Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) nin iki eski eş başkanı Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş altı yıla yakın bir süredir cezaevinde tutuluyor. Demirtaş, Edirne Cezaevinden yazdığı yazılarla Türkiye kamuoyuna sesini duyurmaya devam ederken Yüksekdağ ile ilgili Anayasa Mahkemesinin (HDP) verdiği karar, iki eş başkanın tutukluluklarını gündeme taşıdı. Anayasa Mahkemesi Yüksekdağ’ın milletvekili seçildikten sonra yargılanmasının devam etmesinin
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, daha doğrusu Orta Doğu operasyonlarından sorumlu Merkezi Komutanlık (CENTCOM) 12 Temmuz’da IŞİD’in Suriye sorumlusu Mahir el-Agal’ı öldürdüğünü duyurdu. Amerikalılara göre IŞİD yönetimindeki beş kişiden biri olan el-Agal, “Suriye’nin kuzey batısında Jindayris (Cinderes) dışında” vurulmuş beraberindeki bir başka IŞİD yöneticisinin de yaralanmıştı. Daha önce IŞİD’in Rakka sorumlusu olduğu bildirlen Agal’ın Cinderes kasabasının
Fethullah Gülen’in hastaneye kaldırıldığı haberi 11 Temmuz öğleden sonra örgütün kullandığı bir Twitter hesabından duyuruldu. Zamanlama önemli, çünkü o saatte ABD’de henüz sabah olmuştu. Gülen o sabah mı hastaneye kaldırılmıştı, yoksa örgüt o sabah mı bunu kamuoyuna duyurmaya karar vermişti? Orası belli değil. Gülen hakkında daha önce de defalarca öldüğü, zehirlendiği vb haberleri yayılmıştı. Ayrıca
Belki uç bir soru oldu ama HDP’nin beş yıldır cezaevinde tutulan önceki eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın T24’teki “İğneyi kendimize” başlıklı önemli yazısını okuyunca aklımda beliren soru bu oldu: Demirtaş HDP’nin PKK’nın şiddet eylemlerini kınamasını mı istiyor? Demirtaş belli ki HDP’nin ve kendisinin de) öteden beri kullandığı “Her türlü şiddet eylemini kınıyoruz” söyleminin artık toplumda bir
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinden yaklaşık bir gün sonra basının karşısına çıktı. Doğrusu yabancı meslektaşlarımızı kıskanmadım dersem yalan olur. Düşünsenize şu televizyon, bu gazete izleyemez yasakları olmadan, “Soruya kızar da işimden olur muyum?”, ya da “Bir daha alınmaz mıyım?” kaygısı olmadan özgürce sordular sorularını Cumhurbaşkanına. Ve inanır mısınız? O da yanıtladı.
Bu yazıyı 30 Haziran sabahı yazdım, saat 09.00’da bitirdim. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesi üzerinden 12 saatten fazla geçmişti. Görüşmenin içeriği üzerine Amerikan tarafından ilk açıklama hemen yarım saat sonra gelmişti ama Türk tarafından yarım gün sonra hala açıklama yoktu. Dahası, akla “dakika bir, gol bir” manşetlerini hatırlatacak şekilde. Daha Erdoğan
Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine koyduğu PKK (ve FETÖ) engelini 28 Haziran’da Madrid’de yapılan dörtlü görüşme ile kaldırıldı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in kolaylaştırıcılığında yapılan iki saatlik görüşme sonrasında, birkaç saat önce Türkiye’den ayrılırken engellemenin somut adım atılmadıkça süreceği sinyalini veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson’a onay
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 28-29 Haziran’daki Madrid NATO Zirvesine yola çıkmadan bir gün önce Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üreticisi Baykar’dan önemli bir açıklama geldi. Türkçe, İngilizce ve Ukraynaca olmak üzere üç lisanda yayınlanan açıklamada Ukrayna halkının aralarında para toplayarak almak istedikleri 3 adet TB2 pilotsuz uçağı karşılıksız olarak Ukrayna’ya hibe edildiği bildirildi. “Halkın
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AK Parti hükümeti Haziran’ın son haftasına içeride piyasaya müdahale tartışmaları altında ağır bir ekonomi, dışarıda ise İsveç ve Finlandiya’nın NATO başvurusuyla çetin NATO zirvesi gündemi ile giriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yabancı para mevduatı 15 milyon liranın üzerinde olan şirketlere TL cinsinden kredi verilmemesi kararı sadece bankalar ve şirketler üzerindeki








