Gazeteci-Yazar
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası’na (CAATSA) göre yaptırım uygulayacağını açıkladı. Gerekçe Türkiye’nin Rusya’da aldığı S-400 füzesinden vaz geçmemesi. Yaptırımın dört bürokrata yönelik kısmının öne çıkması, Ankara’nın gelişmeyi pek önemsemiyormuş gibi davranmasına yol açtı. Oysa son Avrupa Birliği (AB) sonrasında da tanık olduğumuz “bir şey olmaz” tutumunun Türkiye’yi dış
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan daha önce “aynı kıbleye dönüyoruz” diye samimiyetine inandığı Fethullah Gülen tarafından kandırıldığını söylemişti. Gerçeği ancak Fethullahçılar darbeye kalkıştıklarında görebilmişti. Cumhurbaşkanımızın iyi niyetinin Temmuz 2018’de Hazine ve Maliye Bakanı yaptığı damadı Berat Albayrak’a bağlı Merkez Bankası tarafından da istismar edildiğini de Kasım 2020’de gördük. Meğer kasada para kalmamıştı ama bunu bütün yürütme gücünü
10 Aralık 2020 hükümetin koronavirüs Covid-19 hastalığı gerçeklerini aylardır halktan sakladığının resmen itiraf ettiği gün oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca o gün Mart 2020’den itibaren hastalığın bulaştığı vatandaş sayısını 1 milyon 748 bin 576 olarak açıkladı. Bu ilk defa açıklanıyordu ve o güne dek hükümeti gerçek rakamları saklamakla suçlayan herkesi haklı çıkarıyordu. Daha bir gün
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Bakü’nün Azatlık Meydanında 10 Aralık “Zafer Günü” törenindeki konuşmasın bir yerinde önemli bir saptamada bulundu. “Bize hep dediler bu [Karabağ] meselesinin harbî halli [askeri çözümü] yoktur. Biz sübut etmişiz ki [saptamış, göstermişiz ki] bu meselenin harbî halli vardır. Bir 30 il [yıl] daha mı bekleyecektik?” Uluslararası siyaset bakımından Azerbaycan’ın 44 gün
Başlıktaki müthiş cümle bana ait değil, o nedenle tırnak içine aldım. Salgın hastalıktan ekonomiye, dış politikaya dek 2020 sonundaki Türkiye’nin hemen her halini anlatan bu cümle Yavuz Önen’e ait. Önen, müsaadenizle sevgili Yavuz Abi bu cümleyi 1991’de Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) yayınladığı ilk Türkiye İnsan Hakları Raporunun önsözünde kurmuştu. Geçenlerde Vakfın 30’uncu kuruluş yıldönümünde
Dışarıda durum malum. Türkiye en güçlü ordularından birine sahip olmakla övündüğü NATO’nun 1-2 Aralık zirvesinde ABD tarafından ittifakı bozmakla suçlandı. Suçlamanın haksız olup olmadığını tartışmıyorum. Suçlamanın Rus S-400 füzeleri nedeniyle gelecek ekonomik yaptırımların habercisi olmasından söz ediyorum. Önümüzde 10-11 Aralık Avrupa Birliği Zirvesi var. Orada da ekonomik yaptırımlar gündemde. Türkiye’ye yapılan haksızlığı tartışmıyorum. “Yaptırımlar sembolik
Benzin koyulması unutulduğu gerekçesiyle 27 Mayıs askeri darbesinin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in çalıştıramadığı ve üretimine geçilemeyen Devrim otomobilinin ahı mı tuttu ne? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın video konferans ile teslim törenine katıldığı ilk yerli ve milli helikopter töreni teslim töreninde motorun çalıştığı gösterilemeyince kriz çıktı. İşin sorumlusu TEI Genel Müdürü Mahmut Akşit “töreni sabote etmek isteyenler” olduğunu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedefe koyması artık endişe verici bir hal almaya başladı. Erdoğan en önemli siyasi rakibi olan Kılıçdaroğlu’nun siyasetin dışına atılması çabaları can güvenliğini tehlikeye atacak boyutlara varmamalı.Yalnızca suç örgütü liderlerinin hakaret ve tehditlerine maruz kalmasına ses çıkartmayışından söz etmiyorum. Yalnızca AK Parti’nin müttefiki MHP’nin CHP liderini TBMM dışına çıkartmak,
ABD’de 20 Ocak’ta iş başına gelecek Joe Biden yönetiminin Türkiye’ye bakışının Trump’tan da sert olacağının işaretleri 1-2 Aralık NATO Dışişleri Bakanları toplantısında alındı. Ve öyle anlaşılıyor ki ABD ile ilişkilerde yaklaşan büyük fırtınanın etkileri ABD ile sınırlı kalmayacak, NATO ve Avrupa Birliği ile ilişkileri de etkisi altına alacak.NATO toplantısı uluslararası medyanın gündemine ABD Dışişleri Bakanı
Koronavirüs Covid-19 ortalığı kasıp kavuruyor. Hayatlar sönüyor, hayatlarımız değişiyor. Değişikliklerden biri de eğer imkânlarınız varsa Zoom, Skype gibi dijital araçlar sayesinde evinizden çıkamaz vaziyetteyken dahi dünyanın dört bir yanıyla bağlantı kurabiliyor, gruplar oluşturup konuşabilmeniz. Geçtiğimiz günlerde katıldığım bu dijital sohbetlerin birinde bir Amerikalı yetkili de vardı. ABD sistemi içinde sadece Türkiye’yi değil bölgeyi en iyi









