Depremlerin yarattığı olağanüstü şartlar altında da olsa, sağlıklı bir demokrasi için gelecek seçimlerin yapılabilmesi son derece önemlidir. Bu seçimlere Cumhuriyet tarihinin en derin ve uzun dönemli ekonomik krizinin içinde yaklaşırken bir de deprem kaosuyla karşı karşıya kaldık. Bu zor günlerden geçerken seçim konuşmak istemesek de bu günlerin de geçeceğine dair inancımızı koruyarak, ülkenin yeni gündeminde
Büyük bir deprem afetiyle sarsıldık. Bu derece büyük afetlerin siyasi sonuçları olması neredeyse kaçınılmaz olur. Afetler, “insanı korumanın en iyi yolu nedir?” sorusunu hatıra getirir çünkü. Öte yandan, ekonomik krizlerin veya savaş, terör gibi güvenlik krizlerinin siyasi sonuçları daha kolay tahmin edilebilirken, afetlerin siyasi etkilerini öngörmek daha zordur. Örneğin, ekonomik şoklar genel olarak iktidarlar açısından
Korkunç bir afet yaşamaktayız. Türkiye yaralarını sarmaya çalışıyor, bu epey de sürecek gibi görünüyor. Belki de bu afetten sonra Türkiye kendisine yeni bir format atacak. Bunu yaşayarak göreceğiz. Öte yandan, yanı başımızda İran, 1979 İslam Devriminden sonra yeni bir devrimin eşiğinde. Gözünüzden kaçmasın istedim. İran’da Mehsa Amini’nin öldürülmesi sonrası protesto gösterilerini tüm dünya gibi sosyal
Türkiye’yi sarsan, hayatları söndüren deprem silsilesi Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan’ı da seçim taktiğini değiştirmek zorunda bıraktı. Hem Ankara’da iktidar çevrelerinden alınan izlenim hem de Erdoğan’ın son hamle ve çıkışları Cumhurbaşkanının devletin yapacağı deprem onarım ve yeniden inşa faaliyetini AK Parti’nin seçim kampanyasına dönüştürme hazırlığında olduğunu gösteriyor. Bu taktik deprem felaketi ardından yaşanan
Pandemi boyunca zorunlu uzaktan eğitime geçen yükseköğretim kurumları, bu sürecin yönetilmesinde tecrübe eksikliğinden de kaynaklanan birçok sorun yaşamış ve yanlış politikalar sonucunda bu süreç büyük oranda başarısızlık ile sonuçlanmıştır. Deprem bahanesi ise üniversiteleri tekrar zorunlu uzaktan eğitime geçirme kararının öğrencilerin, öğretim elemanlarının ve üniversitenin faydasına olmadığı aşikâr. Toplumda oluşan ortak kanı, üniversitelerin zorunlu online eğitime
1999 Gölcük depreminde aile üyelerimizin bir kısmını Yalova’da tatil yaptıkları sitede kaybettik. Oturdukları yapı zikzaklar yapan ve sekizgen biçiminde sonlanan bir bloktu. Sekizgenin olduğu kısım ayakta kalmış, geri kalanında katlar birbiri üstüne yığılmıştı. Sonradan enkaz ve çevresinin fotoğraflarını, binanın projesini gören mühendis arkadaşlar yerleşim yoğunluğunun zemin karakterine uygun olmadığı ve yapının taşıyıcı sistem tasarımı açısından
Deprem felaketi ülkenin üzerine karabasan gibi çöktü. Görülmemiş boyuttaki can ve mal kaybı herkesin yüreğini dağladı. Yaraların sarılmasından sorumlu kişi ve kurumların sergilediği ibret verici beceriksizlik acıların daha da artmasına yol açtı. Bazı gerçekler apaçık görünür hale geldi. Deprem, “uzaya sert iniş yapacağız” şeklindeki içi boş söylemlerle ülke yönetmenin maliyetinin ne kadar ağır olduğunu bütün
Kahramanmaraş’taki depremlerin ardından ağır hasar alan Hatay’da 20 Şubat saat 20:04’te 6.4 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre Hatay’ın Defne ilçesinde meydana gelen depremin ardından en büyüğü 5,8 olmak üzere 32 artçı deprem yaşandı. Depremlerin ardından AFAD 21 Şubat saat 9:00 itibariyle 6 kişinin hayatını kaybettiğini 294 kişinin yaralandığını açıkladı. Önceki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Şubat’ta depremden en çok etkilenen şehirlerden olan Hatay’ı ziyaret ederek şehirde incelemelerde bulundu. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ardından bölgede inceleme yapmak için ziyaret düzenleyen Erdoğan ve Bahçeli ilk olarak Hatay’a gitti. Cumhurbaşkanı ve MHP lideri Hatay ziyaretinin ardından Kahramanmaraş’a
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Kahramanmaraş depremlerinde askerin geç müdahale ettiği eleştirileri, bunun da can kayıplarını arttırdığı suçlamalarına yanıt verirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk sarsıntıdan itibaren yaptıklarının bir dökümünü verdi. Bu döküm askeri birliklerin 7,7 büyüklüğündeki ilk sarsıntının saat 04 .17’den itibaren neler yaptığının, yine “ceride” olarak adlandırılan askeri kayıt sistemine göre neler yaptığını söylüyor.









