Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
Türkiye’de yeni anayasa tartışmaları yeniden gündeme gelirken asıl soru yalnızca metnin nasıl yazılacağı değil, toplumun nasıl bir devlet istediğidir. Çünkü anayasa dediğimiz şey sadece kurumlar arası yetki dağılımı ya da teknik bir hukuk metni değil, aynı zamanda devlet gücünün nerede başlayıp nerede duracağını, toplumun neyi meşru gördüğünü ve vatandaşın devletten ne beklediğini de gösterir. Bu
İstinaf Mahkemesinin görülmedik şekilde CHP’de seçimle işbaşına gelmiş Özgür Özel yönetimini düşürüp Kemal Kılıçdaroğlu’nu geri getirme kararına en ilginç siyasi tepki MHP lideri Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli tam olarak öyle demedi ama belki de işlerin iyice çığırından çıkacağını gördüğü için Kılıçdaroğlu’na “Özel ile anlaş, yeniden başa geçme” demek istedi. Bunu siyasi kuliste konuşulan oyun planı
Geçen hafta butlan-kayyım tartışmalarının saçmalığına ilişkin bir yazı yayınlamıştım. Devamında da siyasi partilerde delegelik sisteminin kaldırılması gerektiğine dair yazımı yayınlamıştım. Aradan çok geçmedi; bugün İstinaf Mahkemesi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayın ve alınan kararların butlanına karar verdiği, bu tarihten sonra yapılan kurultayların ve alınan kararların da iptaline karar verdiği haberi geldi. İstinaf mahkemesinin bu kararı
Gazeteci Alican Uludağ, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve devleti ve yargı organlarını alenen aşağılama suçlamalarıyla hakkında 19 yıl 4 ay 15 güne kadar hapis cezası istenen davanın 21 Ekim’deki duruşmasında tahliye edildi. Ankara 57’inci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada tutulduğu Silivri Cezaevi’nden SEBGİS sistemiyle video bağlantısıyla katılan Uludağ, savcının tutukluluğun devamını istemesine
İstinaf Mahkemesi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’in seçildiği 2023 Kurultayının iptali için açılan “mutlak butlan”, “kesin hükümsüzlük” davasının kabulüne karar verdi. Ankara Bölge Adliye mahkemesi 36’ıncı Hukuk Dairesi 21 Mayıs’ta açıklanan kararında, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin CHP yönetimine dönmesi ve Özel yönetimin daha sonra yaptığı kurultayları da tüm sonuçlarıyla birlikte iptal etti. Karara gerekçe
Yunan seçim mevzuatına göre, en geç mevcut yasama döneminin sona ereceği 27 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılması gereken genel seçimlerin havasına Yunanistan şimdiden girmiş görünüyor. Başbakan Kiryakos Mitsotakis, geçen hafta partisinin Selanik’te yapılan olağan kongresindeki konuşmasıyla seçim kampanyasının fitilini ateşledi. Mitsotakis için Yunanistan siyasetinde ilk defa üst üste üç seçim kazanan başbakan olmak önem taşıyor.
CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video mesajı sadece CHP değil siyaset kulisinde sarsıntıya yol açtı. Kılıçdaroğlu mesajında “temiz siyaset” vurgusu yapıyor, CHP’nin “kirletilmesinin” Atatürk’ün mirasına “ihanet” olduğunu söylüyor ve “Bay Kemal’in ahlak mücadelesini” hatırlatarak “arınma” ihtiyacından söz ediyordu: “CHP bir ulu çınardır. Bu ulu çınarın gölgesi haramın
Son birkaç gündür Türk dış politikasının Batı, yani NATO, Avrupa Birliği cephesinde, Doğu, yani İran-İsrail cephesindeki gelişmelere bağlı önemli hareketlilik gözleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen ay İngiltere ve hafta başında Almanya’daki temaslarından hemen sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı telefon görüşmesi bu çerçevede sayılabilir. Bu görüşmelerin bugün
Cumhuriyet savcılarının soruşturmalarına ve iddialarına göre devletimiz yolsuzluk kaynaklı büyük bir tehditle karşı karşıya olmalı: Suç örgütleri siyasi partileri para ve hileyle ele geçirebilir, parti teşkilatını yolsuzluk omurgasına dönüştürerek yolsuzluğu kurumlaştırabilir, yolsuzluğu devlet idaresine yayabilirmiş. Gerçekten de bugünlerde Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediyelere yönelik soruşturmalarda Ekrem İmamoğlu’nun etrafında örgütlenen CHP’li belediye başkanlarının yolsuzlukla illegal fonlar
19 Mayıs 1919 Türkiye’nin Türkiye olması tarihinin dönüm noktasıdır. Bazı askeri tarihçiler Kurtuluş Savaşının başlangıcını 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi, silah bırakışma anlaşması olarak alırlar. Aslında silah bırakan, bıraktırılmak istenen sadece Osmanlı idaresindeki Türk ordusudur. Ordudaki direniş silah bırakmayı reddetme, saklama şeklinde başlamıştır. Kimi tarihçiler direniş ruhunun aslında 1915 Çanakkale’de ateşlendiği gerçeğinden yola çıkarak Çanakkale’yi








