Bugün dünyadaki tüm ülkeler Kovid-19 salgını nedeniyle akciğer enfeksiyonu ve buna bağlı ölümlerle mücadele ediyor. Dünyanın birçok ülkesi salgın nedeniyle yangın yerine dönmüş durumda. Vaka sayıları neredeyse 40 milyonu aştı. Salgın nedeniyle ölenlerin sayısı ise 1 milyonun üzerine çıktı. Kuzey ve Güney Amerika’daki ülkeler de salgın nedeniyle gündemden düşmüyor. Brezilya’da ölenlerin sayısı oldukça yüksek, ülke
Covid-19 pandemisi dünyayı kasıp kavurmaya başlamadan önce 3 Kasım 2020 ABD başkanlık seçimi dünya siyasetinin bundan böyle alacağı şekli belirleyecek bir dönüm noktası sayılıyordu. Oysa doğanın gücü, yani salgın yalnızca ABD başkanlık seçimini arka plana itmekle kalmadı. Dünyayı her bakımdan ciddi bir değişimin eşiğine sürükledi.Bu değişimin boyutları ilk salgının başlangıç aşamalarında anlaşılamadı. Örneğin Dünya Bankası,
ABD seçimlerinden belli bir süre sonra, ikili ilişkilerimizde bir “mükemmel fırtına” yaşanması ihtimalini göz ardı etmemek yerinde olur. ABD’deki başkanlık seçimlerine bir haftadan biraz fazla zaman kaldı. Bütün dünya nefesini tutmuş vaziyette bekliyor. Zira, bu seçimler, öncekilerden çok farklı.Uluslararası toplum, bir yandan benzeri yüz yıl önce yaşanmış olan bir pandeminin ağır sosyal ve ekonomik etkileriyle
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği 23 Ekim’de temsilciliklerini vize işlemlerine kapattı, bunu da yazılı bir “Güvenlik Alarmı” ile duyurdu.Bu pek sık ve alışık olunan bir gelişme değil. Çünkü oldukça ayrıntılı. Duyuruda “Türkiye’deki ABD misyonu İstanbul’daki ABD vatandaşları ve diğer yabancıların yanı sıra, İstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu dahil Türkiye’deki muhtemel diğer yerlere yönelik muhtemel terör saldırıları ve insan kaçırmalar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Covid’den iyi korunuyor. Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanına yakın çalışan ekibe de her gün test yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanını Covid’den koruma çerçevesinde yanına yaklaşacaklara önceden test yaptırma zorunluluğu sayesinde bazı milletvekillerinin de “pozitif” olduğu ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı, ailesi, yakın ekibi Covid’den iyi korunuyor ama Türkiye’de yaşayanların geri kalanı maske kullanma tavsiyelerine emanet.Reuters haber ajansının
Azerbaycan ve Ermenistan arasında 3 hafta önce başlayan savaş, Karabağ’da 25 yıldır süren statükoyu sona erdirdi. Ermenistan 1994’te imzalanan ateşkes ile birlikte 11 bin kilometrekareden fazla Azerbaycan toprağını işgal etmişti. Bunun yaklaşık 4 bin kilometrekaresi nüfusun {4a62a0b61d095f9fa64ff0aeb2e5f07472fcd403e64dbe9b2a0b309ae33c1dfd}75’ini Ermenilerin oluşturduğu Dağlık Karabağ bölgesi. Kalan 7 bin kilometrekaresi ise yüzbinlerce Azerbaycanlının sürüldüğü Karabağ çevresindeki topraklar. Ermenistan barış
Adeta mezarlıkta ıslık çalarak korkularını yok saymaya benziyor Ankara’nın Covid salgını karşısındaki durumu. Denizin bittiği aşamaya geliyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümeti sıkı Covid önlemlerini yeniden devreye almak zorunda kalacak. Ancak bunun geciktirildiği her gün riskin artma ihtimali var. Sağlık Bakanlığının kurallara uymadan deneysel ilaç kullanımına göz yumması gibi yollar çıkış değil. Dünya Sağlık Örgütünün son
Deneysel yaklaşım Bir önceki yazımda Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci’nin, verilerinden sorumlu olduğu Bakanlığın verilerini yalanlayan makalelerinden ve bu çalışmalara imzasını koyan tuhaf araştırma ekibinden bahsetmiştim. Maşallah Sayın Bakan Yardımcısının, bir yandan pandemi ortasında veri toplama, analiz, rapor etmek gibi zor bir işin en üst düzey sorumlusuyken, bir yandan da spektrumu lösemili Covid hastalarına uzanan
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan cumhurbaşkanlığını seçimini ikinci turda oyların yüzde 51,7’sini alan Başbakan Ersin Tatar kazandı. 2015’ten bu yana cumhurbaşkanlığını yürüten Mustafa Akıncı ise yarışı yüzde 48,3 ile kaybettikten sonra siyaseti bıraktığını ilan etti. Tatar en önemli desteği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan almıştı. Erdoğan, Tatar seçilirse Ankara ve Lefkoşa’nın uyum içinde çalışacağı mesajını vermişti.Tatar’ın cumhurbaşkanlığı,
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun epey bir yıldır kafa patlattığı “CHP nasıl iktidar olur?” sorusu, gazeteci Fikret Bila’nın son kitabının başlığı. Siyaseti kırk yıldır izleyen değerli meslektaşım ve arkadaşım Bila’nın CHP ve merkez soldaki diğer partiler üzerine bilgi ve gözleminin o partilerin yöneticilerinin çoğundan fazla olduğuna inanırım. Kitabın yazılma sürecinde de birkaç kez bir araya gelip









