Gazeteci-Yazar
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği 23 Ekim’de temsilciliklerini vize işlemlerine kapattı, bunu da yazılı bir “Güvenlik Alarmı” ile duyurdu.Bu pek sık ve alışık olunan bir gelişme değil. Çünkü oldukça ayrıntılı. Duyuruda “Türkiye’deki ABD misyonu İstanbul’daki ABD vatandaşları ve diğer yabancıların yanı sıra, İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu dahil Türkiye’deki muhtemel diğer yerlere yönelik muhtemel terör saldırıları ve insan kaçırmalar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Covid’den iyi korunuyor. Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanına yakın çalışan ekibe de her gün test yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanını Covid’den koruma çerçevesinde yanına yaklaşacaklara önceden test yaptırma zorunluluğu sayesinde bazı milletvekillerinin de “pozitif” olduğu ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı, ailesi, yakın ekibi Covid’den iyi korunuyor ama Türkiye’de yaşayanların geri kalanı maske kullanma tavsiyelerine emanet.Reuters haber ajansının
Adeta mezarlıkta ıslık çalarak korkularını yok saymaya benziyor Ankara’nın Covid salgını karşısındaki durumu. Denizin bittiği aşamaya geliyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümeti sıkı Covid önlemlerini yeniden devreye almak zorunda kalacak. Ancak bunun geciktirildiği her gün riskin artma ihtimali var. Sağlık Bakanlığının kurallara uymadan deneysel ilaç kullanımına göz yumması gibi yollar çıkış değil. Dünya Sağlık Örgütünün son
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan cumhurbaşkanlığını seçimini ikinci turda oyların yüzde 51,7’sini alan Başbakan Ersin Tatar kazandı. 2015’ten bu yana cumhurbaşkanlığını yürüten Mustafa Akıncı ise yarışı yüzde 48,3 ile kaybettikten sonra siyaseti bıraktığını ilan etti. Tatar en önemli desteği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan almıştı. Erdoğan, Tatar seçilirse Ankara ve Lefkoşa’nın uyum içinde çalışacağı mesajını vermişti.Tatar’ın cumhurbaşkanlığı,
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun epey bir yıldır kafa patlattığı “CHP nasıl iktidar olur?” sorusu, gazeteci Fikret Bila’nın son kitabının başlığı. Siyaseti kırk yıldır izleyen değerli meslektaşım ve arkadaşım Bila’nın CHP ve merkez soldaki diğer partiler üzerine bilgi ve gözleminin o partilerin yöneticilerinin çoğundan fazla olduğuna inanırım. Kitabın yazılma sürecinde de birkaç kez bir araya gelip
Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Anayasa Mahkemesi üzerine 15 Ekim’de yaptığı çıkış yalnızca tartışmayı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin çekmeye çalıştığı zeminden çıkarmakla kalmıyor. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığından ayrılmasından bu yana yaptığı en siyasi çıkış.“Yüksek yargı mensuplarının veya herhangi bir hâkimin siyasi görüşlerini, polemikli görüşlerini sosyal medya vasıtasıyla paylaşmasını çok yanlış bulurum. Devletin yüksek kademelerinde görevli
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve seçim ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli erken seçim olmayacağını, seçimlerin 2023 Haziran’ında yapılacağını tekrarlıyor. DEVA Partisi lideri Ali Babacan ise Erdoğan’ın erken seçime gideceği iddiasında ısrar ediyor. O kadar ki, şimdiye dek “2021 ya da 2022” olarak yaptığı tahmini “2021’in ikinci yarısı ila 2022’nin ilk yarısı” olarak daha da daralttı. Ama
İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi 13 Ekim’de aldığı kararla Anayasa Mahkemesi’nin gazeteci-siyasetçi Enis Berberoğlu’nun yeniden yargılanması gerektiği kararını reddetti. Mahkeme, AYM’yi değil, kararı daha önce onaylayan Yargıtay’ı esas alacağını da beyan etmiş oldu. Böylece AYM’nin yüksek mahkeme özelliği delinmiş, yaptırım gücü elinden alınmış oldu. Çünkü Anayasa Mahkemesinin yaptırım gücü yargı ve siyasi iktidar onu en üst
Muhalefet değişmeden iktidar değişir mi? Bu sorunun en çok muhalefetteki parti yönetimlerini rahatsız edeceği açık. Ama hem dünya siyasetinde hem Türkiye siyasetindeki örnekler, özellikle de siyasette tıkanmanın olduğu dönemlerde değişimin muhalefetten başladığı, belki de başlaması gerektiğini gösteriyor.Bu soruyu son olarak Ayhan Bilgen gündeme taşıdı; Kars’ın seçilmiş ama şimdi tutuklanmış, il valisi yerine kayyum atanmış HDP’li
Bir yol bulup Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı FETÖ’ye ya da PKK’ya destekçidir diye ya da Soros’çudur, ne bileyim ulusalcıdır diye hapse atmak mümkün olsaydı belki işler daha kolay olurdu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim rüşveti olduğu apaçık desteklerle 11 Ekim cumhurbaşkanlığı seçiminde arkasında durduğu Başbakan Ersin Tatar belki daha iyi sonuç alırdı. Belki









