Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son tercihi Akın Gürlek tarihimizin yargı ve yargı-siyaset ilişkilerinde en derin izler bırakacak, en çok tartışılacak Adalet Bakanı olmaya aday. Erdoğan ona güveniyor. Muhtemelen onda liyakatın ötesinde sadakate önem veren bir damar görüyor; sadece İstanbul performansıyla dağil, daha önce hâkimlik yaptığı dönemde aldığı siyasi nitelikli davalardaki duruşundan da. En son açıktan açığa
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 10 Şubat gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i, Yılmaz Tunç yerine Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi de Ali Yerlikaya yerine İçişleri Bakanlığına atadı. Kararnamede Tunç ve Yerlikaya’nın “görevden aflarını” istediği yazılı ki bu Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde görevden alındıkları şeklinde okunuyor. Her iki devlet görevlisi de şahin isimler olarak biliniyor.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, Esenyurt’un CHP’li Belediye Başkanı Ahmet Özer’i 23 Ocak’taki duruşmasında PKK/KCK üyeliği gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapse mahkûm etmesi, siyasette yeni tartışmalara yol açtı. Beraati bekleniyordu. Gösterilen delil anca lehte delil sayılabilirdi. Bir öğrenciye kiraya verdiği evin kirasını ödeyen babası, bir zaman KCK’dan yargılanıp beraat etmişti ve bu yüzden “örgüt
Halen Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, yasal süreçlere rağmen adaylığının devam ettiğini, kendisinin katılmayacağı bir seçimin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın meşruiyetinin bitmesi anlamına geleceğini söyledi. İmamoğlu, T24’te Cansu Çamlıbel’in yazılı sorularına verdiği yanıtta, hakkındaki yürütülen hukuki süreçlerin, yalnızca kişisel bir mesele olmadığını, siyasi bir araç olarak kullanıldığını
Belki de başlığa CHP varoluşsal krizini bir kurultayla daha aşma çabasında demek daha doğru olurdu. 28-30 Kasım’daki 39’uncu Olağan Kurultay’da yalnızca 17 yıl sonra yeni bir parti programı oylanmakla kalmayacak. CHP lideri Özgür Özel, yönetimde değişiklikler öngörüyor, bir “mücadele” kadrosu kurmak istediğini söylüyor. Gerçi Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Genel Başkan seçildiği 4-5 Kasım 2023’teki 38’inci Kurultay
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ekibinin tutuklu olduğu örgütlü suç soruşturmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 3,900’e yakın sayfalık iddianame düzenlendiği açıklandı. Sosyal medyada dolaşan bir PDF belgenin iddianamenin tamamı olduğu söyleniyor. Sanırım iddianamenin tam sureti olduğunu düşünerek bu belgeyi okuyan bir kısım kanaat önderleri kanaatlerini kamuoyu ile paylaşıyorlar. CHP yapınca suç olan icraat
CHP lideri Özgür Özel’in hafta sonu Bolu’daki parti kampı ardından gazetecilerle sohbetinde dört mesaj öne çıkıyor. CHP yönetimi Ekrem İmamoğlu’nun önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı yapılmayacağı ihtimali üzerine çalışmaya başlamış görünüyor, İmamoğlu’nun adaylığının çok erken ilan edilmesinden ders çıkarmış, aynı hatayı Mansur Yavaş’ta tekrarlamamak için frenli gidiyor, Cumhurbaşkanını halkın seçmesinden dönüş yok diyor ki bir tür
31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı Ekrem İmamoğlu kazanmış, ancak itirazlar üzerine Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) iptal ettiği seçim 23 Haziran 2019’da yenilendiğinde, İmamoğlu bu kez 806.000 oy farkla tekrar kazanmıştı. İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sıfatıyla yurtdışında yaptığı bir konuşmada, o dönem İçişleri Bakanı olan AK Parti milletvekili Süleyman Soylu’nun
Özgür Özel, CHP’yi sadece söylemleriyle değil eylemleriyle konuşturmaya başladı. 10 Ağustos’ta Tokat’ta 44’üncü mitingini yaptı; gerçi o miting değil “eylem” demeyi tercih ediyor, 13 Ağustos Çarşamba İstanbul, Bayrampaşa’da 45’incisini yapacak. CHP Türkiye’nin son yıllarda gördüğü en sıcak yazına, okulların tatilde olmasına, çiftçinin hasatta olmasına rağmen haftada iki defa meydanlarda. Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alındığı
CHP lideri Özgür Özel son yılların en sıcak yazında, Temmuz, Ağustos sıcağında insanları meydanlara çekebiliyorsa bunun tek nedeni yoktur. Daha açık konuşalım. Ağustos sıcağında kalabalıklar kişi Anadolu şehirlerinde, AK Partinin güçlü olduğu şehirlerde meydanları dolduruyorsa, bu sadece o insanların Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yargılanmasına duyduğu tepki nedeniyle değildir. Bu tepki toplumdaki başka rahatsızlıkların, tepkilerin de dışavurumuna









