Falcı değiliz. Geleceği bilemeyiz. Ama siyaset zaten geleceği bilme sanatı değildir. Atılan ilk adımın ardından hangi ikinci, üçüncü ve dördüncü adımların gelebileceğini hesaplama işidir. Hele devlet yönetiyorsanız, yalnız yolculuğun ilk kilometresini değil, mümkünse varış noktasını da görmek zorundasınız. “Terörsüz Türkiye” sürecine de böyle bakıyorum. Önümüzdeki hukuki ve siyasi adımlar bir sonuç değil; bir kapı. Asıl
Petrol dünyasında uzun yıllar değişmeyen bir ezber vardı. Kriz çıktığında gözler Riyad’a çevrilirdi. Suudi Arabistan vanaları açacak mı? OPEC üretimi artıracak mı? Dünyanın en büyük yedek kapasitesine sahip üreticisi piyasaya ne kadar ilave petrol sürebilecek? 1973 petrol krizinden Körfez savaşlarına kadar küresel petrol jeopolitiğinin merkezinde büyük ölçüde bu sorular vardı. Sonra Moskova, OPEC+ üzerinden Riyad’ın
Tarihte bazı dönemler vardır; enerji artık sadece ekonomik bir meta olmaktan çıkar, jeopolitik düzenin belirleyici sütunlarından birine dönüşür. Tam da böyle bir dönemin içinden geçiyoruz. Hazar havzasından Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’den Afrika Boynuzu’na uzanan yeni enerji haritası artık parçalı değil; giderek birbirine bağlanan, iç içe geçen bir sisteme dönüşüyor. Dünyanın bu bölgesinde Türkiye merkezli yeni bir
Hükümet, Ramazan Bayramı’nın ilk günü olan 20 Mart 2026’da motorine şimdiye kadarki en ağır zamlardan birini yaptı. Pompa fiyatlarına net 5,18 TL artış yansıdı, Ankara’da pompa fiyatı, litrede 72,5 liraya çıktı. ABD-İsrail ittifakının İran’a son saldırıları ve İran’ın Körfez’deki Arap ülkelerini vurmasıyla fırlayan petrol fiyatları nedeniyle 5,76 lira olması tahmin edilen zammın 58 kuruşu eşel-mobil
Destansı Öfke, ABD’nin İsrail’le başlattığı İran savaşındaki askeri operasyona verdiği isim. Devletler, giriştikleri askeri harekatlara sembolik anlam taşıyan, iç kamuoyuna ve uluslararası topluma verdiği mesajlarla psikolojik etki yaratan ve operasyonun amacını yansıtan kısa ve özlü isimler verirler. Bu çerçevede Türkiye askeri harekatlarını isimlendirirken genellikle barış vurgusunu ön plana çıkarmayı tercih etmiştir. 1974 yılında Türk Silahlı
Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması yalnızca enerji piyasalarını değil, dünya genelinde enflasyonla mücadele eden ekonomileri de alarma geçirdi. Çünkü petrol fiyatındaki her sıçrama, zincirleme şekilde ulaştırmadan gıdaya, üretim maliyetlerinden lojistiğe kadar ekonominin neredeyse tüm damarlarına yayılıyor. Bu nedenle bugün dünya genelinde hükümetler aynı soruyla karşı karşıya: Enerji fiyatlarındaki artış tüketiciye ne ölçüde yansıtılmalı?
Savaşlar çoğu zaman silahlar sustuğunda bitmez. Çoğu durumda asıl hesaplaşma hemen sonrasında başlar, daha acımasız ve maliyetlidir — mahkeme salonlarında, tahkim panellerinde ve uzun süren finansal müzakerelerde. Avukatlar sahaya inerler. nKörfez’de kritik enerji altyapısı, limanlar ve ticari gemiciliğe yönelik saldırılarla tırmanan son çatışmalar, zamanla uluslararası tazminat davalarının uzun ve karmaşık bir zincirini tetikleyebilir. Eğer sorumluluk
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarının yaptığı ve yapmadığı açıklamalar, ABD’yle ilişkilerde temkinli davranmanın ötesinde ciddi bir tedirginliği gösteriyor. Trump’ın İran’dan Küba’ya, Kolombiya’dan Meksika’ya dek ülkelere “Sıra sizde” diyerek gözdağı vermesi, NATO anlaşmasıyla sınırlarının korunmasını ortaklaşa taahhüt ettiği, Avrupa Birliği üyesi
ABD’nin 3 Ocak 2026 Venezuela operasyonu dünyayı sarstı. Ancak son dönemde yaşananları parça parça okursak yanılırız. Venezuela’da “saraydan başkan kaçırma” görüntüleri, Kolombiya’ya yöneltilen açık müdahale tehditleri, İran’dan gelen yumuşak mesajlar, Miami’de Netanyahu ile yapılan kritik görüşmeler… Bunların her biri aynı filmin farklı sahneleri. Büyük bir senaryo var, aşama aşama uygulanıyor. Artık “Olur mu olmaz mı?”









