Evet, şimdi önümüzdeki tablo değişmedikçe 1 Mayıs’ın marjinalleşmesi, giderek geniş halk kitlelerine yabancılaşması kaçınılmaz görünüyor. Bunu başta CHP olmak üzere emeğin ve emekçinin (ve artık giderek emeklinin de) haklarına değer veren bütün partilerin ve işçi sendikalarının değerlendirmesinde yarar var. Bu 1 Mayıs’tan 1 Mayıs’a hatırlanmayacak kadar ciddi bir durum. Ve hayır, bu bir “İktidar 1
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi’nde 2 Mayıs’ta bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezi’nde yapılan toplantı yaklaşık bir buçuk saat sürdü. İkili görüşme formatındaki görüşmede CHP Milletvekili Emekli Büyükelçi Namık Tan ve AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş hazır bulundu. Elitaş, CHP
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Güney Afrika Cumhuriyet, tarafından İsrail’in Gazze’de soykırım suçu işlediği iddiasıyla Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı davaya müdahil olacağını duyurdu. Gerekli belgelerin kısa sürede UAD’ye sunulacağını söyleyen Fidan bu kararı 1 Mayıs’ta Ankara’da Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi ile ortak basın toplantısında açıkladı. Ankara böylelikle UAD’de İsrail aleyhine karar çıkmasını sağlamayı
Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar 28 Nisan’da İngiliz Financial Times gazetesine ABD enerji devi Exxon Mobil ile 1,1 milyar dolar tutarında 2,5 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alımı için görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı. Bakan, Türkiye’nin “tek bir tedarikçiye” bağlı kalmamak için kaynaklarını çeşitlendirme gereğinden söz ediyordu; kast ettiği Rusya idi. Nitekim ABD Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden Vedant
1 Mayıs’ta sadece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın izin verdiği yerler emekçilerin, emeklilerin, sesini duyurmak isteyenlerin Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarına açık. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “İzin vermeyeceğiz” demesi yetmedi. CHP lideri Özgür Özel bunun üstüne TBMM Kürsüsünden “Taksimi kapatmak Anayasaya aykırı” deyince bu defa sözü Erdoğan aldı. İşçi ve İşveren temsilcilerinin birlikte yer aldığı Çalışma Meclisi
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in 2 Mayıs’ta görüşmesi bekleniyor. Bu önemli görüşmenin yapıcı bir havada gerçekleşeceğini, şartların iki politikacıyı da ülkemiz için olumlu sonuçlar ortaya çıkarmaya zorlayacağını düşünüyorum. Zira, 2023’teki genel seçimlerde Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanlığı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çoğunluğunu,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 29 Nisan’da MHP lideri Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret edeceği basına duyurulmamıştı ama muhtemelen iki tarafın kurmayları da biliyordu. Cumhur ittifakının iki ortağının 31 Mart yerel seçim yenilgisi ardından ilk buluşması olacaktı. Birkaç gün sonra, 2 Mayıs’ta da Erdoğan, CHP lideri Özgür Özel’le görüşecekti. Sekiz yıl aradan sonra AK Parti ve CHP liderleri
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, resmi şehir ambleminin değiştirilmesi konusunda girişimde bulunacağını açıkladı. ABB’nin X hesabından yapılan duyuruda, gelen “yoğun başvurular” ardından önerinin ABB Meclisine önerilmesine karar verildiği söylendi. Bunun nedeni, amblem değişikliğinin Meclis’in üçte iki çoğunluğuna bağlı olması ve CHP’nin üçte iki çoğunluğa sahip olmaması olarak açıklandı. ABB Başkanlığı açıklaması şöyle: “31 Mart 2024 Yerel
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Anayasa değişikliğini önündeki önemli sorunları perdeleyip dikkatleri dağıtmak için adeta bir sis bombası gibi kullanıyor. Hukuk Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 28 Nisan gecesi, Erdoğan’ın CHP lideri Özgür Özel ile görüşmesine günler kala yayınladığı “Yeni Anayasa’nın Ana İlkeleri Neler Olabilir” metni dahi tek başına bu girişimin muhalefetin tepkisini çekip dikkat dağıtma amaçlı olduğunu gösteriyor.
Meral Akşener biraz gecikmeyle de olsa Batı demokrasilerinde izlenen hatta benzer bir hat izledi. Önce 2023 seçimlerinde kendisine hata payı çıkararak olağanüstü kurultay ilan etti. 2024 seçimlerinde seçime müttefiksiz girme politikasının başarısızlığını de üstlenerek -önceden olmayacağını söylemesine rağmen- 27 Nisan’da liderlik koltuğuna yeniden aday olmasını isteyenlere aldırmadı. Veda konuşmasını yaptı, kurultayın sonuçlanmasını beklemeden de Ankara









