Son beş günde yaşanan gelişmeler Türkiye’nin de “Rusya kışı” gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu gösterdi. Rusya kışı her ülkeyi ve bölgeyi farklı etkiliyor. Avrupa’da Rusya kışı doğal gaz kesintileri ve bunun getireceği iç politika sıkıntılarıyla etkileyecek. Rusya kışı Türkiye’yi ise zorlu dış politika dönemeçleri ve bunun ekonomiye etkileriyle etkilemeye başladı bile. Son beş gün içindeki hızlı
Rusya’nın Ukrayna’ya savaşı sonrasında İsveç ve Finlandiya NATO’ya üye olmak istemiş ancak kararların oy birliğiyle alındığı Batı askeri ittifakında Türkiye’nin terörle mücadelede ortaklık onayına takılmıştı. Son hafta içinde Türkiye’yi ikna girişimleri gözle görülür şekilde arttı. Yeni İsveç Başbakanı Ulf Kristersson 19 Ekim’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupta Türkiye’yi ziyaret etmek ve konuyu görüşmek istediğini söylemişti.
John D. Rockefeller, tüm zamanların en zengin iş adamlarından biriydi. Neredeyse bir yüzyıl yaşadı. Vefat ettiğinde 98 yaşındaydı. Standard Oil petrol şirketini kurdu ve 29 yıl başkanlığını yaptı. John D. Rockefeller, The New York Times gazetesinin sadık okuyucularındandı. Ancak, gazetedeki kötü haberler moralini bozuyordu; bunlardan daima şikâyet ederdi. Dönem Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki zorlu
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 13 Ekim’de Kazakistan’ın başkenti Astana’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı görüşmeden önce yaptığı açıklamada Türkiye’nin Avrupaya gaz tedariki için “en güvenilir yol” olduğunu, bu yöntem ile enerji fiyatlarındaki yükselmenin de kontrol altına alınabileceğini belirtti. Putin, “Türkiye Avrupa’dan daha güvenli bir rotadır. Sizin tutumunuz sebebiyle bu rotayı daha yoğun kullanmayı planlıyoruz,” dedi.
Türkiye’nin ABD’den almak istediği gelişmiş 40 F-16 Viper savaş uçağı ve eldeki 245 adet F-16’dan 80’i için güncelleştirme takımının satışına Senato’da koyulmak istenen engel 11 Ekim günü kaldırıldı. Türkiye’nin bu uçakları Yunanistan üzerindeki uçuşlarda ve Suriye’de PKK bağlantılı SDG’ye karşı kullanmaması ile İsveç ile Finlandiya’nın NATO üyeliklerini onaylaması gibi iki şarta bağlanmak istenen engel, önerge
Önce Moskova açıkladı. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin 13 Ekim’de Astana’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşecekti. Sonra Ankara açıkladı. Erdoğan 12-13 Ekim’de Astana’da hem Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Tokayev ile Türkiye-Kazakistan arasındaki strateji işbirliği görüşmelerine eş başkanlık edecek hem de Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansına katılacaktı. Putin’le orada görüşeceklerdi. Dünyada bu kadar sık görüşen iki
Avrupa Birliği liderlerinin 6 Ekim Prag zirvesinde kabul etmeleri beklenen Rusya’ya yönelik 8’inci yaptırım paketi Türk ekonomisini derinden etkileyebilecek bir madde taşıyor. Rusya’ya yılda 7 milyar avro daha zarara uğratması amaçlanan yeni AB yaptırımları Rusya ile hava ve deniz taşımacılığı, çelik ürünleri, kâğıt, makine ve makine aksamı kimyasal ve plastikler, yüksek teknoloji ürünleri, bilişim teknolojileri
İş Bankası ve DenizBank’ın ardından kamu bankaları Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıflar Bankası da Rusya’nın kullandığı Mir ödeme sisteminden ayrılmaya karar verdi. Bloomberg’den Fırat Kozok’un Türkiyeli üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Türkiye’de Mir kartları ile yapılan işlemleri gerçekleştiren tek kredi kuruluşları olan üç banka Salı günü sistemden çekilme kararı aldı. Karar ABD Hazine
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin 21 Eylül’de “kısmi seferberlik” ilan etti. Putin’in Rusya’nın, Sovyetler Birliği dönemi dahil, İkinci Dünya Savaşından bu yana ilan ettiği ilk seferberlik ilanı bir tehdidi de içeriyordu. Rus topraklarına yönelik saldırılara bütün imkanlarıyla karşılık vereceğini söylemesi de elindeki nükleer silahlara da başvurabileceği anlamına geliyordu. Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Ukrayna’nın Kırım yarımadasını Rus
“Dış politikada her gün başka bir türkü çığırılmaz” derdi bir meslek büyüğümüz. Şimdilerde uhrevi dünyada kulakları epey çınlıyordur herhalde… Türkiye, uzunca bir süredir, fırtınalı bir denizde yalpalayarak yol almaya çalışan rotasını kaybetmiş bir gemi görüntüsü veriyor. Ülke içinde akıl almaz bir kutuplaşma, bilinçli şekilde körüklenerek sürdürülüyor. Hak, hukuk, adalet kavramlarının içi boşaltılmış, kurumlar tamamen işlevsizleştirilmiş









