ABD’de 1993’de vizyona giren, Harold Ramis’in yönetmenliğini yaptığı, “Bugün Aslında Dündü (Groundhog Day)” adlı filmi hatırlayanlarınız vardır.Hani, aksi, kötümser bir hava durumu sunucusunu canlandıran Bill Murray’in, baharın bir kunduz tarafından müjdelenmesinin beklendiği “Groundhog Day” festivaline zorla gönderilmesi ve sonra her sabah aynı günü yaşamaya başlamasıyla gelişen komik olayları anlatan film… İşte, ABD’nin Virginia Eyaletindeki Valilik
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sağlığı üzerine söylentiler Twitter üzerinden açılan bir etiketle başladı. Kısa sürede etrafı sardı. Etiket tam da AK Parti’nin 2002’de seçim kazanıp tek başına iktidara geldiği 3 kasımda açılmıştı, bu zamanlama da dikkat çekiciydi.Kısa sürede Cumhurbaşkanının sağlığı konusundaki ağırdan en ağıra dek iddialar, etkisi sosyal medyayı aşacak şekilde etrafı sardı. Sadece yerli değil
G20 Zirvesi’nin tamamlanması ardından yaptığı basın toplantısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Afganistan ile ilgili soruya cevap verirken, Türkiye’nin Taliban’ın ülkede kucaklayıcı bir yapıyı nasıl oluşturacağını zaman içinde göreceğini söyledi. Gelişmelere göre adım atılacak konular arasında Taliban’ın kadınların eğitimi anlayışının nasıl gelişeceğini de özellikle saydı. Daha önce Erdoğan’ın daha çok Taliban ile benzerlikleri vurgularken şimdi bu konuyu
Zam yağmuru sonunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümetinin ekonomi dünyasındaki en büyük destekçisi sayılan TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu bile isyan ettirdi. Sanayide kullanılan doğalgaza 1 kasımda %48,8 zam yapılmasının “üretim maliyetlerini ve enflasyonu artıracağını” söyledi. Bu kadarını söylemesi dahi zor olmuştur ve muhtemelen Erdoğan’ı kızdırmıştır ama Odalar Birliği tabanında yükselen basıncı gösteriyor. Nitekim bu konularda daha
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden’la 31 Ekim Roma görüşmesinin anlamı ve sonuçlarına gelmeden önce iki haberi paylaşmamız gerekiyor, manzarayı daha geniş açıdan görebilmemiz açısından.Birincisi, Biden’la görüşmenin bugün İngiltere’nin Glasgow şehrinde başlayan İklim Zirvesi çerçevesinde yapılacağı duyurulmuştu. Hatta bunu söyleyen de Azerbaycan dönüşünde Erdoğan olmuştu. Oysa Erdoğan’ın İklim Zirvesine katılmayacağı, Glasgow’a gitmeyeceği 30 Ekim’de
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 27 Ekim 2021 Çarşamba günü AKP grup toplantısında İklim Sözleşmesinin imzalanması ardından duyurduğu Yeşil Kalkınma Eylem Planına kaynak bulunduğunu müjdeledi. Buna göre, Yeşil Eylem Planına 3 milyar 157 milyon ABD doları tutarında kaynak Yeşil İklim Fonu’ndan sağlanacaktı. Erdoğan, mutabakat kapsamında sağlanan fonların kamu ve özel sektör iklim projelerini destekleyeceğini ve 66,5 milyon
Adaylık tartışmasında bu perdeyi ilk açan kişi gazeteci arkadaşımız Emin Çapa oldu. İş dünyasından -ismini vermediği- tanınmış bir isim CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile daha sonra da İYİ Parti lideri Meral Akşener ve Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ile görüşmüştü. Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayı olmak üzere yeşil ışık görmüştü. Hayır yanıtı almadığı anlaşılıyordu.İstanbul iş ve
Yıllardır cari işlemler açığı veren herhangi bir ülkenin merkez bankası –elbette bizim Merkez Bankası da- uygulayacağı politikalarla ülkesini kalıcı olarak cari işlemler fazlası veren bir ülke haline getirebilir mi?Bu sorunun önemi sanıyorum yeteri kadar açık. Ben dinlemedim; basında ve sosyal medyada yer alan haberlerin yalancısıyım: Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu 28 Ekim günü yaptığı
29 Ekim haftası geldiğinde Siyasete Giriş dersi öğrencilerime “Cumhuriyet nedir?” diye sorarım. Cumhuriyeti tanımlamak sanıldığı kadar kolay değildir.Biraz düşünülür, normaldir. Soyut kavramları tanımlamamız istenince biraz zorlanırız. Sonra genelde şuna benzer bir cevap gelir: “Halkın kendi kendini yönetmesidir.” Bunun üzerine “Peki, demokrasi nedir o zaman?” diye ikinci bir soruyla devam edersek, iş daha zorlaşır. Çünkü ona
Ne Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te ilanıyla başlamıştır Cumhuriyet, adalet ve artık demokrasi için verilen mücadele ne de iki yıl sonra, Cumhuriyetin 100’üncü yıldönümünde bitecektir. Şekli değişen ama bitmeyen bu mücadele aslında insanın özgürleşmesi için verilen mücadele sayılmalı.Kökü derindedir.Falih Rıfkı Atay, “Çankaya” kitabında aktarıyor. 9 Eylül 1922, İzmir kurtarılmıştır. O zamanki Akşam gazetesinin yöneticileri









