Gazeteci-Yazar
SDG’nin Suriye ordusuna katılması üzerine 10 Mart’ta açıklanan anlaşmanın ABD’nin arabuluculuğuyla sağlandığı, Ankara’nın ikincil rol oynadığı ortaya çıkıyor. Ankara buna rağmen anlaşmaya “ihtiyatlı iyimserlik” içinde olduğunu söyleyerek kendisini bağlamak istemiyor; anlaşmanın hem Ahmed Şara yönetimi hem de SDG tarafından uygulanıp uygulanmayacağına bakacağını söylüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Suriye’nin terörden arındırılmasına yönelik her türlü çabayı doğru yönde
Suriye’de siyasi denklemi değiştirecek önemde gelişmenin haberi 10 Mart akşam saatlerinde geldi. Suriye Demokratik Güçleri, Şam yönetimine katılma kararı aldı. Anlaşma Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG lideri Mazlum Abdi’nin imzaladığı anlaşmayla taraflar Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, yeni yönetime Suriye’deki bütün unsurların katılması ve Kürtlerin Esad rejimi altında tanınmayan vatandaşlık haklarının tanınması konularında anlaştı.
Şişli kaymakamlığının 9-11 Mart günlerinde ilçede gösteri yürüyüşlerini yasaklamasına çoğu kişi önce bir anlam veremedi. Sonra anlaşıldı. Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu Şişli’deydi ve Türkiye’deki Alevi kuruluşları Suriye’deki Aleviler ile dayanışma için protesto yürüyüşü düzenlemişlerdi. “Suriye’de Aleviler katlediliyor” haberleri Türkiye’de yeni bir gerilim ekseni tetiklemiş görünüyordu. Ajans haberlerine göre Suriye’de son birkaç günde binden fazla kişinin öldürüldüğü
DEM Parti TBMM’deki diğer parti gruplarına Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı üzerine TBMM’deki diğer partilerle temaslarına 10 Mart’ta CHP ziyaretiyle başlıyor. DEM’in 17 Mart’ta da AK Parti ve MHP’yi ziyaret edeceği duyuruldu. DEM’in CHP’ye yapacağı bu ilk ziyaret öncesinde iktidar cephesinden sürece dair üç ciddi uyarı geldi. 1- Milli Savunma Bakanı Yaşar
Ortada sandık görünmüyor ama cumhurbaşkanlığı seçim yarışı şimdiden başladı gibi. Dış politikada dünya ABD Başkanı Trump’ın her gün bir başka çıkışıyla sarsılırken iç politikada da her gün ani dönüşler ve karar değişikliklerine tanık oluyoruz. AK Partinin erken başlayan iktidar endişesi artık yemek yazarı Vedat Milor’a Kent Lokantalarını övdüğü için soruşturma açma saçmalığına varmış durumda. Bir
“Cin şişeden çıktı ve geri koymanın bir yolu yok.” Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İngiliz Financial Times gazetesine yaptığı açıklamalarda söylediği bu cümle Türkiye’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın son birkaç haftadır yaptığı çıkışlarla değişen küresel jeopolitiğe nasıl baktığını özetliyor. Bu cümlenin bir öncesinde “Türkiye, NATO’nun dağılması halinde oluşacak yeni Avrupa güvenlik mimarisinin bir parçası olmak isteyecektir”
Bardağın yarısının neden hala boş olduğuna da geleceğim ama bu defa bardağın yarısının dolu olduğunun, yani bu defa çözüm umudunun bir tık fazla görünmesinin nedeni öncelik taşıyor. Bardağın yarısı dolu çünkü bu defa ilk adım, koyu Türk milliyetçiliğinin marka ismi, MHP lideri Devlet Bahçeli’den, karşılığı da militan Kürt milliyetçiliğinin marka ismi PKK lideri Abdullah Öcalan
Abdullah Öcalan’ın yakalanma öyküsünü siyasi ve askeri perde gerisiyle anlattığım “Kürt Kapanı-Şam’dan İmralı’ye Öcalan” kitabını hazırlarken konuştuğum dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın kendisine “Biz öyle demiyoruz ama” dediğini aktarmıştı; “Bu gerilla hadisesidir.” Demirel PKK “hadisesini” tanımlarken de şimdiye dek Kürtlerin 29 kez isyan ettiğini söylüyordu; “Bu otuzuncudur.” Öcalan’ın 1999’da yakalanmasına
Bir yanda biriken soru işaretleri, diğer yanda her gün yeni bir gelişme var. Son olarak MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, Selahattin Demirtaş’ı telefonla arayarak, Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısına verdiği destek için teşekkür ettiğini öğreniyoruz. Öte yandan Kandil, “Öcalan serbest kalsın” koşuluyla destek verirken KCK’/PKK’nın Suriye kolu YPG -sanki bağımsız bir örgütmüşçesine
ABD Başkanı Donald Trump ve yardımcısı JD Vance 28 Şubat günü Beyaz Saray’da sömürge-tipi bir maden anlaşmasını imzalatmak için konuk ettikleri Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zekenski’yi dünyanın gözü önünde geldiğine pişman ettikten sonra bir tek tekme tokat girişmedikleri kalarak resmen kovdular. Utanç verici bir manzaraydı. Bırakın bilinen anlamda diplomasiyi, temel saygı kurallarının sonuydu. Trump ve yardımcısının