarak bakıyoruz.” Karşısında dizilen “cevaplara sorular” takımının sormadığı soruyu DEVA Partisi lideri Ali
İYİ Parti lideri Meral Akşener’in “Masa noter değil. Biz de adayımızı çıkarabiliriz” sözlerinin muhatabı, kendisi onu dışında tuttuğunu söylese de doğrudan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu. Henüz Altılı Masa’ya getirilmeden Kılıçdaroğlu’nun kendi adaylığını ilan olarak algılanan çıkışlarından rahatsızlığını dile getiriyordu. Akşener’in “Kemal Bey adaylığını söyleyebilir, orada sorun yok. Diğer arkadaşlarımız da söyleyebilir, başka insanların da adı
Altılı Masa ortak adayının kim olacağını düşünedursun, sürükleyici gücü HDP olan Emek ve Özgürlük İttifakı 24 Eylül’de İstanbul’da ilan edildi. İttifakın kuruluşu alternatifinin olmadığını söyleyen, yeniden seçilmesini garanti gören Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için gerçekten kötü bir haber olabilir. Neden sadece başlıktaki gibi “kötü haber” değil de “olabilir” diyorum? Çünkü Emek ve Özgürlük İttifakının (EÖİ) kuruluşu
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisine üçüncü “benimle misiniz, değil misiniz?” çıkışı diğer ikisinden daha sert oldu. Daha önce CHP’de de gideni tutmayacağım demiş, “Beşli çete” ile irtibat içinde olanları istemediğini söylemişti. Ama bu defa istemeden zarar verenlerin yanı sıra bilerek zarar verenler ve olan bitene sessiz kalanları da topa tuttu. Kılıçdaroğlu’nun bu sert çıkışı bir
Önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere Altılı Masa liderlerinin sık sık “aramızda sorun yok” diye iman tazelemelerine değinmek lazım. Özellikle de Kılıçdaroğlu’nun CHP içindeki sorunları dışarı vurup partisini ikinci defa uyardığı sırada. Unutmamak lazım ki siyaset yaşanan gerçeklerden çok algılanan gerçekler üzerine kuruluyor. Halkta -velev ki iktidarın propaganda aygıtlarının da katlısıyla- Altılı Masada









