Gazeteci-Yazar
Türkiye gazetesi 9 Ağustos’ta iddialı bir haber yayınladı. Yılmaz Bilgen imzalı “Suriye’de ateşi söndürecek adım” başlıklı haberde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İran ve Rusya liderleriyle yaptığı son görüşmeler ardından Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile bir telefon görüşmesi yapabileceği yazıyordu. Bir başka deyişle Suriye’ye yeni bir askeri harekât işareti veren Erdoğan’ın aradaki 11 yıllık husumeti bir yana
Akkuyu nükleer enerji santrali (NGS) tartışmaları 5 Ağustos’ta Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in konuğu olarak gittiği Soçi’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşme öncesinde dile getirilip ortak bildiride yer almayan konu olmuştu. Akkuyu’nun sahibi konumundaki Rusya’nın devlet atom enerjisi şirketi Rosatom, Akkuyu AŞ’de Rus mühendislik şirketi Titan-2’nin yüzde 50 ortağı Türk mühendislik şirketi İçtaş’ın sözleşmesini iptal ettiğini duyurmuş,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 5 Ağustos’ta Soçi’de 4 saat görüştükten sonra yayınladıkları ortak açıklama metni iki liderin kendileri açısından kritik bir dönemeci ABD’nin çekim alanı dışında birlikte aşma çabası gibi görünüyor. O kritik aşama Putin açısından Ukrayna’yı istila harekâtını sürdürebilmek için ABD ve AB yaptırımlarını aşma yolunu bulmak, nakit akışı sorununu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Soçi’de Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile görüştüğü sıralarda, Ukrayna’nın Odesa limanından Lübnan’ın Trablus limanına mısır taşıyan Razoni gemisi Marmaris’le Rodos arasından ya geçmiş ya da yeni geçiyor olacak. Ukrayna’dan dünyaya tahıl sevkiyatını fiilen koordine eden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar 3 tahıl gemisinin daha Ukrayna’dan yola çıkma hazırlığında olduğunu, boş bir geminin
Çin 4 Ağustos’ta Tayvan adası etrafında askeri tatbikatlar başlatacakmış, adayı hilal şeklinde denizden ve ayrıca havadan kuşatacakmış dört gün boyunca. Böylece Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Pekin’in bütün uyarılarına karşı Tayvan ziyaretinden vaz geçmemesi nedeniyle ABD’ye sert bir cevap verilmiş olacakmış. Bence bunlar pek karşılığı olmayan değerlendirmeler. Bu askeri tatbikat belki Çin iç politikasında bir
Ankara’da tuhaf gelişmeler ve kaygı uyandıran bir gidiş var. Ama onlara gelmeden önce bir soru: sahi Nureddin Nebati nerede? Neden Allah’ın her günü o ekran senin bu ekran benim dolaşan Hazine ve Maliye Bakanından, 15-16 Temmuz’da Endonezya’daki G-20 Hazine ve Maliye Bakanları toplantısından bu yana ortaya çıkmıyor? Akut sağlık sorunu yok bildiğimiz kadarıyla 1 Ağustos’ta
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Akkuyu Nükleer Güç Enerji Santrali’nde Türk şirketi sözleşmesinin feshedilip yerine Türk şirketi görünümlü Rus şirketinin getirilmesini konuşurken henüz İçtaş açıklaması yapılmamıştı. İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Enerji Bakanlığına “Millileştirin” çağrısı da yapılmamıştı. Kılıçdaroğlu’nun Akkuyu’ hakkında ilk tepkisi “Türkiye enerji açısından bir ülkeye bağımlı hale geldi, Rusya’ya bağımlı hale geldi” oldu.
Eğer Akkuyu nükleer santralinin işleticisi Rosatom şirketi 29 Temmuz günü ani bir kararla santralin inşaatının Türk ortağı IC İçtaş şirketiyle sözleşmeyi feshettiğini ilan etmeseydi olacaklardan biri de neydi, biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 5 Ağustos’ta Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le görüşeceği Soçi’den Rusya’nın 10-15 milyar dolarlık Türk Hazine bonosu almaya karar verdiği müjdesiyle dönecekti. Müjde muhtemelen
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a iki kötü haberin biri son MetroPoll anketinden, diğeri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’dan geldi. Asıl kötü haber bu değil ama MetroPoll araştırma şirketinin Temmuz ayı için yayınladığı Türkiye’nin nabzı sonuçlarına göre Cumhurbaşkanının görev onayı Haziran’daki yüzde 44,2’den 41,5’e düşmüş. Oysa Haziran, Mayıs ayındaki yüzde 42,1’e göre 2,1 puanlık









