Gazeteci-Yazar
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumu kritik hale geldikçe üzerindeki tartışmalar de tepkiler de büyüyor. Tepkiler AK Parti çevrelerine de sıçradı. AK Partili Şamil Tayyar, 19 Temmuz’da X hesabında, İzmir Şehir Hastanesinin kapısında bekleyip, görüştürülmediği oğluna, 1’inci kattaki mahkûm koğuşundaki penceresindeki gölgesine el sallayan annesi Gülümser Çalık’ın resmini de kullanarak şunları yazdı: •
Aslında hem iktidar hem muhalefet girdikleri sarmaldan çıkamıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da CHP lideri Özgür Özel de siyasi tutumlarına adeta mahkûm durumdalar. İkisini de bağlayan etken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mahkumiyeti. Aradaki fark şu. Erdoğan’ın sarmala girmesi de sarmaldan çıkma yolu da yargıya bağlı, siyasi rakibini yargı kararları üzerinden saf dışı bırakmaya kurgulanmış
Cümlenin tamamı aslında şöyle: ABD ve AB dayısı, İsrail Ortadoğu’nun kabadayısı. Gazze, Ramallah, Lübnan’dan sonra Suriye’de hem ordusu hem vekil güçleri aracılığıyla egemenlik kurmak istiyor. İsrail, Suriye ve Lübnan’ın güneyindeki Dürzilerin, Şam’daki Ahmed el Şara yönetimiyle çelişkilerini kullanıp koruyuculuğunu üstlenerek Suriye’nin zaten ağır silah ve hava gücünü yerle bir ettikleri her köşesine saldırıyor. 16 Temmuz’da
İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e “hakaret” ve “tehdit” suçlamalarından 1 yıl, 8 ay hapse mahkûm etti. Silivri Cezaevinde 16 Temmuz’da yapılan duruşmada, mahkeme CHP’nin cumhurbaşkanlığı seçimine aday açıkladığı İmamoğlu’nun kamu görevlisini hedef gösterme suçlamasındansa akladı. İmamoğlu, duruşmada yaptığı savunmada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı kast
Cumhurbaşkanlığına bağlı bir Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin (DMM) kuruluşunu 5 Ağustos 2022’de ilan eden dönemin İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un 11 Temmuz 2025’te görevden alınmasından iki gün sonra Sabah gazetesinde dikkat çekici bir yazı yayınlandı. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun makalesi “Güç zehirlenmesi yaşayan vezirler tarihten silindi” başlığını taşıyordu. Afyoncu’nun Altun gider gitmez oturup,
PKK 47 yıl önce Türkiye’den bir Kürdistan koparmak için çektiği silahı 11 Temmuz 2025, saat 11.00 itibarıyla bırakmaya başladı. Başlarında örgüt adı Bese Hozat olan Hülya Oran olduğu halde 15’i kadın, 15’i erkek 30 PKK militanı, Süleymaniye yakınlarında Casene mağarasından çıkıp, tek sıra halinde üzerlerindeki silahları birer birer bu iş için hazırlanmış dev bir kazana
PKK 47 yıllık sürdürdüğü, Türkiye’ye on binlerce insanın canına, trilyon düzeyinde ekonomik zarara ve hesap edilemeyecek siyasi güç kaybına yol açan silahlı mücadelesini bitirmesinin simgesi olarak 11 Temmuz’da Irak’ın Süleymaniye şehri yakınlarında düzenlenecek törenle silah bırakmaya başlıyor. Bu gelişme, yakın dönem Türkiye tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Silah bırakma törenine beş kala, 9 Temmuz’da









