İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, özellikle de verilen haksız cezadan sonra seçimde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı alt edeceği yolunda hem iktidar hem muhalefet cephesinde yaygın bir inanç var. CHP yönetim ve örgütü ise Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı görmek istiyor. İYİ Parti saflarından ortaya atılan “seçilebilecek aday” talebi CHP ve diğerlerine bu seçimin Altılı Masa
Rusya’nın Ukrayna’yı saldırıp işgal etme girişimi yakında on ayını dolduracak. Bu olay İkinci Dünya Savaşından bu yana Avrupa’daki oturmuş mevcut düzeni bozmakla kalmayıp küresel çapta sarsıntılara yol açtı. 1945’den sonra kurulan Birleşmiş Milletlerin ve benzeri kuruluşların etkinliği uzun zamandır sorgulanırken bir Güvenlik Konseyi üyesinin başlattığı bu savaş uluslararası örgütlerin ne kadar etkisiz kaldığını ortaya koydu.
Bu yazıyı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezasının hemen sonrasında yazıyorum. Kararın onanması durumunda İmamoğlu’na siyasi yasak da gelecek. Aday olması zaten Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylık arzusundan vazgeçmemesi nedeniyle zor gözükürken, bu kararla birlikte hukuken karışan statüsü adaylığını iyice zora sokacak. Bu kararın muhalefet cephesinde iktidar açısından
Altılı Masa liderlerinin 15 Aralık’ta Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu’na destek mitingi, fiilen seçim kampanyalarının başlangıcı oldu. Yüzbinden fazla insan uzun aradan sonra yapılan haksızlığı protesto etti. Saraçhane mitingi çağrısını yapan bir gün önce uyduruk bir hakaret suçlamasıyla hapis ve siyaset yasağı cezasına çarptırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu tarafından yapılmıştı. Başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak
6 yaşındaki çocuğun evlendirilerek istismar edilmesiyle ilgili açılan soruşturma kapsamında Kadir İstekli’nin ardından baba Yusuf Ziya Gümüşel de gözaltına alındı. İstekli ve Gümüşel adliyeye sevk edildi. Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşında kızı H.K.G.’yi 29 yaşındaki Kadir İstekli ile dini nikâhla evlendirdiği iddialarına ilişkin iddianame geçtiğimiz günlerde kabul edilmişti. İddianamede, Kadir İstekli hakkında
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na uyduruk bir hakaret suçlamasıyla verilen 2 yıl 7 ay 15 gün cezanın amacı sadece İmamoğlu’nu siyaset dışına itmek değildi. Sadece böylece Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı zorlayacak bir aday adayını devre dışı bırakmak değildi. Aynı zamanda 2019’de CHP’nin AK Parti’den seçimle aldığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yargı kararı üzerinden el koymaktı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Yüksek Seçim Kurulu başkanı ve üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın duruşması 14 Aralık’ta İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesinde görüldü. Anadolu 7. Asli Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşmasında İmamoğlu için “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı alenen zincirleme hakaret” suçundan 2 yıl 7 ay 15 gün mahkumiyet cezası verildi.
TÜSİAD’ın 14 Aralık’taki Yüksek İstişare Konseyi öncesinde 13 Aralık akşamı Ankara Marriott Otel’de verdiği davet, son yıllarda görülmeyen yoğunlukta siyasetçi ilgisi çekti. Bunda TÜSİAD Başkanı Orhan Turan’ın bütün siyasi partileri yakın markaja almasının da payı vardı ama asıl değişen siyasi iklimi gösteriyordu. Covid-19 salgını öncesinde yine aynı otelin salonunda, yine bir YİK öncesinde verilen davete
Aralık’ın ikinci haftasında İran rejimi bünyesindeki gerginlik ve rejimin toplumla ilişkilerinde kullandığı şiddet arttı. 12 Aralık günü 23 yaşındaki Majidreza Rahnavard, idam edildi. Bu 3 aydır devam eden protestolardaki ikinci idam oldu. Şimdiye kadar 28 göstericiye idam cezası verildiğini biliyoruz. Ayrıca sokaklarda protestoları bastırmak için ve gözaltına alınan kişilerin sorgularında kullanılan şiddetin sertliğini de okuyoruz.









