TBMM Genel Sekreteri Kürşat Kırbıyık, Meclis lokantasında staj yapan bir kız öğrenciye tacizde bulunulması konusunda Genel Sekreterliğin duyarsız kaldığı iddiasının doğru olmadığını söyledi. YetkinReport’a konuşan bulunan Kırbıyık, konunun medyaya 10 Aralık’ta yansıdığını, oysa kendilerinin duruma 19 Kasım’daki şikâyet üzerine 20 Kasım’da müdahale edip soruşturma başlattıklarını açıkladı. Kırbıyık şunları söyledi: – “Soruşturma, bazı kaynaklarda söylendiği gibi
Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu operasyonu çerçevesinde gözaltına alınması, TMSF tarafından görevine son verilmesi ve tutuklanmasıyla başlayan gelişmeler, medyadan bürokrasiye sıçradı. Sabah gazetesinin, 13 Aralık’taki Ersoy hakkındaki haberinde “Furkan T.” olarak adı anılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak, aynı gün görevinden istifa etti. Torlak
TBMM lokantasında staj yapan 16 yaşındaki kız öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan bir aşçı, Ankara 5’inci Sulh Ceza Hakimliğince 11 Aralık’ta “çocuğa cinsel taciz” gerekçesiyle tutuklandı. 4 Aralık’ta Ankara Emniyetine başvuran D.K. TBMM’de staj yaptığı dönemde tacize uğradığı şikayetinde bulunmuştu. Öğrencinin ihbarı arasında Meclis lokantasının bazı çalışanları arasında, gelen stajyerleri “bölüşmek”, sözlü ve
Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, 9 Aralık akşamüzeri İstanbul’da bir uyuşturucu soruşturması nedeniyle gözaltına alınması ardından, kanalın yönetiminde bulunan Tasarruf mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından görevinden uzaklaştırıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ersoy dahil 8 kişi hakkında “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak”, “Kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevinde kurulu mahkeme salonunda yapılan diploma iptali davası duruşmasında, diploma soruşturulmasının, CHP’nin cumhurbaşkanı adaylığını açıklamasından sonra “siyasi bir davaya” dönüştürüldüğünü söyleyerek, hâkime “Bugün buraya suçlamaya geldim” dedi. Mahkeme, davayı İmamoğlu’nun İdare Mahkemesinde açtığı yürütmeyi durdurma davasının sonucunu beklemek üzere 16 Şubat’a erteledi. İmamoğlu bunun üzerine “Yargıçlığınız beş para
Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, geride tahminen 650 bin ölü ve harap olmuş bir ülke bırakarak 2024 sonunda Beşar Esad’ın Baas rejiminin devrilmesiyle sonuçlandı. Suriye iç savaşı DEAŞ (IŞİD) gibi yeni nesil, acımasız bir cihatçı terör örgütünün kuruluşuna sahne oldu. Türkiye bu iç savaştan artan PKK ve DEAŞ kaynaklı terör eylemlerinin yanı sıra, milyonlarda
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını, bunun “çok korkutucu bir şey olduğunu” ama Avrupa Birliğinin Türkiye’den beklentilerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimince “rehin alındığını” söyledi. Fidan bu açıklamayı NATO Dışişleri Bakanlarının 3 Aralık’ta Brüksel’deki Ukrayna konulu toplantı ardından yaptı. Son zamanlarda Rusya’yla ticaret yapan gemilere Türk münhasır ekonomik bölgesinde Ukrayna’nın
Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’de yapılan deneme ile bir hava hedefinin, insansız hava aracından atılan havadan-havaya füze ile vurulduğunu açıkladı. Yapılan açıklamaya gör, 30 Kasım’da Sinop Atış Alanında başarıyla yürütülen denemede, BAYKAR tarafından geliştirilen Kızılelma İHA’dan fırlatılan, TÜBİTAK SAGE’nin geliştirdiği Gökdoğan görüş-ötesi havadan-havaya roketle, ASELSAN’ın geliştirdiği MURAD ASEA radarının 30 mil, yaklaşık 54 kilometre öteden saptadığı
Dışişleri Bakanlığı, 28 Kasım’da Karadeniz’de Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi içinde meydana gelen tanker hadislerinin saldırı sonucu olduğunu doğruladı. Dışişleri Sözcüsü Öncü Keçeli saldırıdan kimin sorumlu olduğunu açıklamadı ancak açıklama, Ukrayna’nın saldırıyı 29 Kasım’da üstlenmesinden hemen sonra yapıldı. Ukrayna basınına konuşan yetkililer saldırının Ukrayna Gizli Servisi (SBU) ve Deniz Kuvvetlerinin ortak operasyonuyla, “Seababy” türü Suüstü İnsansız
İstanbul 26’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi gazeteci Fatih Altaylı’yı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı tehdit suçlamasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. İtiraz yolu açık olan cezanın kesinleşmesi durumunda, yaklaşık 6 aydır Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Altaylı, yaklaşık 18 ay, yani 1,5 yıl daha hapis yatacak. Altaylı’nın karar okunduktan sonra tepkiyle elindeki dosya ve kağıtları yere attığı,









