Bir süredir, günlerimin büyük bölümü hastanelerde geçiyor. Prof. Dr. Mehmet Haberal ile de geçen gün kurucusu olduğu Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde karşılaştım. Mısır’da transplantasyon ve üroloji alanlarında ülkelerinin önde gelen 2 bine yakın bilim insanının katıldığı Kahire’deki konferanstan yeni döndüğünü söyledi. Konferansa bizzat Haberal’ın adı verilmiş ve toplantı günü de takvimine göre düzenlenmiş. Haberal, sonra Mısır’ın
Hareketli bir siyaset haftasına ikisi de Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilişkili iki gelişme ile giriyoruz. İlki, CHP lideri Özgür Özel’in 8 Mayıs’ta Sözcü TV’de Gürlek’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın telefonunu dinlediği iddiasına karşı jet hızıyla yeni bir soruşturma daha açılmasıydı. Soruşturmaların siyasetteki yeri bu dönemin alâmeti farikası oldu. Artık şaşırtmıyor. Toplumda şaşırma duygusunun kaybolmasından, kanıksanmasından
1963’ten beri fiilen Rumların yönettiği Kıbrıs Cumhuriyeti’nde denge ve denetleme mekanizmasının çöküşü artık Rum hukukçuların da açıkça tartıştığı bir mesele haline geldi. Tam da iki liderin altıncı kez görüştüğü ve Temmuz ayında Birleşmiş Milletler öncülüğünde yeni bir girişimin beklendiği dönemde, çözümsüzlüğün yalnızca Kıbrıs Türklerini değil, devletin kendi demokratik yapısını da aşındırdığı yönündeki uyarılar dikkat
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu. İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi
Uzun yıllardır enerjinin jeopolitiğini konuşuyoruz. Petrol boru hatlarını, doğal gaz koridorlarını, Hürmüz Boğazı’nı, Süveyş Kanalı’nı, Karadeniz’i, kritik madenleri, çip savaşlarını, otomotiv sektörünün dönüşümünü, veri merkezlerini ve yapay zekânın stratejik etkilerini tartışıyoruz. Ama gözümüzün önünde sessizce büyüyen başka bir jeopolitik mücadele var: tarımın jeopolitiği. Üstelik bu mesele artık yalnızca çiftçinin, köylünün ya da gıda sektörünün konusu
CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının 7 Mayıs akşamı Balıkesir’de başlayan toplantısına kötü haberler peşpeşe geldi. Önce Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Partiye katılacağı belli oldu. İki gündür telefonları kapalıydı; CHP’liler zaten ulaşamıyordu. Ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in tutuklu oğlu Gökhan Böcek’in etkin
İstanbul’da 5 Mayıs’ta başlayan SAHA fuarının en büyük sürprizi kıtalararası balistik füze (ICBM) imalatı aşamasına geldiğini açıklaması oldu. 3 tonluk savaş başlığını 6 bin kilometre öteye fırlatma kapasitesine sahip olduğu açıklanan “Yıldırımhan” füzesinin maketi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de bulunduğu bir törenle açıklandı. 10 Yıllık Çalışma Ürünü Füze, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge)
Veri merkezleri uzun yıllar teknoloji yatırımı olarak görüldü. Oysa bugün bu yaklaşım geçerliliğini yitirmiştir. Veri merkezleri artık modern altyapının en yoğun enerji talep eden ve en stratejik bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Bu konu geçtiğimiz günlerde Londra’da Atlantic Council tarafından düzenlenen bir toplantıda da tartışıldı. Dijital ekonomi dışarıdan bakıldığında veri ve yazılım üzerinden ilerliyor gibi görünse
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 4 Mayıs’ta Erivan’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile tarihi Ani Köprüsü’nün restorasyonu anlaşmasını imzalamasının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Avrupa Birliği konusundaki yeni çıkışıyla aynı güne denk getirilmesi tesadüf değildi. Ankara, Türkiye-AB ilişkilerinde artık gizlenemeyen gerilimin yeni bir aşamaya geldiğini saptıyor ve bunun aşılması isteğini somut bir adımla gösteriyor. Erdoğan’ın Kabine toplantısı









