DEM Parti İmralı heyeti 26 Ağustos’ta Ankara’da Starton Otel’de bir basın toplantısı düzenledi. İmralı heyetinden Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, önceki BDP Eş Genel Başkanı ve görevden alınmış Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’la tutulmuş, 34 yıl hapis yattıktan sonra serbest kalan Çetin Arkaş konuştular. Son yıllarda bu kadar geniş
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1 Ağustos’ta İmralı’ya giden DEM heyetiyle görüşmesinde söylediklerini gazeteci Ruşen Çakır 19 Ağustos’ta Medyascope yayınında şöyle aktardı: “Özgür Bey’e özel selamlar. Bir yetkilisi Meclis İzleme Kurulu’na katılmalı. Ben bu kurulu CHP için dayattım. ‘Acaba bizi mi tasfiye ediyorlar, Cumhur İttifakı ile birleştiler, bizi mi yok edecekler?’ diyorlar ya… Her gün hukuk
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 17 Ağustos akşamı ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin İletişim Başkanlığınca yayınlanan özetinde güncel iki unsur yoktu. Bunlardan biri, Türkiye’nin Ukrayna’ya silah satışına Rusya’dan gelen tepkiler üzerine Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinilmemiş olmasıydı. Diğeri de daha bir gün önce, 16 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı’nın El Cezire televizyonuna mülakatında Trump’tan Türkiye’ye F-35 satışı konusunda “sözünde
Falcı değiliz. Geleceği bilemeyiz. Ama siyaset zaten geleceği bilme sanatı değildir. Atılan ilk adımın ardından hangi ikinci, üçüncü ve dördüncü adımların gelebileceğini hesaplama işidir. Hele devlet yönetiyorsanız, yalnız yolculuğun ilk kilometresini değil, mümkünse varış noktasını da görmek zorundasınız. “Terörsüz Türkiye” sürecine de böyle bakıyorum. Önümüzdeki hukuki ve siyasi adımlar bir sonuç değil; bir kapı. Asıl
Terörsüz Türkiye süreci, 10 Ağustos’ta Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Yaklaşık kırk yıldır Türkiye’nin güvenlik politikalarının merkezinde yer alan PKK meselesindeki olası dönüşümün etkileri ise yalnızca iç siyasetle sınırlı değil. Irak ve Suriye’den ABD ve Avrupa ile güvenlik ilişkilerine kadar geniş bir alanda
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Terörsüz Türkiye sürecinin çerçeve yasası kabul edildi. Fakat oylamanın öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan tartışmaya bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu süreci kim başlattı? Terörsüz Türkiye, Özgür Özel’in projesi değil. Yeni Parti’nin seçim vaadi hiç değil. Süreci siyasi olarak başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli, arkasına yürütmenin gücünü koyan Cumhurbaşkanı
Terörsüz Türkiye projesinin yol haritası sayılan çerçeve yasanın TBMM’de 467 oy gibi, açık bir farkla onaylanması erken seçim ya da seçimden önce Anayasa değişikliği ihtimallerini yeniden gündeme taşıyabilir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için ya Meclis’in erken seçim kararı alması ya da Anayasanın değişmesi gerekiyor. Meclisin erken seçim kararı alması da Anayasa değişikliğini halk
Terörsüz Türkiye çerçeve yasası 10 Ağustos’ta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye geçilmeden önce, tüm bu süreci başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli oylama aşamasına 18 saat sonra geçilebileceği tahmininde bulundu; yasa teklifinin Adalet Komisyonu’nda görüşüldüğü süreyi esas alıyordu. gerçi oylama 12 saat içinde bitti ve 7 çekimset, 87 ret oyuna karşı 467 oy gibi açık bir farkla
Siyasi konularda pek konuşmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Terörsüz Türkiye çerçeve yasasının TBMM’deki oylaması öncesinde manifesto niteliğinde bir çıkış yaptı. Yavaş, X hesabından yaptığı kapsamlı beyanında; – Silahların sustuğu bir barışa kimsenin karşı çıkamayacağını ama barışın yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulamayacağını, – Barışın temeli olan adalet, toplumsal mutabakat ve devlete duyulan güvenin bugün









