Gazeteci-Yazar
Muhalefete garantili seçim kaybetme dersleri de nereden mi çıktı? Çünkü muhalefet son aylarda, özellikle son haftalarda adeta iktidardan çok kendi içinde didişiyor görüntü içinde. Adeta Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki bu önemli seçimi kaybetmeye çalışıyor. Ben de Türkiye’nin yakın geçmişinden muhalefete seçim kaybettirmiş garantili örnekler vermek istedim. Belki kendi içlerinde bu kadar didişip seçmenlerini daha da üzmeden
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Yunanistan’ın Türkiye’ye düşmanca davrandığını ve NATO’nun “Bu şımarıklığa dur deme zamanının geldiğini” söyledi. Akar bu uyarısını 24 Aralık’ta Ankara’daki Bakanlık Karargâhında 2022 yılını değerlendirdiği basın toplantısında yaptı. Akar, Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini desteklediğini ancak iki ülkenin önce terörle mücadele konusunda verdikleri sözleri yerine getirmesinin gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Suriye
“Biz işimize bakıyoruz, kim ne diyor diye de aldırmıyoruz” diyor isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir güvenlik kaynağı; Suriye ve Irak’taki operasyonlar üzerine konuşuyoruz. Operasyonlar konusuna Twitter’da yayınlanan bir fotoğraf üzerine başladığımız konuşma sırasında geldik. O yüzden güvenlik yetkilisinin başka ne dediğinden önce yukarıda gördüğünüz o fotoğraftan başlayacağız. Oradan dün, 22 Aralık akşam saatlerinde Dışişleri
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı 21 Aralık’ta, aynı zamanda lideri olduğu AK Parti grubunda izliyorum bir yandan not alıyorum. Toplantı sonrası Erdoğan’ın önceki bakanlarından Çağatay Kılıç “Ne kadar sert not alıyordunuz?” diye takıldı kuliste; “Not almanın serti yumuşağı mı olur? Niyet okumayın” diye şakayla karşılık verdim. Ama bir yandan konuşmasından notlar alırken diğer yandan Erdoğan’ın birkaç yıl
“İmamoğlu büyük lokmadır, boğazınızda kalır, boğarız, boğarız!” CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 20 Aralık’ta partisinin TBMM Grup toplantısına davet ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu görevden alabileceğini söyleyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu böyle uyarıyordu. Doğru, 2019 seçiminden bu yana İmamoğlu lokması AK Parti’nin boğazında kalmıştı ama CHP için de kolay lokma olmadığı görülmüştü. Dün Meclis’teki
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, özellikle de verilen haksız cezadan sonra seçimde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı alt edeceği yolunda hem iktidar hem muhalefet cephesinde yaygın bir inanç var. CHP yönetim ve örgütü ise Genel Başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı görmek istiyor. İYİ Parti saflarından ortaya atılan “seçilebilecek aday” talebi CHP ve diğerlerine bu seçimin Altılı Masa
Altılı Masa liderlerinin 15 Aralık’ta Saraçhane’de Ekrem İmamoğlu’na destek mitingi, fiilen seçim kampanyalarının başlangıcı oldu. Yüzbinden fazla insan uzun aradan sonra yapılan haksızlığı protesto etti. Saraçhane mitingi çağrısını yapan bir gün önce uyduruk bir hakaret suçlamasıyla hapis ve siyaset yasağı cezasına çarptırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu tarafından yapılmıştı. Başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na uyduruk bir hakaret suçlamasıyla verilen 2 yıl 7 ay 15 gün cezanın amacı sadece İmamoğlu’nu siyaset dışına itmek değildi. Sadece böylece Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı zorlayacak bir aday adayını devre dışı bırakmak değildi. Aynı zamanda 2019’de CHP’nin AK Parti’den seçimle aldığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yargı kararı üzerinden el koymaktı.
TÜSİAD’ın 14 Aralık’taki Yüksek İstişare Konseyi öncesinde 13 Aralık akşamı Ankara Marriott Otel’de verdiği davet, son yıllarda görülmeyen yoğunlukta siyasetçi ilgisi çekti. Bunda TÜSİAD Başkanı Orhan Turan’ın bütün siyasi partileri yakın markaja almasının da payı vardı ama asıl değişen siyasi iklimi gösteriyordu. Covid-19 salgını öncesinde yine aynı otelin salonunda, yine bir YİK öncesinde verilen davete
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 12 Aralık Kabine toplantısı ardından, olayın patlamasından bu yana ilk kez sistematik tecavüz olayı hakkında konuştu. Sözleriyle sadece iki gün önce Emine Erdoğan’ın gerisinde kalmadı aynı zamanda ağır gaflar da yaptı. Gaflardan birisi feci olayı tarifi, diğeri de İsmailağa Cemaatini isim vermeden “inanç temsilcisi kurum” ilan ederek kollama çabasıydı. Erdoğan’ın şu sözleri









