Bu sabah dünya tek bir krize uyanmadı. Üç ayrı fay hattı aynı saatlerde hareketlendi. Pakistan, Afganistan sınırındaki çatışmayı “açık savaş” olarak tanımladı. İsrail, ABD ile koordineli şekilde İran’ın nükleer tesislerini hedef aldı. İran, misillemeyle Körfez’de ABD varlığına yönelik saldırılara girişti. Aynı anda Rusya–Ukrayna savaşı da sürüyor. Bu tabloyu tekil olaylar olarak okumak yanıltıcı olur. Bu,
Rus orduları dört yıl önce bugün, 24 Şubat 2022’de Ukrayna topraklarına girdi. NATO bu saldırıyı bekliyordu. Covid-19 salgınının travmasını yeni atlatmaya başlamışken, dünya belki de kısık ateşte bir dünya savaşına adım atıyordu. Türkiye, 27 Şubat’ta çatışmayı “savaş” olarak niteledi ve Ukrayna’nın çağrısı üzerine 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişini durdurdu. Rusya yalnızca
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını, bunun “çok korkutucu bir şey olduğunu” ama Avrupa Birliğinin Türkiye’den beklentilerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimince “rehin alındığını” söyledi. Fidan bu açıklamayı NATO Dışişleri Bakanlarının 3 Aralık’ta Brüksel’deki Ukrayna konulu toplantı ardından yaptı. Son zamanlarda Rusya’yla ticaret yapan gemilere Türk münhasır ekonomik bölgesinde Ukrayna’nın
Polonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırısı sırasında kendi hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Rus dronlarını düşürdü. Böylelikle Rusya-Ukrayna arasında 2022’den bu yana devam eden savaşa ilk kez bir NATO üyesi fiilen dahil oldu. Polonya Başbakanı Donald Tusk 9 Eylül’ü 10 Eylül’e bağlayan gece, ülkesinin hava sahasının çok sayıda Rus dronu tarafından ihlal edildiğini ve aralarında
Ukrayna 2 Haziran’da çatışma hattının 4000 km ötesine dek varan mesafedeki Rus hava üslerine “Örümcek Ağı” adını verdiği bir insansız hava araçları saldırısıyla, nükleer başlık taşıyabilecek kapasitedeki çok sayıda ağır bombardıman uçağını tahrip etti. Böylece Rusya hava kuvvetlerine büyük zayiat verdirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, saldırının 18 aydır süren gizli bir planın sonucu olduğunu açıkladı.
Bir gün önce Ukrayna’nın Rusya’ya dron filosuyla hava saldırısı yürütmesine rağmen iki ülke üst düzey heyetleri 2 Haziran’da İstanbul’da yeniden bir araya geldi. Bir saat kader süren görüşmede tarafların Türkiye aracılığıyla belge değişiminde bulunduğu ve bütün hasta ve 25 yaş altı savaş tutsaklarını kapsayan bir takas üzerinde anlaşma sağlandığı bildiriliyor. Dışişleri Sözcüsü Öncü Keçeli, toplantının “Olumsuz
Donald Trump, ikinci kez ABD Başkanlığı koltuğuna oturduğunda, Ukrayna’daki savaşı “bir günde” bitireceği vaadiyle dünya kamuoyunun ilgisini çekmişti. Putin’le geçmişten gelen “özel” ilişkisine güvenen Trump, Kremlin’i masaya oturtabileceğini ve savaşı ani bir hamleyle sona erdirebileceğini iddia ediyordu. Ancak yeniden başkanlık görevine başlamasından bu yana ne barış sağlanabildi ne de somut bir ateşkes ilanı geldi. Aksine,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a 15 Mayıs’ta Tiran’da yapılan Avrupa Siyasi Topluluğu dönüşünde uçakta Lozan Antlaşmasını sordular. PKK 12 Mayıs’ta açıkladığı 5-7 Mayıs fesih kongresi kararlarında Türkiye’deki Kürt sorununun kaynağı olarak 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşmasını göstermişti. PKK’ya göre Lozan’dan birkaç ay sonra 29 Ekim 1923’te ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin “tapu senedi” sayılan Lozan, Kürtleri “imha”
Rusya-Ukrayna görüşmeleri Türkiye’nin ev sahipliğinde, ABD’nin de katkısıyla İstanbul’da yapılıyor. Böylece 2022’de savaşın başlaması ardından iki ülke arasında yapılan iki görüşme ardından üçüncüsüne de Türkiye’nin arabuluculuğu ile gerçekleşiyor. Bir başka açıdan baktığımızda modern tarihte eşine az rastlanır bir görünümle karşı karşıyayız. Gelişmeler Rusya-Ukrayna, Suriye ve Kürt sorunu konularında eş zamanlı diplomatik çözüm gayreti olarak yorumlanabilir.
- 1
- 2









