Öncelikle şunu söylemek lazım: AK Parti ile MHP arasında son haftalarda su yüzüne çıkan gerilim “Cumhur İttifakında çatlak” denecek boyutta değil. İki parti çıkar birliği bağıyla bağlı; bugüne dek daha ağır badireleri atlattılar. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 2002 yılında Bülent Ecevit’e çektiği rest gibi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Haydi seçime” resti çekmesi çok zor. Öte yandan
Türkiye’nin PKK ile yürüttüğü silahsızlandırma ve toplumsal barış süreci, yalnızca siyasi ve askeri aktörler arasındaki müzakerelere sıkışmış bir mesele değildir. Bu sürecin başarısı, en az silahların susması kadar, toplumun sürece duyduğu güvene ve verdiği desteğe bağlıdır. Toplumsal psikoloji literatürü ve diğer örneklerle birlikte Kolombiya örneği de bize gösteriyor ki, barış yalnızca elitlerin kararlarıyla değil, halkın
Önce şunu söylemek gerekiyor: Terörsüz Türkiye söylemiyle TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Türkiye Komisyonu hiçbir sonuç elde edemese dahi Türkiye’nin siyasi hafızasına önemli bir kayıt bırakacak. Yalnızca son iki toplantıda Meclis kayıtlarına geçen ifadeler dahi tek başına değerli. Bir gazinin, PKK saldırısında yitirdiği gözünün yerine takılan takma gözü ifadesi sırasında çıkarıp çırılçıplak bir gerçeği
Özgür Özel, CHP’yi sadece söylemleriyle değil eylemleriyle konuşturmaya başladı. 10 Ağustos’ta Tokat’ta 44’üncü mitingini yaptı; gerçi o miting değil “eylem” demeyi tercih ediyor, 13 Ağustos Çarşamba İstanbul, Bayrampaşa’da 45’incisini yapacak. CHP Türkiye’nin son yıllarda gördüğü en sıcak yazına, okulların tatilde olmasına, çiftçinin hasatta olmasına rağmen haftada iki defa meydanlarda. Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alındığı
Son yapılan bir araştırma, kamuoyunun “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik bakışının hâlâ temkinli, dengeli ve çok boyutlu olduğunu gösteriyor. Research İstanbul araştırma şirketinin 28-31 Temmuz 2025 tarihleri arasında 2.000 kişiyle yaptığı ankette saptadığı bulgular, toplumsal beklentilerin ihtiyatlı bir iyimserlik ile belirgin bir kuşku arasında gidip geldiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 39’u sürecin başarıyla sonuçlanacağına inanırken, yüzde
Yüksek Askeri Şura 5 Ağustos’ta PKK’nın silah bırakmasının sağlanması için önemli bir adım olan TBMM Komisyonuyla aynı gün toplanacak. Aynı gün toplanmalarından sonuç üretmenin bir anlamı olmayabilir ama hükümetin bu YAŞ toplantısı öncesinde kuvvet komutanlarının 67 olan emeklilik yaşını Cumhurbaşkanı onayıyla 72’ye uzatan kararı TBMM’den geçirmesi arasında bir bağlantı var. Dünyanın belki de en yaşlı
TBMM başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te kurulacak ve henüz ismi üzerinde anlaşma sağlanamasa da “Terörsüz Türkiye” Komisyonun Ağustos’un ilk haftasında toplanacağını ve kararların 5’te 3, yani nitelikli çoğunlukla anılacağını açıkladı. Kurtulmuş bu açıklamayı 30 Temmuz’da Dünya Parlamenterler Birliği toplantıları için bulunduğu İsviçre’de yaptı. Kurtulmuş’un bu açıklaması günler süren tartışmaların ardından CHP lideri Özgür Özel’in aynı gün
Anayasa, bir devletin sadece hukuki çerçevesini değil, aynı zamanda toplumsal mutabakatını, ortak gelecek vizyonunu ve siyasi meşruiyetini de belirliyor. Modern dünyada pek çok ülke, anayasalarını etnik kimlikler üzerinden değil, eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü ve evrensel haklar temelinde şekillendirmeye çalıştı. Tabii ki bu her zaman mümkün olamadı: sorunlar yaşandı, yaşanıyor. Bugün hem gelişmekte olan ülkelerde hem
CHP lideri Özgür Özel, partisinin TBMM’de kurulacak “Terörsüz Türkiye” komisyonuna katılmaması, hatta Meclis’ten ve belediyelerden de çekilmesi önerilerini reddetti. “Meclis’ten çekilsek en çok Erdoğan bundan memnun olur. Çünkü hemen altmış gün sonra ara seçim olur. 400’le gelir Anayasayı istedikleri gibi değiştirirler” diyen Özel, çekilmeyip, mücadeleye devam edeceklerini söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un kararların nitelikli çoğunlukla
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de kurulacak ve daha “Terörsüz Türkiye” isminde dahi anlaşılamayan komisyonun CHP’siz bir işlevi olmayacağını kabul etmesinin daha kaç hafta alacağını tahmin etmek güç ama bir an önce etmesinde yarar var. Erdoğan 11 Temmuz’da PKK’nın simgesel silah bırakması ardından 12 Temmuz’da yaptığı konuşma iki erken hüküm içeriyordu: 1- Yeni dönem AK Parti, MHP









