Ankara Libya’ya sevinirken kötü haber Rusya’dan geldi.Şimdi Libya deyince çoğunuzun aklına Türkiye’de her gün bir büyük yolcu uçağı dolusu insan ölürken, her gün 50 bin insan hastalanırken ve aşı sıkıntısı yaşanırken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Libya’ya 150 bin doz aşı hediye etmesi gelecek.Ne 150 bin doz Türkiye’yi batırır ne Libya’yı çıkarır. Ancak bu kararın Libya için
Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkileri normalleştirme çabaları geçtiğimiz hafta sonu dışişleri bakanları seviyesine yükselirken, Mısırlı bakan Semih Şükri, Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı görüşmeyi yorumladı. Mısırlı Bakan, “Mısır, her iki tarafın da faydasına olacak bir diyalog ve çıkarlara zarar verilmeden uluslararası hukuk kurallarına uygun ilişkiler kurulmasında istekli” dedi. Ülkesindeki bir televizyon kanalına konuşan
Bu yazıyı yazarken nefesimi tuttum salgın yönetiminin ilan edeceği kararları bekliyorum. Bu kez olsun bilimin sesine kulak vermelerini umut ediyorum. Hepimiz için.Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) bugün, 12 Nisan’da bir duyuruda bulundu. Salgını en yakından izleyen ve yükünü en çok çeken uzmanlar geldiğimiz durumun çok ağır olduğunu söylüyor ve acilen beş önlem
Doğrusu ilginç tabloydu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 2019 seçimleri öncesinde “İstanbul’u alacağız” demesine kahkaha atan -o zaman KanalD sunucusu- Buket Aydın’a geçen hafta Global TV’de “isterseniz bir kahkaha da buna atın” deyiverdi. Soru “Cumhurbaşkanlığına aday olacak mısınız?” sorusuydu, CHP liderinin cevabı da Millet İttifakı olarak üzerinde “anlaşma sağlanırsa olurum” idi. Oysa AK Parti çevrelerinin beklediği
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 6 Nisan’da Ankara’da ziyaret etti. AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’in mağduru olduğu protokol kazası ve sonrasındaki beyanatlar, Türkiye-AB ilişkilerine hakim olan havayı bir kere daha gözler önüne serdi. Aralarında birlik ve işbirliğinin sağlayacağı devasa
Kamuoyu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 9 Nisan’da yapılan telefon görüşmesini sadece Türk resmi kaynaklarından öğrenmiş olsaydık, İletişim Başkanlığının iki cümlelik açıklamasıyla yetinmiş olacaktık. Beştepe, iki liderin görüştükleri cümlesi dışında bir de “Türkiye-Rusya ilişkilerini geliştirecek hususlar ve bölgesel gelişmeler ele alındı” bilgisini veriyordu.İlk ayrıntılar önce Rusya’nın yarı-resmi haber ajansı olan
Dünya lideri olduk. Kişi başına yeni Covid enfeksiyonları sayısında. Dünya üçüncüsüyüz deniyor ama, önümüzdeki ülkeler 1,5 milyarlık Hindistan ve 200 milyonluk Brezilya. Çok ürkütücü. Ama bu durum yeni ortaya çıkmadı. Ocak ayından beri artışı hızlanan sayılar son zamanlarda neredeyse her hafta ikiye katlandı. Büyük şehirlerde hastane yatakları yine doldu, bütün normal servisler Covid servisine döndürüldü.
Avrupa Birliği Konsey Başkanı Charles Michel ile Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen 6 Nisan tarihinde ülkemizi ziyaret ettiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu daveti Ocak ayında yapmıştı ancak gerçekleşmesi için 25-26 Mart tarihlerinde yapılan zirvenin geçmesini beklediler. Bu ziyarette Avrupa Birliği zirvesinde ülkemizle ilgili olarak alınan kararlar görüşüldü, ancak ön plana protokol sorunu çıktı. Protokol gerçekten
İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı “diktator” sıfatı, iki ülke arasında diplomatik gerilime yol açtı. Avrupa Komisyonu Başkanı ‘Von der Leyen’in 6 Nisan’daki Ankara’yı ziyareti sırasında önce ayakta kalması, ardından Erdoğan’ın yanıa değil Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun karşısına oturmasıyla başlyan “kanepe krizi” hakkında yorum yapan Draghi, şöyle konuştu: “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
Matruşka, malum bir Rus oyuncağı. Rus folklorunun en canlı renklerini yansıtan tahta bir bebek. Ortadan ikiye ayrılıyor, içinden aynı şekilde bir bebek daha çıkıyor. Onu da açıyorsunuz, bir bebek daha; sayıları 7’ye kadar çıkabiliyor, sonunda artık açılmayan tek parça matruşka bebeğine ulaşıyorsunuz. Ona ulaşana dek çaba harcamanız, bir önce açtığınız bebek ne kadar göze hoş









