Kaçak suç örgütü lideri Sedat Peker, attığı bir dizi tweetle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında AKP Gençlik Kolları’nı da kullanarak sivilleri silahladırmak için tüfek dağıtmakla suçladı. Peker, 8 Temmuz günü attığı tweetlerde o dönemdeki AKP Gençlik Kolları yöneticilerinin isimlerini de vererek İstanbul’un Balat semtinde, Sveti Stefan Kilisesi yakınlarında iki araç
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AK Parti İl Başkanlarına hitabında muhalefete yüklenip “iki yıl sonraki” seçimlere start verirken “bu memleketi teslim edemeyiz” demesi hem siyaset hem ekonomi dünyasında çok tartışılacağa benziyor. Sadece bu sözler dahi Erdoğan’ın 2023 seçimini kaybetme endişesine düştüğünü gösteriyor. Öte yandan seçimi kaybederse bir şekilde iktidarı muhalefete “teslim etmemeye” çalışacağı kuşkusunu da akıllara düşürüyor.
Çin Komünist Partisi (ÇKP) bir haftadır 100. Yıl kutlamaları yapıyor. 1921 de kurulan ÇKP “Uzun Yürüyüş” adı verilen çetin bir mücadele ardından 1949 yılında Mao Zedong önderliğinde iktidarı ele geçirdi. İktidara geliş şekli de Rusya’daki 1917 Sovyet Devriminden farklı olan Çinli komünistlerin iktidardaki çizgisi de farklı oldu. Sovyetler Birliği 1992’de dağıldı, ama Çin komünistleri hala
Bu da oldu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’den karayoluyla ayrılanların “depoyu fulleyip gitmelerini” övünülecek bir şeymiş gibi anlattı. Artık Erdoğan’a hangi danışmanı söyleyip konuşma metnine eklemişse bunun Türkiye’deki akaryakıt vergilerinin düşük olmasından kaynaklandığını söylemiş; oysa Türk lirasının giderek azalan değerinden. Türk halkına çok pahalı gelen her şeyi Avrupa’da yaşayan Türkler dahil Avro hesabıyla üç kuruşa getiriyor
Sanıyorum 24 saatlik bir tren yolculuğu sonunda ulaşmıştık Sarıkamış’a. Tarife göre, yemyeşil bir kente gidiyorduk ve ormanlar görünmeye başladığında Sarıkamış’a girmişiz demekti. Kars’a yaptığımız bir yolculukta da Sarıkamış sınırları terk edildiğinde ormanların sona erdiğini öğrenecektim. Sanki çölde bir vahaydı Sarıkamış Ormanları, doğanın bu bölgeye özel armağanı. Gece karanlığında Sarıkamış’ın devasa ağaçları korkutucu gelmişti ama gün
“Sonbahar’da Bir Sultan” ABD’de yeni çıkan bir kitabın adı. İngilizcesi “A Sultan in Autumn”. Alt başlığı “Erdogan Faces Turkey’s Uncontainable Forces”; “Erdoğan Türkiye’nin Dizginlenemez Güçleriyle Yüzleşiyor” şeklinde de tercüme edilebilir. Yazarı Soner Çağaptay, tarihçi, araştırmacı, yıllardır ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından The Washington Institute, Türkiye programını yönetiyor. Kitap henüz Türkçeye çevrilmedi. Çağaptay, kitabında Erdoğan’ın her
1 Temmuz 2021 tarihe, 10 yıl önce İstanbul Sözleşmesi’ne ilk imzayı atan Türkiye’nin sözleşmeden ayrıldığı gün olarak geçti. 1 Temmuz’da resmi olarak terkedilen sözleşmenin tek karar mercii Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan iken attığı imzayı Cumhurbaşkanı olarak iptal etmiş oldu. 1 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bizim kadına karşı şiddetle mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığı gibi
Yirmisekiz yıl önce bugün, 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenliğine katılmak üzere şehre gelen 33 sanatçı ve fikir insanı kaldıkları Madımak Oteline düzenlenen saldırı ve kundaklama sonucu (iki otel çalışanıyla birlikte) öldürülmüşlerdi.Aradan geçen yıllara rağmen saldırı hâlâ tam olarak aydınlatılmadı. 1993 yılı başlangıcından itibaren şaibeli suikast ve ölümlere sahne oluyordu. Gazeteci
Önce şunu söylemek lazım. Adaletsizlik sadece yargıda yok. Adaletsizlik yaz ortasında gelen yüzde 15 elektrik zammında da var. Kadına şiddete karşı İstanbul Sözleşmesinin kaldırılmasında da var adaletsizlik. Kurtuluş Savaşını verip Cumhuriyeti kuran TBMM’nin oy makinasına çevrilmesinde de var. Ama adalet arayışı en çok yargıda var. İktidarın gayrı resmi ama sözü daha çok geçen ortağı MHP’nin









