Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
KONDA bulguları: göze çarpan bilgi eksikliği KONDA araştırma şirketi, kadına yönelik şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi’ne dair toplumdaki bilgi ve görüşleri ortaya koyduğu bir çalışma yayımladı. Ağustos 2020 Barometresi’nin bulgularına göre, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesinden çıkmasını isteyenlerin oranı sadece yüzde 7. Buna karşı sözleşmede kalınmasını isteyenler de yüzde 36, yüzde 58 ise konuyla ilgili fikri olmadığını
Gerici sözünü çoktandır duymadınız değil mi? Belki ilericileri bastırmaya çalışırken kendi bahçelerinde İslâmcı bir gizli örgütün 2016 darbe girişimine doğru büyümesine izin veren askerlerin bunun yerine “irtica” diye Arapça bir sözcüğü kullanarak içini boşaltmaları yüzündendir. Siyasi İslâmcı hareket dememek için uydurdukları “Sen anladın onu” muğlaklığı ve sıradanlığında bir klişeydi. Bir zamanlar adeta putlaştırarak milleti neredeyse
Yeni adli yıl 1 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki törenle başlayacak. Yürütmenin ayağına kadar giden yargı, yürütmenin bir uzantısı haline gelmiş; yürütmeden görünüş olarak bile bağımsız olmadığını, davranışlarıyla da ikrar edecek. Kerli ferli yargı temsilcileri; günlerden beri hazırladıkları konuşmaları yapacaklar. Konuşacaklar konuşmasına fakat söylenmesi gereken gerçekleri söyleyecekler mi?En başta dört beş ayda bitmesi gereken davaların dört beş
Covid’le savaş da iyi gitmiyor, ki birazdan ayrıntısıyla geleceğiz, ekonomiyle savaş da iyi gitmiyor. TUİK ikinci çeyrekte yüzde 9,9 küçüldüğümüzü açıkladı. Rakamın iki haneli çıkmaması için özel çaba sarf edildiği anlaşılıyor, örneğin elektrik tüketim rakamlarına, istihdam kayıplarına bakıldığında, uzmanları yazınca anlarız.Yunanistan’la savaş ihtimaline gelince… Yunanistan’ın tam da 30 Ağustos’ta Meis adasına turist gemileriyle asker göndermesi
Zaferden ne anlıyoruz? Zaferden Türkiye’deki herkes aynı şeyi anlıyor mu? 30 Ağustos, kimilerimize göre işgal ordularının çökertildiği, bağımsızlık ve cumhuriyete giden kapıların açıldığı tarihtir. Kimilerimize göreyse 30 Ağustos’un felaketlerine açılan kapı olarak görüldüğü anlaşılıyor; çünkü onların “keşke Yunan kazansaydı da halifelik kalsaydı” saflarında olduğu giderek ortaya çıkıyor. Zaferden ne yazık ki aynı şeyi anlamıyoruz. Zaferden
Halk TV’nin 28 Ağustos yayınında Şirin Payzın güzel sordu, İyi Parti lideri Meral Akşener de iyi yanıt verdi.Soru şuydu: “Esnaf gezmeniz Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir nabız yoklama mı?”Soru yerindeydi. Çünkü son zamanlarda Akşener ve Anadolu’da çarşı-pazar vatandaşla konuşması sayesinde vatandaşın sesi ekranlarda duyulur oldu. Halkın arasında -şatafatlı törenlerde değil, yüzünde Covid maskesiyle örnek olarak- onlarla
26 Ağustos’ta Malazgirt’te Alparslan’ın 1071’de Bizans ordularını yenmesini kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, acaba 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Atatürk’ün Yunanistan ordularını bozguna uğratmasını da kutlayacak mı? Acaba İstiklâl Savaşının önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e de saygı ve övgülerini televizyon canlı yayınlarında sunacak mı? Ya o meydan muharebelerini kazanan Batı Cephesi Orduları Komutanı İsmet İnönü’ye de bir küçük
Hayal Kırıklığı Eğer önceki kuşak Türk liderler ve Avrupa Birliği (AB) Devlet Adamları, yani 1963 Ortaklık Anlaşması ve 1971 Katma Protokolü gerçekleştiren kuşak, Türkiye-AB ilişkilerinin bugünkü halini görseydi muhakkak ki derin bir teessüre kapılırdı. Türkiye’nin AB ile sanayi mamullerinde hemen yarım yüzyıldan bu yana her iki tarafın avantajına işleyen bir Gümrük Birliği var. Fakat bu Gümrük Birliğini
Almanya Dışişleri Heiko Maas 25 Ağustos günü önce Atina’da Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendios, ardından Ankara’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Kıbrıs ve Doğu Akdeniz sularında tırmanan gerilimi görüştü. Maas bu görüşmelerden aldığı izlenimi 27-28 Ağustos’ta Berlin’de planlanan Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Toplantısına götürecek. Türkiye’nin donanma eşliğinde Oruç Reis sondaj gemisini Kıbrıs’ın güneyine göndermesi









