Gazeteci-Yazar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 23 Ekim’de 10 batılı büyükelçiyi istenmeyen kişi (persona non grata) sayarak sınır dışı etmek için Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na talimat verdiğini söylemesinin ciddi sonuçları olacağı görülüyor.Bunu anlamak için ne diplomasi ne de ekonomi dehası olmak gerekiyor. Erdoğan’ın Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ortak açıklama yayınlayan ABD, Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç, Norveç, Danimarka,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a toz kondurmayan bir iş insanıyla Merkez Bankasının Türk lirasını ABD doları karşısında (22 Ekim sabahı itibarıyla) 1’e 9,6 düzeyine düşüren kararı üzerine konuşuyorduk. Geçmişte MB Para Politikası Kurulunda da bulunmuş iktisatçı Fatih Özatay’ın, bu kararı “İktisat bilimiyle açıklanamaz” diye nitelemesine karşı, son iki yılda zaman zaman çalışanlara maaş ödeme sıkıntısına düşen bu
Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği TÜSİAD önceki yıllarda hükümetlere verdiği siyasi-sosyal içerikli mesajlarıyla bilinirdi. Neticede ekonomiyi hukuktan, siyasetten, dış politikadan ayırmak mümkün değildi. Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan daha başbakanlığı döneminde bu mesajları kendisine tehdit olarak algılamaya başladı. Ne de olsa geçmişte TÜSİAD’ın Bülent Ecevit hükümetine çıkışı, 12 Eylül 1980 darbesine giden yolda bir dönüm
İlk bakışta bürokrasi kavgası CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun 16 Ekim’de bir videoyla bürokratları 18 Ekim, yani bugün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kabinesinin “illegal isteklerine” imza atmama çağrısıyla başlamış görünüyor. Kılıçdaroğlu’nun sözleri tam olarak şöyle.• “Siz Erdoğan ailesinin değil, bu devletin şerefli memurlarısınız. Kâmil akla gelmeniz için, Kılıçdaroğlu abinizin, amcanızın bu size son çağrısıdır: 18 Ekim Pazartesi
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun öğle saatlerinde Twitter üzerinden saat 15.30’da Merkez Bankasına gideceğini açıklaması sadece siyaset değil ekonomi dünyasında da dikkatleri uyandırdı. Kılıçdaroğlu’nun sabah saatlerinde Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile görüşme talep ettiği, onun da gecikmeden talebi kabul ettiği bilgisi var. Böyle bir ziyaretin daha önce örneği yoktu. Muhalefet liderlerinin Merkez Bankası başkanlarıyla
Türk lirası 11 Ekim akşam saatlerinde tarihinin en değersiz düzeye düştü: 1 ABD doları 9 lira oldu. Ne 2001 mali krizinin yaşandığı sırada ne de 1970’lerin kırılgan koalisyonlar döneminde liranın değeri bu kadar düşmüştü.İktisatçılar bu rekor değer kaybını Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumuna bağladı. Kavcıoğlu, döviz kurundaki yükselişin faizi
Ne yazık ki Türkiye son yıllarda batıda seçim kazanmak isteyen siyasilerin topluma hedef gösterdiği bir ülke haline geldi. Batı’nın “ötekisi”, Rusya ile, Çin ile didişmek istemeyen Batılı liderlerin dişlerine göre seçtiği bir “dış düşman” gibi gösteriliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve dar çevresi bunu izlenen dış (ve artık iç) siyasetlerinin doğruluğuna kanıt olarak sayabilir, ama Türkiye
Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) 3 Ekim 2021’den başlayarak Pandora Belgeleri adı altında yaklaşık 100 ülkeden binlerce zenginin servetlerini hangi yollardan ülke dışına çıkardıklarını yayınlamaya başladı. İster iş dünyasından ister spor, sanat dünyasından olsun tanınmış isimler servetlerini yurt dışına çıkararak sadece vergiden değil ülkelerindeki istikrarsızlıklardan da kaçınmak istiyorlardı. Bunun için de çoğunlukla İngiltere’nin egemenlik alanında
Türkiye’nin ABD’ye 40 yeni F-16 uçağı ve 80 güncelleştirme takımı almak için başvurduğu açıklandı. ABD, Türkiye Rusya’dan S-400 hava savunma füzesi aldığı için ABD tarafından F-35 programından çıkarılmış, parasını ödediği uçaklara el konulmuş ve yaptırımlara maruz kalmış durumdayken yapılan bu talep ilgilenenleri şaşırttı. Oysa Türkiye’nin ABD’den mevcut koşullarda yeni F-16 alımı için başvurması hem ABD









