Didem Ermiş – Görgün Taner 6 Şubat’ta meydana gelen deprem felaketi, hepimizde büyük bir şok etkisi yarattı. On binlerce insanın hayatını kaybettiği bu büyük afet, depremden doğrudan etkilenen on bir ilin dışında da tüm ülkeyi büyük bir acıya, yasa boğdu; çok acil, yaşamsal ihtiyaçları ortaya çıkardı. Bireyler ve atik bir şekilde harekete geçen sivil girişimler
1999 Depremi’nin üzerinden daha çeyrek asır bile geçmeden, nasıl bir başarıyla her şeyi “unuttuğumuz” galiba yaşadığımız felaketin en büyük dersi olacak. Görünüş o ki neredeyse hiçbir sonuç çıkartmamışız. Onbir ili etkileyen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleriyle aynı acıları misliyle tekrar yaşadık. Dünya aradan geçen süre içinde çok büyük değişikliklere tanık oldu. Örneğin, Gölcük Depremi’nde daha
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ziyaret amacıyla bulunduğu Adıyaman’da 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından yıkıma uğrayan ilde etkili bir biçimde çalışma yürütemediklerini belirterek “sizden helallik istiyoruz,” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın ifadesi tartışma yarattı. 27 Şubat’ta MHP Lideri Devlet Bahçeli ile birlikte depremden etkilenen Adıyaman şehir merkezi ve Gölbaşı ilçesini ziyaret eden Erdoğan depremzedelerle bir araya geldi,
Kızılay’ın çadır üretme amacıyla kurulan kendi iştirakı Kızılay Çadır Tekstil A.Ş.’nin insani yardım için kurulan AHBAP derneğine 10 ili yıkıp geçen depremin üçüncü gününde çadır satışı yapması ülke gündemine oturdu. Tartışmaların ardından Kızılay Başkanı Kerem Kınık, önce sosyal medya hesabından, ardından CNN Türk yayınında açıklamalarda bulundu. Kızılay’ın AHBAP’a çadır satışı ile ilgili tüm bu açıklamalar
Dün artan can kayıplarının arasında kalan bir haber, deprem felaketinin siyasetin fay hatlarında nasıl değişikliklere yol açtığına bir örnek oluşturdu. Bu örnek, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a gönderdiği taziye mesajıydı. Türkiye’de can kayıplarının 43 bin 500’ü geçtiğinin açıklandığı 22 Şubat günü, Suriye’de deprem nedeniyle can kayıplarının da 6 bin 600’ü geçtiği duyurulmuştu.
1999 Gölcük depreminde aile üyelerimizin bir kısmını Yalova’da tatil yaptıkları sitede kaybettik. Oturdukları yapı zikzaklar yapan ve sekizgen biçiminde sonlanan bir bloktu. Sekizgenin olduğu kısım ayakta kalmış, geri kalanında katlar birbiri üstüne yığılmıştı. Sonradan enkaz ve çevresinin fotoğraflarını, binanın projesini gören mühendis arkadaşlar yerleşim yoğunluğunun zemin karakterine uygun olmadığı ve yapının taşıyıcı sistem tasarımı açısından
Deprem felaketi ülkenin üzerine karabasan gibi çöktü. Görülmemiş boyuttaki can ve mal kaybı herkesin yüreğini dağladı. Yaraların sarılmasından sorumlu kişi ve kurumların sergilediği ibret verici beceriksizlik acıların daha da artmasına yol açtı. Bazı gerçekler apaçık görünür hale geldi. Deprem, “uzaya sert iniş yapacağız” şeklindeki içi boş söylemlerle ülke yönetmenin maliyetinin ne kadar ağır olduğunu bütün
Kahramanmaraş’taki depremlerin ardından ağır hasar alan Hatay’da 20 Şubat saat 20:04’te 6.4 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre Hatay’ın Defne ilçesinde meydana gelen depremin ardından en büyüğü 5,8 olmak üzere 32 artçı deprem yaşandı. Depremlerin ardından AFAD 21 Şubat saat 9:00 itibariyle 6 kişinin hayatını kaybettiğini 294 kişinin yaralandığını açıkladı. Önceki
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Şubat’ta depremden en çok etkilenen şehirlerden olan Hatay’ı ziyaret ederek şehirde incelemelerde bulundu. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ardından bölgede inceleme yapmak için ziyaret düzenleyen Erdoğan ve Bahçeli ilk olarak Hatay’a gitti. Cumhurbaşkanı ve MHP lideri Hatay ziyaretinin ardından Kahramanmaraş’a
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Kahramanmaraş depremlerinde askerin geç müdahale ettiği eleştirileri, bunun da can kayıplarını arttırdığı suçlamalarına yanıt verirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk sarsıntıdan itibaren yaptıklarının bir dökümünü verdi. Bu döküm askeri birliklerin 7,7 büyüklüğündeki ilk sarsıntının saat 04 .17’den itibaren neler yaptığının, yine “ceride” olarak adlandırılan askeri kayıt sistemine göre neler yaptığını söylüyor.









