Emin olun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ola ki 28 Mayıs seçimlerini yitirseydi, bugün onu neredeyse Mehdi mertebesine çıkaran siyasetçilerin, yorumcuların bir kısmı “Biz demiştik” diye ona hücuma başlayacaklardı. Ve yine emin olun ki öyle bir durumda, bugün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na “Düşene bir tekme de benden” hıncıyla vuranların bir kısmı onu “İkinci Kemal” manşetleriyle bir laik
Bugüne FreeWeb Turkey sitesinde yayınlanan bir veri sızıntısı haberi ile başladık. Türkiye’de ikamet eden herkesin tüm kişisel verilerinin bir internet sitesinde açıktan yayımlandığı haberi herkesi harekete geçirdi. e-Mail hesabı ile kayıt olunan, “Sorgu Paneli” isimli bir sitede Türkiye’de yaşayan herkesin TC kimlik bilgisi, açık adresleri, telefon numaraları, banka hesap bilgileri ve adresi ücretsiz üyelik ile,
9 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı görevine ABD’de finans alanında yöneticilik yapan Hafize Gaye Erkan getirildi. Erkan, TCMB’nin başkanlık koltuğuna getirilen ilk kadın oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan kararname ile Erkan’ın selefi Şahap Kavcıoğlu da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) başına getirildi. Bu atama
ABD ve AB ülkelerinin, ayrıca Macaristan dışında NATO üyelerinin yeniden seçilmesi ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a İsveç’e derhal NATO üyeliği onayı vermesi için baskıyı artırdığı görülüyor. ABD Başkanı Joe Biden daha 28 Mayıs seçim yengisini kutlama telefonunda “Siz F-16 istiyorsunuz, biz de İsveç’e NATO üyeliği” diye pazarlık kapısını açmıştı. NATO Genel sekreteri Jens Stoltenberg uçağa atlayıp
İçişleri Bakanlığı’nda bakanlık koltuğunun Ali Yerlikaya’ya geçmesinin ardından eski bakan Süleyman Soylu ile çalışan emniyet mensupları hakkında yolsuzluk iddiaları dillendiriliyor. Gazeteci Tolga Şardan, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde görev yapan üst düzey bir polis memuru, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan üst düzey bir polis müdürü ve bir tatil beldesinde ilçe emniyet müdürü ile ilgili yolsuzluk iddialarını T24’teki
Bu ülkenin bölünmeleri, arzuları, hayalleri ve bütün bunlara bir biçimde bağlı oy verme biçimleri seküler-muhafazakâr çatışmasına sıkıştırılamayacak kadar karmaşık. Bu karmaşıklığı siyaset basit ve anlaşılır kimliklere ve/veya çıkarlara indirgeyip oradan bir dil kuruyor çoğu zaman. O karmaşık arzu, hayal ve çıkarlara sahip gerçek insanlara seçmen adı verip, sonra onu bir toplamın içindeki bir rakama indirgeyip
AK Parti İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş 7 Haziran’da yapılan oylamayla TBMM Başkanı seçildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan son beş yıldır Başkanvekili sıfatıyla AK Parti’yi emanet ettiği Kurtulmuş’a Meclis Başkanlığını da emanet etmiş oldu. Kurtulmuş’un üçüncü turda AK Parti ve MHP oylarıyla Meclis Başkanı seçilmesi, yeni dönemde tanık olabileceğimiz yeni ittifak, işbirliği, hatta transfer senaryoları ve aynı
Döviz kuru aldı başını gidiyor. 7 Haziran akşamı bir dolar 23,22 düzeyine fırlamıştı. Seçimden önceki son işgünü 20 liranın milim altında kapatmıştı oysa: 19,97 idi bankalararası döviz piyasasında belirlenen gösterge kur. Sekiz günde yüzde 16,3 oranında değer kaybetti Türk lirası. Ne oluyor? Ne olduğuna geleceğim ama önce uzunca bir girizgâh yapmalıyım. 2 Haziran günü yayınlanan
Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin ardından döviz kurlarındaki artış sürüyor. 7 Haziran itibariyle Türk Lirasının dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 7’e ulaştı. Dolar / TL kuru 23,16’yı görerek rekor kırdı. Euro / TL 24’ü aştı, Sterlin/TL ise 28’in üzerinde işlem görüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin ardından 6 Haziran’da ilk toplantısını yapan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde de
Zamanında ünlü bilim insanı Albert Einstein aynı şeyleri tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemeye “insanity-cinnet” demiş; en hafifinden “saçmalamak” olarak geçiyor sözlüklerde. CHP’nin açmazını ise bunun bir adım ötesine götürebiliriz: Aynı kişilerle aynı şeyleri tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemek olarak tanımlayabiliriz. Bakın, CHP’nin 6 Haziran’da yapılan MYK toplantısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun başta kalıp kalmayacağını belirleyecek kurultayın sonbaharda yapılması hedefi









