Yöneticilerin en lüks araçları kullandığı ülkeler en fakir, en geri kalmış ülkeler. Sokak arasında Bentley, Posche, Maserati, Maybach’lar görüyorsunuz. Mercedes’in Maybach diye bir modeli var; ucuzları 10 milyon Türk lirasına satılıyor. Her köşe başında rastlanıyor, çok popüler. Kamuda bile bazı yöneticiler bunu kullanıyor. Ona parası yetmeyenler Audi A6 alıyor; o çok daha mütevazı; 3 milyon
Dün, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı kutlarken ve böyle güzel bir vatanı bize emanet eden büyük lider Atatürk’e bir kez daha teşekkür ederken Resmi Gazetede bir Cumhurbaşkanı kararı yayımlandı. 5591 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan taşınmazların ve hisselerin
Yunanistan Başbakanı Kryakos Miçotakis,16-17 Mayıs tarihlerinde Vaşington’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Yunanistan ile gelişmelere genelde büyük ilgi gösteren medyamızda, bu ziyaret fazla yankı bulmadı. Herhalde, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvurularına ilişkin alevlenen tartışmalar yüzünden olmalı. Oysa Miçotakis’in Yunanlılarca “tarihi” olarak nitelenen bu seferki Amerika ziyareti, öncekilerden oldukça farklı, protokol açısından görkemli ve zengin içerikliydi.Aslında
Bundan 103 yıl önce, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’dan başlattığı yolculuk Türkiye tarihinin önemli dönüm noktalarından biri oldu. Bazı başlangıçların başlangıç olduğu, olduğu sırada anlaşılmaz, sonradan adı konur. 19 Mayıs da öyleydi. Gelişmeler, Türkiye’nin Osmanlı Hanedanının iflasıyla bitme noktasına geldiği aşamada 19 Mayıs’ın dipten sekip yukarı tırmanışına başladığı gün olduğunu gösterdi.Geriye bakınca Mustafa
“Bir avuç dolar” 1964 yapımı, Clint Eastwood’u yıldız yapan Western film. Silahşor, sınır kasabasına gelir ve kendisini iki hasım ailenin narasında bulur, olaylar gelişir. “Bir avuç dolar için” Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyetin 100’üncü yılının eşiğinde hem iç hem dış siyasette geldiği durağı maalesef gayet iyi anlatan bir ifade olabilir.Atatürk Havalimanının hisseleri satışa çıkarılan İstanbul Havalimanına
Atatürk Havalimanının yerine hükümet tarafından Millet Bahçesi yapılacağı gerekçesiyle yıkımı bugünlerde gündemin ilk sıralarında. Muhalefet, pistlerin yıkılmaya başlamasının ardında hisse satışları gündemde olan İstanbul Havalimanının taliplerinin talebi olduğunu, veya arazilerin bilindik inşaat sektörü hesaplarıyla satışa açılacağını ileri sürerek yıkımı eleştiriyor. Her ne kadar hükümet defaatle Millet Bahçesi’nin “peyzaj projesi” olarak korunacağını savunsa da, Atatürk havalimanının
Dış politikada haklı olmak veya karşı tarafın haksız olması yeterli değildir. Sonuçta, haklı olduğunuzu iyi savunmak ve karşınızdakinin haksızlığını iyi anlatmak durumundasınızdır. Muhatabınızı anlamanız, onun hangi yetenek, amaç, öncelik ve beklentiler içinde hareket ettiğini de düşünmeniz gereklidir. Ayrıca, içi boş hamasi söylemleri kullanarak kitleleri heyecanlandırmakla, sonuç almak ve çıkarları korumak arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını,
İsveç ve Finlandiya, NATO’ya üyelik başvuruları konusunda nasıl olsa ABD’nin Türkiye’ye baskı yaparak bunu kabul ettireceğine güveniyor ve alttan almıyorlar. Türkiye’nin Ukrayna’da istila harekâtını sürdüren Rusya’ya karşı NATO’yu zayıf duruma göstermek istemeyeceğinden hareket ediyor, tavizleri kendi adlarına ABD’nin vermesini umuyorlar. O taviz Yunanistan’a Türkiye’ye verilmeyen F-35’leri verdikten sonra F-16 satışına -o da 2023 seçimlerinden sonraya
Ne eğlenceli bir milyarder diyebiliriz. İlk defa yeniden kullanılabilir füzeler, dünyanın çevresini dantel gibi kaplayıp hemen her yere internet sağlayacak uydular, Hyperloop gibi yeni nesil ulaşım araçları, yıllardır oturmuş olan araba pazarını “elektrikli araçlar” yönünde değiştirmesi, beyine işlemci takma projesi, son zamanlarda da enerji verimliliği için bir kripto madencilik laboratuarı; sanırım Howard Hughes’dan [1] sonraki en inovatif ve kopyacı olmayan milyarderi görüyoruz. Hareketleri ile
Cari işlemler hesabında kötüleşme devam ediyor. Yılın ilk çeyreğinde 18,1 milyar dolar cari açık verdik. Son dört çeyreğin toplam GSYH’sine oran olarak yüzde 2,2’lik bir cari açıkla karşı karşıyayız. 2012’den bu yana görülmemiş yükseklikte. 2000’den bu yana bakarsanız da sadece 2011’in ilk iki çeyreğinde bundan daha yüksek cari açık-GSYH oranı (sırasıyla yüzde 2,6 ve 2,7)








