Barış süreçleri üzerine yapılan tartışmalarda sıkça karşılaştığımız bir hata vardır: Hazırlanan metinlerde yalnızca eksikleri aramak. Oysa iyi tasarlanmış yönleri teslim etmek de sağlıklı bir değerlendirme yapmanın ön şartıdır. Eleştirel olmak, yapılan her şeyi değersiz görmek anlamına gelmez. TBMM’ye sunulan Terörsüz Türkiye kanun teklifi bu açıdan önemli bir örnek oluşturuyor. Yaklaşık kırk yıldır Türkiye’nin en ağır güvenlik
Yeni Parti lideri Özgür Özel, Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası sayılan çerçeve kanun teklifinin TBMM’ye sunulması üzerine “Genel yaklaşımımızda bir değişiklik yok” tepkisini verirken, AK Parti’yi meselenin ruhuna aykırı yöntem izlemekle eleştirdi. YetkinReport’a konuşan Özel, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM’nin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sonuç raporunda yer alan
“Terörsüz Türkiye” olarak bilinen yeni çözüm sürecinin yol haritası olarak görülen “Çerçeve Yasa” ya da tam adıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” teklifi 5 Ağustos’ta TBMM Başkanlığına sunuldu. Kanun teklifinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra aralarında MHP lideri Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, AK
Doğrusu, “Terörsüz Türkiye” ya da bakış açınıza göre “Çözüm” sürecinin açılış yasasının geçtiğimiz hafta Meclis’ten geçmesi bekleniyordu. AK Parti ile DEM Parti ayrıntılar üzerinde görüşmeleri tamamlamayınca bu haftaya kaldı. Ama arada konunun önemli uluslararası ve bölgesel ayağı olan Irak’la anlaşmak da gerekiyordu. Sadece işin güvenlik boyutu nedeniyle de değil. Neticede PKK militanlarının silahlarını Irak topraklarında
Tek başına baktığınızda, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni feshedip aktif siyaseti bırakması da, CHP’nin kara kutusu Önder Sav’ın “Atatürk’ün partisinin genetiği değiştirildi” salvosuyla 70 yıllık rozetini çıkarıp Yeni Parti’ye katılması da siyasetin genel gidişini sarsacak gelişmeler olarak görülmeyebilir. Ancak Türk siyasetinin büyük bir kırılma eşiğinde olduğu şu günlerde her birini o sarsıntının öncü şokları saymak mümkün.
PKK lideri Abdullah Öcalan, tam da Terörsüz Türkiye projesinin yol haritasını oluşturacak çerçeve yasanın TBMM’de tartışılacağı günlerde çıkıp “üniter devlet” çağrısı yapar mı, dersiniz? Yapamaz mı? Yapmaz mı? İki yıl önce bu günlerde, yani 2024 Temmuz sonunda biri çıkıp Öcalan’a PKK’ya silah bırakma çağrısı yapsın, gelsin Meclis’te konuşsun dese başına ne gelirdi sizce? Ben söyleyeyim:
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine yasal zemin sağlamak için gereken “çerçeve yasa” için iki günlük temaslarının sonucunu açıklayacağı basın toplantısının başında daha köşesiz konuştu. Meclis’in bu düzenlemeyi yapıp öyle tatile girmesini “ümit ediyordu”. Yasal düzenleme, PKK demeden, “münfesih örgüt” üyelerinin yaz aylarında “silah bırakarak ülkeye gelmesini sağlamak” için gerekiyordu. Ama bu yasanın sadece
Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası olacağı söylenen “çerçeve yasanın” önümüzdeki hafta AK Parti tarafından Meclis’e sunulması bekleniyor, ama bu konuda “mutabakatları” olduğunu açıklayan DEM Partililer hâlâ yasada ne olduğu konusunda kendilerine içeriğe dair bilgi verilmediğinden şikâyetçi. 9 Temmuz’da Ankara’da bir grup gazeteciyle konuşan DEM yetkilileri, bazı AK Parti yetkililerinin de bazı hazırlık çalışmalarını kendilerinden öğrendiğini,








