Adeta mezarlıkta ıslık çalarak korkularını yok saymaya benziyor Ankara’nın Covid salgını karşısındaki durumu. Denizin bittiği aşamaya geliyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümeti sıkı Covid önlemlerini yeniden devreye almak zorunda kalacak. Ancak bunun geciktirildiği her gün riskin artma ihtimali var. Sağlık Bakanlığının kurallara uymadan deneysel ilaç kullanımına göz yumması gibi yollar çıkış değil. Dünya Sağlık Örgütünün son
Deneysel yaklaşım Bir önceki yazımda Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci’nin, verilerinden sorumlu olduğu Bakanlığın verilerini yalanlayan makalelerinden ve bu çalışmalara imzasını koyan tuhaf araştırma ekibinden bahsetmiştim. Maşallah Sayın Bakan Yardımcısının, bir yandan pandemi ortasında veri toplama, analiz, rapor etmek gibi zor bir işin en üst düzey sorumlusuyken, bir yandan da spektrumu lösemili Covid hastalarına uzanan
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan cumhurbaşkanlığını seçimini ikinci turda oyların yüzde 51,7’sini alan Başbakan Ersin Tatar kazandı. 2015’ten bu yana cumhurbaşkanlığını yürüten Mustafa Akıncı ise yarışı yüzde 48,3 ile kaybettikten sonra siyaseti bıraktığını ilan etti. Tatar en önemli desteği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan almıştı. Erdoğan, Tatar seçilirse Ankara ve Lefkoşa’nın uyum içinde çalışacağı mesajını vermişti.Tatar’ın cumhurbaşkanlığı,
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun epey bir yıldır kafa patlattığı “CHP nasıl iktidar olur?” sorusu, gazeteci Fikret Bila’nın son kitabının başlığı. Siyaseti kırk yıldır izleyen değerli meslektaşım ve arkadaşım Bila’nın CHP ve merkez soldaki diğer partiler üzerine bilgi ve gözleminin o partilerin yöneticilerinin çoğundan fazla olduğuna inanırım. Kitabın yazılma sürecinde de birkaç kez bir araya gelip
Önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Anayasa Mahkemesi üzerine 15 Ekim’de yaptığı çıkış yalnızca tartışmayı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin çekmeye çalıştığı zeminden çıkarmakla kalmıyor. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığından ayrılmasından bu yana yaptığı en siyasi çıkış.“Yüksek yargı mensuplarının veya herhangi bir hâkimin siyasi görüşlerini, polemikli görüşlerini sosyal medya vasıtasıyla paylaşmasını çok yanlış bulurum. Devletin yüksek kademelerinde görevli
2018 yılının Kasım ayında Nature dergisi akademik zorbalıkla ilgili bir haber yayınlamıştı. Haber, aynı yılın ağustos ayında, İngiltere’nin önde gelen bilim merkezlerinden biri olan Londra Kanser Araştırma Enstitüsü’nün akademik zorbalık suçlamaları ile sarsıldığından bahsediyordu. Enstitünün tanınmış araştırmacılarından Nazneen Rahman, personeline zorbalık yaptığı iddialarının araştırılmasının ardından enstitüden istifa etmişti. Bu suçlamaların hemen sonrasında benzeri görülmemiş bir
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve seçim ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli erken seçim olmayacağını, seçimlerin 2023 Haziran’ında yapılacağını tekrarlıyor. DEVA Partisi lideri Ali Babacan ise Erdoğan’ın erken seçime gideceği iddiasında ısrar ediyor. O kadar ki, şimdiye dek “2021 ya da 2022” olarak yaptığı tahmini “2021’in ikinci yarısı ila 2022’nin ilk yarısı” olarak daha da daralttı. Ama
Kargo geldi. Heyecanla paketi açıyorum. İşte beklediğim kitap: Ahmet Hâşim’in Frankfurt Seyahatnâmesi. Kırmızı Kedi daha önce pek çok defa basılan kitabı bu kez dönem fotoğraflarıyla basmış. Ekim ayı demek Frankfurt kitap fuarı demek ama… Heyecanlıyım. Bu kitabı sipariş etmemin bir nedeni var. Çünkü dünyanın herhangi bir köşesindeki bir yayıncı için Ekim ayı demek Frankfurt Kitap
İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi 13 Ekim’de aldığı kararla Anayasa Mahkemesi’nin gazeteci-siyasetçi Enis Berberoğlu’nun yeniden yargılanması gerektiği kararını reddetti. Mahkeme, AYM’yi değil, kararı daha önce onaylayan Yargıtay’ı esas alacağını da beyan etmiş oldu. Böylece AYM’nin yüksek mahkeme özelliği delinmiş, yaptırım gücü elinden alınmış oldu. Çünkü Anayasa Mahkemesinin yaptırım gücü yargı ve siyasi iktidar onu en üst
Muhalefet değişmeden iktidar değişir mi? Bu sorunun en çok muhalefetteki parti yönetimlerini rahatsız edeceği açık. Ama hem dünya siyasetinde hem Türkiye siyasetindeki örnekler, özellikle de siyasette tıkanmanın olduğu dönemlerde değişimin muhalefetten başladığı, belki de başlaması gerektiğini gösteriyor.Bu soruyu son olarak Ayhan Bilgen gündeme taşıdı; Kars’ın seçilmiş ama şimdi tutuklanmış, il valisi yerine kayyum atanmış HDP’li









